Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Çed ile ilgili haber...

Konu, 'Çevresel Etki Değerlendirmesi' kısmında Olgaç Sürmelihindi tarafından paylaşıldı.

  1. Olgaç Sürmelihindi

    Olgaç Sürmelihindi Genel Yönetici

    Zeytinlerin kesileceği ÇED raporunda yok Danıştay kararından bir gün önce 6 bin zeytin ağacının kesildiği Yırca’da, Kolin şirketine ait termik santral için hazırlanan ÇED raporu, yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.
    Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, “Raporun hiçbir yerinde zeytin ağaçlarının kesileceğinden bahsedilmemektedir. ÇED raporunda belirtilmeyen bir husus uygulamada gerçekleştirilemez” derken, çevreciler, 17 Mart’ta verilen “ÇED olumlu” kararının iptali için mahkemeye gitmeye hazırlanıyor. Raporda ise termik santralın zeytinlikler için hiçbir sakınca doğurmadığı savunuluyor, ayrıca 4086 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılaştırılması Hakkında Kanuna göre zeytincilik araştırma istasyonundan izin alınarak faaliyete başlanacağı da taahhüt ediliyor. İşte ÇED raporudan öne çıkan ifadeler:

    ETKİLERİ İNCELENDİ AMA

    “Proje konusu faaliyet sahasının büyük bir bölümü zeytinlik araziler içerisinde kalmaktadır. Bu kapsamda Ekosistem Değerlendirme Raporu hazırlanmıştır. Söz konusu raporda zeytin ağaçlarına termik santralın etkilerinden bahsedilmiştir. Proje bölgesinde yapılan çalışmalarda gerek zeytinler ve gerekse kızılçam ormanları üzerinde şu an çalışmakta olan termik santralın olumsuz etkilerinin olmadığı görülmüştür. Bu da mevcut termik santralda gerekli önlemlerin alındığının en önemli kanıtını oluşturmaktadır. Dolayısıyla yeni yapılacak olan Soma Kolin Termik Santralı’nda da gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Zira zeytin ağaçlarının yaprakları etli yapıda (kütiküla ile kaplı) olup, stomalar derindedir. Bu özellikleri zeytinlerin toz zararlarına karşı mukavemetini arttırmaktadır. Sonuç olarak; yukarıda belirtilen önlemlerin alınması durumunda Soma Kolin Termik Santralı’nın yapılmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.”

    RAPOR İPTAL EDİLMELİDİR

    Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu ise “Proje kapsamında elden çıkacak tarım alanı miktarının belli olmadığı yazılmıştır. Bu netleşmeden kesinlikle ÇED kararı verilmemeliydi” dedi. Bozoğlu, şöyle devam etti: “Yönetmelikte ve ÇED sürecinin ilkelerinde en yakın yerleşim yerinde ve halkın kolaylıkla ulaşabileceği yerde toplantıların yapılması zorunluluktur. Sırf bu nedenle bile ‘ÇED olumlu’ kararının iptal edilmesi gerekir. Ağaçları proje alanında olan insanların toplantıya katılımları için çaba harcanmamış, ÇED süreci adeta köylülerden kaçırılmıştır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı büyük bir hata yapmıştır. Tarım alanı bile belirtilmeden, tespit yapılmadan nasıl ÇED olumlu kararı verilebilir? Raporda, zeytin ağaçlarının taşınacağından bahsedilmiş ama nasıl, nereye, kaç ağaç taşınacağından bahsedilmemiştir. Ağaçlar hukuken, ekolojik olarak, bilimsel olarak kesinlikle kesilemez ve sökülmez. Zeytinlik alanları son dönemde uygulanan acele kamulaştırma kararları nedeniyle oldu bittiyle katledilmeye başlandı. Bu gibi gelişmeler devam edebilir. Modelleme çalışmasında 2004 verilerinin kullanılması ise büyük bir skandaldır. Bakanlığın değerlendirme sırasında bu konuları görmemesi düşündürücüdür. Modelleme çalışmasında yapılan bu hatalar termik santralın çalışmasıyla birlikte en önemli etki olan hava kirliliğinin öngörülemediğini göstermektedir. Bakanlığın en çok sorgulaması gereken bu konunun ÇED raporunda büyük hatalarla geçiştirilmesi çok ama çok büyük bir yanlıştır. Direkt olarak halk sağlığı ile oynanmaktadır. Raporun hiçbir yerinde zeytin ağaçlarının kesileceğinden bahsedilmemektedir. ÇED raporunda belirtilmeyen bir husus uygulamada gerçekleştirilemez. ÇED raporundaki hatalar, yanlış ve eksik bilgiler nedeniyle, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED olumlu kararını iptal etmeli ve Çevre Kanunu’na göre faaliyet süresiz durdurulmalıdır”

    KOLİN’İN ÖNÜNE ZEYTİN FİDANI

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Şafak Pavey, İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt ve partililer, Soma’nın Yırca köyündeki zeytin ağaçlarının kesilmesini protesto amacıyla İstanbul Levent’teki Kolin şirketinin önüne zeytin fidanı dikti. Kolin İnşaat’ın yetkililerinin beton yemeye mahkûm olacağını belirten Pavey, ‘Yırca köyü Muhtarı Mustafa Akın’ın ve cesur köylülerin’ sözlerine katılmak için burada olduklarını söyledi. Pavey, şöyle konuştu: “Köy muhtarı, ‘Eskiden 500 kişiydik, bugün 500 bin kişiyiz’ dedi. Bugün biz İstanbul’dan aynı çığlığa katılıyoruz. Zeytin ağaçlarını ve zeytinlikleri korumak için geliştirilen yasanın hayalet gibi başımızın üstünde beklemesinden çok sıkıldık. Bu ülkede 10 milyon insan, zeytincilik ve zeytinyağından, küçük zeytin bahçelerinden ekmeğini kazanıyor. Bütün köylülerimiz ve doğamızla birlikteyiz.” Fidan dikenlere destek için gelen İtalyan Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Angele Boneni ise “Zeytin ağaçlarını, ağaçları kesmek hayatı kesmektir” dedi.

    YIRCA OLAYI ‘ÇEVRE PLATFORMU’ KURDURDU

    MANİSA'daki ilçelerde çevre konusunda etkinlik gösteren sivil toplum kuruluşu, dernekler ve sendikalar bir araya gelerek, 'Manisa Çevre Platformu'nu oluşturdu. İlk toplantıda Ziraat Mühendisleri Odası Manisa Şube Başkanı İbrahim Demran, Yırca Mahallesi'nde yaşanan olayların platform oluşturulmasını artık zorunlu hale getirdiğini vurgulayarak, "Yereldeki çevreci örgütlerin tek çatı altında koordineli bir şekilde hareket etmesini sağlayacağız" dedi
     
  2. Melih Coşar

    Melih Coşar Genel Yönetici

    Elinize sağlık Olgaç Bey, güzel bir paylaşım olmuş. :)
     
  3. Olgaç Sürmelihindi

    Olgaç Sürmelihindi Genel Yönetici

    Teşekkür ederim. Şimdi daha iyi oldu, malum sabah işe gidince uyku sendromu üzerimizden gitmiyor.:)
     
  4. SenayKS

    SenayKS CMNet Üyesi

    Günün anlam ve önemine istinaden;



    YALOVA - YÜRÜYEN KÖŞK
    Atatürk yurt gezilerine büyük önem verirdi. Bu çağdaş medeniyete ulaşma yarışında olağanüstü bir çaba harcayan ve zamanla yarışan ülkemiz için çok önemliydi.
    21 Ağustos 1929 tarihinde İstanbul’dan Bursa’ya gidecekti. Sabah 09.00 ta Ertuğrul Yatı'yla Dolmabahçe önlerinden hareket edildi. Marmara’da atılan kısa bir turdan sonra yat Yalova İskelesi'ne doğru süzülürken Atatürk’te sahili seyrediyordu. Birden sahildeki ulu çınar ağacı dikkatini çekti.

    Çınarın görüntüsünden etkilenen Atatürk’ün emriyle yat durduruldu. Yatın teknesiyle karaya çıkıldı. Ulu çınarın gölgesinde bir süre dinlenen Atatürk ulu çınarın civarına bir köşk yapılması talimatını verdi. Tekrar yata dönüldü ve günlük programa devam edildi. Afet İnan’nın anılarında olay yukarıdaki şekilde anlatılmaktadır.
    [​IMG]
    Atatürk Yürüyen Köşk'te incelemelerde bulunuyor. (24 Temmuz 1930)
    Atatürk daha sonra çınar ağacının içinde bulunduğu çiftlik arazisinin tamamını satın alacak ve ülke tarımı için örnek bir çiftlik kuracaktır. Atatürk 1937 yılında bütün mal varlığını hazineye devrederken çiftliğide millete bağışlamıştır. Çiftlik arazisinin bir bölümü köylülere dağıtıldı. Kalan bölümde ise bugün Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü adıyla ülkemizin en önemli tarımsal araştırma ve geliştirme enstitülerinin birisi bulunmaktadır.
    [​IMG]
    Atatürk Yürüyen Köşk'te incelemelerde bulunuyor. (24 Temmuz 1930)
    [​IMG]
    Çınar Ağacının Dallarını Kesmemek İçin Köşkün Raylar Üzerinde Kaydırılışı:
    21 Ağustos 1929 tarihinde Atatürk’ün talimatıyla yapımına hemen başlanan köşk, 12 Eylül 1929’da tamamlandı. Konuya Araştırmacı Yazar Ahmet Akyol’un yayınladığı Atatürk ve Yalova isimli kitaptaki anlatımıyla açıklık getirelim.
    13 Eylül 1929 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde: “Gazi Hazretleri’nin Yalova Millet Çiftliği’nde inşa edilen köşkü ikmal edilmiştir.” şeklinde konuyla ilgili haber yer almaktadır.
    Bu habere göre köşk, Atatürk’ün yapılsın dediği 21 Ağustos’tan 22 gün sonra tamamlanmıştır.
    Ancak, bu köşkün tanınmasına sebep olan asıl olay, bulunduğu yerden biraz doğuya doğru kaydırılması oldu.
    [​IMG]
    Atatürk Yürüyen Köşk'te incelemelerde bulunuyor. (24 Temmuz 1930)
    [​IMG]
    Atatürk Yürüyen Köşk'te incelemelerde bulunuyor. (24 Temmuz 1930)
    Atatürk, 1930 yılında, (olasılıkla Haziran ayı içinde), bir gün köşke gittiğinde, orada çalışanlar, yandaki çınar ağacının dalının köşkün çatısına vurduğunu, çatı ve duvara zarar verdiğini söyleyerek, çınarın köşke doğru uzanan dalını kesmek için izin istediler. Atatürk ise, çınar ağacının dalının kesilmesi yerine, binanın tramvay rayları üzerinde biraz ileriye alınmasını emretti.
    Bu görev, İstanbul Belediyesi’ne verildi.
    [​IMG]

    O sıralarda, Belediye Fen işleri Müdürü Yusuf Ziya (Erdem) Bey’di. Onun direktifleriyle, Fen İşleri Yollar Köprüler Şubesi sorumluluğu üstlendi. Başmühendis Ali Galip (Alnar) Bey, yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova’ya gelerek çalışmaya başladı.
    [​IMG]
    [​IMG]

    Önce, bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılarak, temel seviyesine inildi. İstanbul’dan getirilen tramvay rayları, binanın temeline yerleştirildi. Santim santim yapılan çalışmalar sonunda bina, temelin altına sokulan raylar üzerine oturtuldu.
    Atatürk, zaman zaman bu çalışmaları izliyordu. O günlerde, Paris Büyükelçisi olan Fethi (Okyar) Bey, kendisini ziyarete geldi. Fethi Bey, hatıralarında bu ziyaret sırasında köşkte yapılan çalışmalarla ilgili olarak şunları anlatmıştır :
    “... 24 Temmuz 1930 günü öğleden sonra Gazi, beni otomobille Yalova’daki çiftliklerini gezdirdi. Araziyi, yapılan binaları ve altına kızaklar konarak bir küçük köşkün mevkiini beş on metre değiştirmek için nasıl çalışıldığını gördük. Sonra köşkün yanında kurulmuş olan eski sultanlara ait iki güzel çadırın içinde istirahat ettik. Çadırların her biri nefis sanat eseri idi. Biraz istirahattan sonra, otomobil ile Yalova kaplıcalarına döndük.”
    [​IMG]
    Şehremaneti Fen Heyeti (Belediye Fen İşleri), 7 Ağustos 1929 Perşembe günü Yalova’ya bir gezi düzenledi. Bu geziye İstanbul’da bulunan bütün mimar ve mühendisler davet edildi. Köşkün yürütme çalışması, olasılıkla Atatürk’ün isteğiyle, mühendislerin önünde yapılacaktı.
    8 Ağustos 1930 Cuma günü öğleden sonra saat 15 00 civarında, yürütme çalışması başladı. Bu çalışmayı Gazi Hz. (Atatürk), kız kardeşi Makbule (Atadan) Hanım, Vali Vekili Muhittin (Üstündağ) Bey, Emanet Fen Müdürü Yusuf Ziya (Erdem) Bey, İstanbul’dan gelen mühendisler ve gazeteciler izlediler.
    [​IMG]
    Köşkün yürütülme işlemi iki safhada yapıldı.
    8 Ağustos 1930 Cuma günü, öncelikle yapının teras bölümü (toplantı salonu olarak kullanılan, üç yanı camlarla kaplı bölüm) kaydırıldı. Geri kalan iki gün içinde de, ana binanın raylar üzerinde yürütülmesi işlemi tamamlandı ve bina, 5 metre kadar doğuya kaydırıldı.
    [​IMG]
    [​IMG]
    Böylelikle köşk yıkılmaktan, çınar ağacı kesilmekten kurtuldu.
    Gerçekte, burada önemli olan köşkün yürütülmesi değil, verilmek istenen mesajdı. Atatürk, Yalova’daki bir çınar dalını bahane ederek tüm kamuoyuna bir mesaj vermek istemişti. Yoksa, küçük bir binayı yıkıp, yerine yenisini yapmak çok daha kolaydı.
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    Yürüyen Köşk'te çalışanlar
    Yürüyen Köşkü Tanıyalım:
    Yalova sahilinde, Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü içinde bulunan bina, dörtgen planlı, iki katlı, ahşap karkas küçük bir yapıdır.
    Yalova şehir merkezinden İDO iskelesinden itibaren başlayan enstitü boyunca uzanan sahildeki yolu takiben yürüyerek köşke gidilebilir. İsteyen aracıyla da gidebilir. Yaklaşık 1 kilometre kadar yürüdükten sonra ünlü Çınar Ağacı’nı ve Yürüyen Köşk’ü görebilirsiniz. Ağacın altına oturup biraz soluklandıktan sonra görevli nezaretinde köşkü gezebilirsiniz.
    [​IMG]
    Binanın üstü Marsilya kiremitle örtülü, oturtma çatılıdır. Cepheler ahşap kaplamalı olup, kat arasında profilli kat silmesi ve değişik süslemeli tahtalarla kaplanmıştır. Pencereler ve pencere kepenkleri klasik yapılı katlanır kapaklıdır. Kat döşemeleri girişi kara mozaik ve mermerdir. Üst kat ise normal ahşap döşemelidir. Duvarlar, Bağdadi üzeri, çimento harçlı sıvalı ve sıvanın üstü boyalıdır.
    Binaya batıdaki kapıdan girilir. Girişte solda küçük bir bölüm vardır. Burası Atatürk zamanında çay ve kahve ocağı olarak kullanılıyordu, günümüzde ise vestiyerdir.Girişte, tam karşıda küçük bir tuvalet bulunmaktadır. Tuvaletin hemen yanında küçük bir oda vardır.
    Denize bakan yönde toplantı salonu dikkati çeker. Atatürk’ün çok sevdiği gramofonu da buradadır. Bu salonun denize bakan üç yanı da boydan boya kristal camlı kapılarla kaplıdır.
    Giriş kapısının hemen sağındaki ahşap merdivenlerden üst kata çıkılır. Merdiven altında yarı bodrum şeklinde, dışarıdan girilen su ısıtma merkezi bulunmaktadır. Demir dökümlü, dereceli ve termostatlı kazanda ısınan su, borularla üst kata çıkmaktadır.
    Çıkışta, yine tam karşıda küçük bir tuvalet ve banyo vardır. Alt katta ve üst kattaki bu tuvalet ve banyolarda, üst katta Atatürk’ün yatak odasına, alt katta oturma odasına açılan birer kapı vardır. Soldaki Atatürk’e ait istirahat odası aynı zamanda terasa açılır.
    [​IMG]
    Bu odanın tam karşısında (L) şeklinde küçük bir yatak odası bulunur. Odanın duvarlarında çiftliğe ait çeşitli resimler asılıdır.Merdivenin hemen sol tarafında bir dolap ve bu dolapta 32 kişilik Belçika porseleni yemek takımı, yine 32 kişilik çatal-bıçak ve kaşıklar, 2 kristal sürahi, Atatürk’e ait yorgan, yastık, çarşaf ve masa örtüleri bulunmaktadır.
    Köşkün deniz tarafında , 11 mermer sütunla çevrili mermer kaplı bir alan vardır. Çiftlikte çalışanların anlattıklarına göre, Atatürk, arkadaşlarıyla burada oturur, çay-kahve içermiş.
    [​IMG]
    Buradan 8 basamaklı bir merdivenle ikinci bir alana inilir. Buradan da tahta iskeleye geçilir. İskele yaklaşık 30 metre uzunluğunda, 2 metre genişliktedir. Köşkün yer değiştirmesine sebep olan, görenleri büyüleyen yaşlı çınar ağacı, köşkün hemen batısındadır.
    Su deposu o günlerden kalmadır. Deponun altında bir su kuyusu vardır.
    Yürüyen Köşk’ün yaklaşık 50-60 metre batısında jeneratör odası, köşk ile aynı tarihte yapılmıştır. Burada bulunan 110 voltluk Siemens marka elektrik motoru ile Köşk’ün aydınlatılması sağlanırdı.
    Kaynak: www.yuruyenkosk.com
     
  5. Olgaç Sürmelihindi

    Olgaç Sürmelihindi Genel Yönetici

    Şenay Hanım, bu yazıyı büyük bir zevkle okudum ve paylaştığınız için teşekkür ederim. Atatürk'ün bir sözü aklıma geldi; "Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır." Gerçekten biz gençlere çok iş düşüyor ve tek ihtiyacımız olan şey çalışmaktır. eğer Atalarımız, bu ülke için savaşanlar pes etmedilerse, bizlerin pes etmeye hakkı bile yok hele ki 'pes etme' lafını bile kullanmamız yasak olması gerekir.
     
    SenayKS ve hinay bunu beğendi.
  6. SenayKS

    SenayKS CMNet Üyesi

    Olgaç Bey, teşekkür ederim, çok haklısınız; aydınlık yarınlar için her bir ferde, özellikle gençlere çok iş düşüyor...
    Seneler öncesinin Türkiye'sinde 1 ağacı kesmemek için köşkü kaydıran bir ATA'mız var.. Bugünün Türkiye'sinde şunu söyleyebiliyorum: Affet bizi ATA'm, emanetlerini hakettiği gibi koruyamıyoruz....
     
    Olgaç Sürmelihindi bunu beğendi.
  7. Olgaç Sürmelihindi

    Olgaç Sürmelihindi Genel Yönetici

    Şenay hanım, ben de teşekkür ediyorum. Bir ağacı geçtim, bu ülkedeki hiçbir şeyi koruyamıyoruz maalesef. Korumak isteyen bazı insanlar var, bizlerde dahil ama bazı kendini bilmezler ülkeyi sen mi kurtaracaksın diyorlar. Aslında daha çok söylenecek yanlışlar var ki ama biz daha çok çalışıp bu durumu düzeltmemiz lazım. ben şunu yine söylüyorum; bizim iki şeye ihtiyacımız var çalışmak ve iman etmek. Atatürk'ün bize emanet ettiği ilkeleri ve bu ülkeyi bizler daha iyi yerlere taşımalıyız ve daha sonraki nesile güzel bir şekilde aktarmak gerekir.
     
    SenayKS bunu beğendi.
  8. CMNet Okuru

    CMNet Okuru CMNet Üyesi

    Aydınlık yarınlar ne demek acaba? Şu an karanlıkta falan mıyız? Köşk falan yapınca aydın mı olunuyormuş :D
     
  9. mkibaroglu

    mkibaroglu CMNet Üyesi

    Arkadaşlar Bakanın bugün Konya Organize Sanayi Bölgesinde yaptığı basın açıklamasına göre yeni ÇED yönetmeliği başbakanlıktaymış. 1-2 hafta içinde yayınlanır