Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

"Doğa korumaya yasa ile darbe"

Konu, 'Güncel Haberler' kısmında Can Avşar tarafından paylaşıldı.

  1. Can Avşar

    Can Avşar Genel Yönetici

    Sit alanlarındaki koruma statüsünün değişimine neden olabilecek yasa tasarısı ile ilgili Tabiat Kanunu İzleme Girişimi'nden bir açıklama geldi.

    [​IMG]
    Tabiat Kanununu İzleme Girişimi bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada şu sözlere yer verildi:

    "Türkiye’nin doğası yeni bir kanun taslağının kıskacı altında. “Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu” adı altında hazırlanan yasa taslağı, Bakanlar Kurulu’nca onaylanarak TBMM Gündemine alındı. Yasa taslağı bu haliyle onaylanırsa, ülkemizin doğası için geri dönüşü olmayacak tahribatların önü açılmış olacak.

    Tabiat Kanunu İzleme Girişimi; 2003 yılında sivil toplum kuruluşlarının katkılarıyla hazırlık süreci başlatılan ancak günümüzde temel prensipleri ve içeriği tümüyle değiştirilip, STK’ları süreçten dışlayarak son haline getirilen “Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Taslağı”na karşı görüş oluşturmak ve mücadele etmek üzere kuruldu. Tabiat Kanunu İzleme Girişimi; söz konusu yasanın ilk biçimlenmesinde aktif rol oynamış kurumların yanı sıra, ülkemizin doğasını, temel bilimsel koruma yaklaşımını, uygulama süreçlerini ve yaptırımları olumsuz yönde etkileyeceğini öngören 46 sivil toplum kurumundan oluşuyor.

    Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Taslağı onaylanırsa;

    1. Ülkemizde dünyada kabul gören prensipler doğrultusunda doğayı koruyan bir yasal yapı olmayacak: Uluslararası ve ulusal mevzuatta son 20 yıldır biyolojik çeşitliliğin korunması hedefiyle oluşturulmuş “sürdürülebilirlik”, “koruma kullanma dengesi”, “üstün kamu yararı” ve benzeri kavramlar, söz konusu yasada yetersiz ve muğlâk tanımlanmıştır. Bir yasanın temel yaklaşımını ortaya koyan bu kavramlar; gerçekte biyolojik çeşitliliğin korunması yerine, doğayı tahrip edebilecek yatırımlar da dâhil her türlü kullanımın önünü açmaya hizmet edecek yönde şekillendirilmektedir.

    2. Ülkemizde 1000’in üzerindeki “Doğal Sit” statüsü kaldırılarak, tahribin önü açılacak: Doğal sitler bugün Türkiye’de hala bakir kalmış kıyılara sahip olabilmemizin nedenidir. Bunun yanı sıra HES’ler başta olmak üzere doğal sit alanlarında gerçekleştirilen ve doğaya zarar veren birçok müdahale, koruma kurulları ve mahkemelerce engellenebilmektedir. Bakanlar Kurulu’nda onaylanan “Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı”nın Meclis tarafından onaylanmasıyla birlikte doğal sit statüleri ortadan kaldırılacak ve hâlihazırda bağımsız bir yapıya sahip olan Koruma Kurulları’nın doğal sitlerle ilgili herhangi bir yetkisi kalmayacaktır. Bu düzenlemeyle birlikte ülkemizdeki 1234 Doğal Sit Alanı’nın kaderi ağırlıklı olarak kamu kurumu yetkililerinden oluşan yeni bir kurula terk edilecektir. Bu statünün bilimsel ve hukuki hazırlık yapılmaksızın başka bir kanun altında yeniden tanımlanarak farklı bir koruma statüsü haline dönüştürülmesi doğru değildir. Hukuk uzmanlarının ve tarafların ortak çalışması olmadan bir dönüştürme girişimi ancak var olan hukuksal kazanımları ortadan kaldırma, koruma kurulu gibi yerel bir mekanizmayı tasfiye etme ve doğayı tahrip edecek yatırımların ve kaçak yapılaşma girişimlerinin hayata geçirilmesini kolaylaştırma anlamı taşımaktadır. Bu açıdan bakıldığında, geçtiğimiz hafta İkizdere Vadisi’nin Doğal Sit Alanı ilan edilmesinin üzerinden daha birkaç gün geçmişken, bu kanun taslağının ışık hızıyla Meclis gündemine getirilmesi oldukça manidardır.

    3. Yasal olarak maden, kentleşme, enerji vb yatırımlar doğayı ne ölçüde tahrip ederse etsin ayrıcalık kazanacak: Yasanın ülkemizdeki koruma çalışmalarının tümünü yönlendirebilecek, korunan alanlar ve/veya biyolojik çeşitlilik üzerindeki tehditleri ve diğer sektörlerle (maden, kentleşme, enerji vb.) arasındaki çatışmalara çözüm getirebilecek bir yasa tasarısı olma yönündeki başlangıçtaki tutumu tümüyle değiştirilmiştir. Ayrıca, yasanın ilk taslağındaki madde sayısının yarı yarıya azaltılmış olması ve tüm belirleyici ve uygulamayla ilgili kritik hükümlerin gelecekte hazırlanacak yönetmeliklere bırakılması, söz konusu yasa tasarısının temel hedefini ve etkinliğini büyük ölçüde zayıflatmaktadır.

    Bu 3 temel noktadaki kayıp ülkemizdeki doğa koruma çalışmalarının ve kazanımlarının yok edilmesi anlamına gelmektedir. Tabiat Kanunu İzleme Girişimi;

    Doğal yaşama sahip çıkılması için bu yasa taslağının geri çekilmesi ve yeni bir yasa hazırlığının başlatılmasını,

    Hazırlık sürecinde doğanın haklarının ve uluslararası taahhütlerin dikkate alınmasını,

    Gerek hazırlık ve gerekse uygulama sürecinde sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte hazırlanmasını, talep eder. "
     
"Doğa korumaya yasa ile darbe" konusuna benzer içeriklerimiz
  1. Çevre mühendislerine üst üstü darbe

    Evet arkadşlar herzaman belirtiğimgibi bu atamalarda da 1100 Çevre Mühendisi mezun olurken alımise sadece 14 evet sadece ONDÖRT bu sayıyı rakamla yada yaı ile yazmak göründüğü gibi bişey değiştirmiyor. Çevre Denetim Yönetmeliği ile Yeni Mezun Çevre Mühendisi meslekdaşlarımızın çalışma alanları yok edilirken Devlet kapısıda sonuna kadar kapatıldı, bütün bu olanlar karşısında siz bir Çevre...
  2. Doğa Bilimi Öncüleri

    Doğa Bilimleriyleilgilenmiş bilim adamları hakkında bilgii
  3. Işçi sağlığı ve iş güvenliği yasa tasarısı paneli

    [FONT=Arial Black][FONT=Arial Black]İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ YASA TASARISI PANELİ Panelistler Ertuğrul Bilir ( TMMOB ) Turabi Yerli (TTB) Hüseyin Demirdizen (TTB) Tevfik Güneş (DİSK) Aslı Odman ( İstanbul Bilgi Üniversitesi) 6 Kasım 2010 Cumartesi 14:00-18:00 İstanbul Barosu Orhan Apaydın Konferans Salonu Orhan Adli Apaydın Sk. Baro Han. Tünel Beyoğlu TMMOB İSTANBUL İL KOORDİNASYON KURULU
  4. 'doğa için ses ver'

    [SIZE=16px]Nasuh Mahruki uluslararası imza kampanyası sitesinde bir kampanya başlattı. Kampanyanın amacı Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı'nı durdurabilmek. [FONT=Verdana]Nasuh Mahruki, uluslararası imza kampanyası sitesi change.org'da yazdığı çağrı mektubunda şu sözlere yer verdi: "Ben Nasuh Mahruki, hayatını insan hayatı kurtarmaya adamış, ülkesini her şeyden çok...