Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Başarı İçin Bazen Sağır Olmak Gerekir

Konu, 'ARŞİV' kısmında Fatih Özcan tarafından paylaşıldı.

  1. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu

    Başarı İçin Bazen Sağır Olmak Gerekir



    Yolun kenarında ufak bir dükkânda hamburger satan yaşlı adamın kulakları çok zor duyuyor, radyo dinleyemiyordu. Gazeteyi ise gözleri bozuk olduğu için okumakta zorlanıyor, çoğu zaman okumadan kaldırıyordu.

    Yaşlı adam ufak dükkânının önünde yoldan geçenlere “Bir hamburger alır mıydınız bayım?”, “Bir hamburger alır mıydınız bayan?” diyerek nazik bir ifadeyle dükkânına davet ediyordu. Yaşlı adamın işleri çok iyiydi. O ufak dükkândan büyük bir gelir elde etmiş, daha büyük bir dükkâna taşınmıştı.

    Yaşlı adamın oğlu üniversitede okuyordu. Bir gün tatilde babasına yardım için gelmişti. Babasının eti bol bol aldığını, hamburger ekmeğini kasalarca aldığını gören oğlu; “Baba niye bu kadar sermaye harcıyorsun sen hiç radyo dinlemiyor, gazete okumuyor musun? Ülkede ekonomik kriz var. Avrupa ve Amerika da bu kriz nedeniyle çok büyük ekonomik sorunlar var.” diyordu.

    Yaşlı adam içinden; “Oğlum üniversite okumuş biri. Gazete okuyor, radyo dinliyor dünyayı benden daha iyi tanıyordur. Eğer o ekonomik kriz var diyorsa vardır.” diye düşünerek aldığı eti ve ekmeği azalttı. Artık müşterileri kapıdan kibarca dükkânına davet etmekten de vazgeçmişti. Bir hafta sonra satışlarda önemli bir düşüş olmuş. Yaşlı adam iyi kazanırken artık zarar etmeye başlamıştı. Bir süre sonra oğluna şunları söylemiş; “Oğlum ülkede gerçekten büyük bir ekonomik kriz var. Sen haklıymışsın. Ben dükkânı daha ufak bir yere taşıyacağım.”

    Yaşlı adamın işlerinin kötü gitmesinin sizce nedeni neydi?

    Kurbağalar vırak vırak sesleriyle büyük bir yarış organize etmişler. Bu yarışta çok yüksek bir dağın zirvesine ilk çıkan kurbağa şampiyon olacak, büyük ödülü kazanacaktı. Büyük gün gelmiş çatmıştı. Silah sesiyle büyük yarış başladı. Ancak dağ o kadar yüksekti ki seyirciler yarışçılarında duyabileceği ses tonuyla, “başaramayacaklar”, “O dağda ne öyle, oraya kimse çıkamaz.”, “zavallılar asla kazanamayacaklar” diye birbirleriyle konuşmaya başladılar. Dağın zirvesine yaklaşan kurbağalar, seyircilerin bu konuşmalarını duymuşlar ve bir kurbağa dışında herkes yarışı bırakmıştı. Zirveye ulaşıp büyük ödülü kazanan kurbağanın bunu nasıl başardığını gazeteciler öğrenmek istemiş. Kurbağaya yaklaşarak “nasıl başardınız?”, “Herkes vazgeçmişti, siz niye vazgeçmediniz?” gibi sorular sormaya başlamışlar. Ama yarışı kazanan kurbağa onların ne sorduklarını anlamıyordu çünkü “sağırdı”.

    Bu hikâyeler bize aslında çok önemli sonuçları hatırlatmaktadır:

    1. Bizim veya çevremizdekilerin söyledikleri olumsuz sözler ulaşmak istediğimiz başarıların önünü kesebilecek güce sahiptir.

    2. Bizden fazla bildiklerine inandığımız kişilerin bilgileri bizden fazla olsa bile hayatın gerçekleri ile bilinenler birbirinden farklı olabilir.

    3. Başarılı olmak için bazen sağır olmak gerekir.

    4. Olumsuz sözler olumsuz enerji oluşturur. Olumsuz enerji başarısızlığı doğurur.

    Sonuç:

    Olumsuz sözler bulaşıcı bir özelliğe sahiptir. Bu sözler kendisine bulaşan insanlardan diğer insanlara yayılır.

    Size ÖSS’yi kazanamazsınız diyenler olabilir.

    Size yabancı dil öğrenemezsiniz diyenler olabilir.

    Size bu işe girersen batarsın diyenler olabilir.

    Unutmayın başarı önce sizin içinizden gelmeli. Dışarıdan gelen ve bulaşıcı özelliğe sahip olan “yapamazsın”, “İmkânsız”, “başaramazsın”, “kimse yapamadı” gibi kelimelerden uzak durun hatta “sağır” olun.