Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Devleti ikna etseydi, Boğaz'ı kiralayıp elektrik üretecekti

Konu, 'ARŞİV' kısmında Fatih Özcan tarafından paylaşıldı.

  1. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu

    slide.jpg
    Makine mühendisi Sabit Ateş'in çılgın bir projesi var: İstanbul Boğazı'nı kiralayıp akıntıda elektrik üretmek. Ateş, bunu gerçekleştirmek için TBMM'ye kadar çıktı. Ancak yapılan araştırmada, projenin uygulanabilirliği mümkün bulunmadı.
    Ünlü oyuncu Kemal Sunal'ın başrolünü oynadığı 'En Büyük Şaban' filminde bir sahne vardır. İstanbul'a yeni gelen saf köylü Şaban, uyanık bir tüccardan Boğaz Köprüsü'nü satın alır. İzleyenleri güldüren bu sahne gerçek oldu. Nasıl mı? İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) mezunu makine mühendisi Sabit Ateş, Boğaz'ın serin sularına talip. Ateş, İstanbul Boğazı'nı kiralayıp akıntıda elektrik üretmek istiyor. Proje için 13 yıl boyunca çalışan ve bu şekilde iki nükleer santral kadar enerji üretebileceğini hesaplayan Ateş, ilgili kurumlarla görüşmüş ancak umduğunu bulamamış. Çareyi, TBMM'ye başvurmakta bulan makine mühendisi, kurumların ikna edilmesi ve projenin hayata geçmesi için yardım istemiş. Ne var ki Meclis'ten de olumsuz cevap almış.
    Ateş, yıllardır üzerinde çalıştığı projesini ilk önce Başbakanlık'a sunar. Başbakanlık, projesinin uygulanabilirliğinin anlaşılması için konuyu Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Milli Emlak Genel Müdürlüğü'ne iletir. İstanbul Avrupa Yakası Milli Emlak Dairesi Başkanlığı, Ateş'le masaya oturarak projesini anlamaya çalışır. Yetkililerden "Projenizin uygulanabilirliğini araştıracağız. Bir sonuca ulaşınca size döneceğiz." cevabı alan Ateş, beklemeye koyulur. Devletten umduğunu bulamayınca bu kez konuyu TBMM gündemine taşır. TBMM'yi ikna etmek için "Projemizde iki nükleer santralin üreteceği toplam enerjiye eşdeğer (8000 M.V/h) elektrik enerjisi üretebileceğimizi gördük. Boğaz'da uygulayacağımız 'türbin'lerin toplam maliyeti bir adet nükleer santralin maliyetinden de düşüktür. Türbinlerin imalat ve yerine montaj süresi, nükleer santrale göre çok daha azdır. Türkiye'nin şu an kullanmakta olduğu toplam elektrik enerjisinin üçte birini buradan sağlamak mümkün olacaktır." gibi iddialı bazı açıklamalarda bulunur.
    TBMM'den Boğaz'ın kendisine kiralanması için devreye girmesini isteyen Ateş, dilekçesinde "6 ay oldu talebime ret ya da kabul şeklinde hiçbir cevap verilmediğinden zarar hanemiz kabarmaktadır. Devletimizin kaybı daha da fazladır." dedi. TBMM Dilekçe Komisyonu, dilekçeyi incelemeye aldı ve TBMM'nin bu konuda bir şey yapamayacağı yönünde cevap gönderdi.

    Zaman
     
  2. Fatih Özcan

    Fatih Özcan Site Kurucusu

    Ülkede düşünen birileri var çok şükür. Düşünmeyenler tarafından engellenselerde ileriye yönelik iyi şeyler olabilir.
     
    M. Hayri Cüneydi bunu beğendi.
  3. CMNet Okuru

    CMNet Okuru CMNet Üyesi

    boğazın akıntı rejimi düzenli değil diyorlardı bu projeyle ilgili galiba. bazen dip akıntısı duruyormuş, yüzey akıntısı devamlı olsa bile. işin çevre boyutları bir de boğazdaki gemi trafiği olumsuzlukları var. "enerji ihtiyacının 1/3 kadarını karşılar" tezi iddialı değil, uçuk olmuş. o sebepten güven vermemiş olsa gerek.
     
  4. İbrahim Uysal

    İbrahim Uysal CMNet Üyesi

    13 yıl... iyi çalışmış. Projenin eşi benzeri yok gibi. Dalgadan elektrik üretilebiliyorsa bu da olur herhalde :) Dip akıntısı vs. den ötürü olmaz sanki ... ön yargılı da olmamak lazım sabit amcayı bi dinlemek gerek...
     
  5. WalkMan

    WalkMan CMNet Üyesi

    13 yıl bir proje için uğraşmak ciddi bir şeydir. Kurumların şundan dolayı olmaz dediği şeyleri büyük ihtimalle incelemiştir proje sahibi. Ha şu var, belki gerçekten de yapılamaz ancak belki prototip bir şekilde denenebilirdi daha ufak boyutlusu. Umarım rant meselesi değildir. İki gün sonra A şirketi boğazı kiraladı, elektrik üretecek diye bir haber çıkarsa şimdi bu projeyi yapan kişiyi kim hatırlayıp destek çıkacak ?
     
  6. cemba82

    cemba82 CMNet Üyesi

    Başta kendisi hatırlayıp gürültü çıkarmak durumunda diye düşünüyorum. Haber bile olduktan sonra fikri elbette daha önce böyle bir şey düşünülmüştü diyecekler, destek verenler olacaktır... Ama yine de yalnız kalacağı kanısındayım. Çünkü biz o günler geldiğinde hatırlasak bile "iyi be, sonunda yapmışlar" deyip geçeceğiz muhtemelen.

    Bir de şurası var, çok güzel bir şey düşünmüş olmak (üzerine çalışmış olmak dahi) yetmiyor bazen. Sonuna kadar kovalayıp hayata geçiremedikten sonra "at binenin, yol gidenin" oluyor malesef.
     
  7. CMNet Okuru

    CMNet Okuru CMNet Üyesi

    forumda tek kuşkucu thomas ben miyim acaba?

    öncelikle, M.V/h diye bir birim yok. yani istesek, hayal gücümüzü zorlasak olur belki ama bu işte kullanılacak boyutlar bunlar değil. neden değil?
    http://tr.wikipedia.org/wiki/Watt
    çünkü SI var, watt var..
    [Watt]=M*L^2*T^-3 boyutlarına sahip.
    yani haberdeki MV yanlış yazılmış MW olsa, orada bölü saat (/h) yanlış. çarpı saat (.h) olacak.
    megawatt zaten birim zamanda harcanan güç. bunu bir daha zamana bölmek birim zamanda yapılan işteki değişim mi ne ise artık o olur. haberde verilmek istenen ise birim zamanda üretilen güç oysa.
    neden bu kadar boyut analizi kastırıyorum? yukarıdaki haberi gönül rahatlığıyla iki ihtimale indirebilmek için.
    1) ya bu mühendis sabit amca kendi iddiasıyla 13 yıldır üzerinde çalıştığı projesini iki satır yazılı hale getirip halkın ve bizim gibi mühendislerin anlayacağı formatıyla medyaya sunmayacak kadar ketum. o sebepten böyle "birim zamandaki birim zamanda yapılan iş" gibi ucube fiziksel boyutlara dönüşmüş projesindeki nicelikler ve birimler.
    2) ya da bu zaman gazetesinde bilim-teknik-mühendislik ile ilgili haberlere redaksiyon yapabilecek (ilaç için dahi) tek bir kişi yok. dahası muhtemelen zaman gazetesinin bu tür bir yayın politikası da yok. sallapati haber yapmak ve hafif ilginç, biraz sansasyonel başlık atmak tek dertleri. ha bir de gazete olarak şöyle dertleri var:
    http://arsiv.zaman.com.tr/2003/03/12/haberler/h1.htm
    sonuçta benim için sadece şekilci bir yayın kuruluşu. tam sayfa proje tanıtım dosyası hazırlasalar belki tartışmaya değer ama bu haliyle bu haber des-tek-siz.

    ha tabii 13 yılını bu işe verdiğinden başka elle tutulur bir beyanına rastlamadığımız mühendis abimizi otorite sayacaksak onu bilmem. mesela ben de yaklaşık 17 yaşımdan beri (ki o zamandan beri nereden baksan 12 yıldır) hiç aralıksız dünyadaki savaşların, ufak zümrelerin menfaatleri uğruna verilen canların, insan doğasının ve saldırganlığının üzerine kafa patlatıyorum. hatta epey sağlam çözümler buldum bütün bu olumsuzluklara. çok şahane projelerim var.
    ama henüz beni böyle tanıtacak bir basın yayın kuruluşunda haber olabilmiş değilim. belki zaman'da şansımı denemeliyim ben de sabit amca gibi.

    bu arada http://www.radyo.mgm.gov.tr/FILES/imgEtkinlik/altakinti.JPG
    bu amca alt akıntıyı keşfeden kişi değil. iski kollektörlerin deniz deşarjı için boğazda sonlanıp sonlanmayacağını anlamak istiyor, bu sebepten 20 yıla yakın zamandır boğaz akıntısını gözlüyor. ilk yorumumda yazdığım akımın mevsimsel düzensiz olduğu, zaman zaman durduğu, ters aktığı bilgisinin kaynağı da bu iski raporlarından biriydi ama tam hatırlayamadım başlığını. bu akımdan enerji üretme fikri enerji dönüşümü kaidelerini bilen her fencinin aklına gelir.
    oraya bir türbin koyacaksın, gelsin elektrik..
    her mühendis de bilir ki enerjiyi yoğunlaştırmak icap eder. o sebepten kusursuz geometride barajlar, savaklar yaparlar. kaotik ortamlarda, bir duran bir ters dönen akıntıdan işe yarar güç çıkarabilmek için bir makine mühendisi yanında bir akışkan fizikçisi, bir korozyon uzmanı malzemeci, bir oşinograf, bir jeolog, bir deniz yapıları uzmanı inşaatçı, bir de biyolog (tercihen çinekop popülasyonu üzerine uzmanlaşmış) çalışmalı.
    üzerine bir çevre mühendisi de gider çedini yazar. oh miss.

    not: prototipi de yapılmış başkaları tarafından;
    http://scholar.google.com.tr/schola...=1024&bih=653&ion=1&um=1&ie=UTF-8&sa=N&tab=ws
    bir de bir prof bir köşeyazarına beyanat vermiş:
    http://www.paradergi.com.tr/yaz8-308-20,254@300.html

    bu sabit abi neyin peşinde anlayabilmiş değilim. daha para parayı çeker kuralını anlayamamış.