Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

'dünya nereye gidiyor?'

Konu, 'Güncel Haberler' kısmında CMNet Okuru tarafından paylaşıldı.

  1. CMNet Okuru

    CMNet Okuru CMNet Üyesi

    Noam Chomsky: "Dünyanın çok vahim bir çevre felaketine doğru yol aldığına dair artık hiçbir şüphe yok."

    chomsky.hlarge.jpg

    Dünyaca ünlü düşünür Noam Chomsky, Açık Radyo'da Ömer Madra'nın sorularını yanıtladı. Chomky, Madra'nın "Dünya küresel ortak varlığımız açısından nereye gidiyor?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Bu dehşet verici bir durum. Yani Merih gezegeninde bir gözlemci dünyaya bakıyor olsaydı, 'bunlar akıllarını kaçırmışlar' diye düşünürdü. Dünyanın çok vahim bir çevre felaketine doğru yol aldığına dair artık hiçbir şüphe yok. Aslında bunun bazı emarelerini de görüyoruz. Basına bakacak olursanız -Amerikan basınına, tabii Türk basınına da- olayda sanki iki taraf varmış gibi sunuluyor. Bir yanda bunun ciddi bir kriz olduğunu söyleyenler var, öbür yanda da bunu inkar edenler. Başkanlık seçim kampanyasındaki tartışmalara bakarsanız, Obama’nın ılımlı bir tavrı vardı. 'Bir şeyler yapalım' diyordu. Ama yaptığı önerilere bakarsanız aslında 'daha fazla fosil yakıt üretmeliyiz' diyerek 'daha beter hale getirelim' demeye getiriyordu. Romney’nin tavrı ise 'Kimse pek ne olduğunu bilmiyor, daha fazla araştırmaya gerek var' deyip hiçbir şey yapmama tavrıydı.

    Aslında bilim camiasına bakacak olursanız, eminim sizin de bildiğiniz gibi, bilim insanlarının %95’i bunun çok ciddi bir kriz olduğu görüşünde. Sadece birkaç bilim insanı 'kesin olarak bilmiyoruz' diyor. Çok daha büyük sayıda bilim insanı bu konsensüsü, ziyadesiyle muhafazakâr buldukları için reddediyor. Mesela MIT’de, (Massachussets Teknoloji Enstitüsü’nde) bir bilim insanı ekibi var. Bunlar iklim üzerine uzmanlaşmışlar ve IPCC’nin (Intergovernmental Panel on Climate Change) İklim Değişikliği Hükümetlerarası Panelini, biliyorsunuz, hani şu Birleşmiş Milletlerin Uluslararası Analiz Komitesi'ni, her seferinde reddettiler, çünkü bunun çok fazla muhafazakâr olduğunu söylüyorlar. Her seferinde de haklı çıktılar. Daha birkaç hafta önce, geçtiğimiz yazın sonunda Kuzey kutbundaki buzların erimesinin ölçeğiyle ilgili bir inceleme yayımlandı. Bu erimenin, bilgisayar modellerinden çıkan projeksiyonların çok ötesinde bir boyutta olduğu anlaşıldı. Nitekim daha eleştirel bakan bilim insanlarının, mesela MIT ekibinin öngördüğü de buydu. Bu modeller yeterince ciddi değil dediler. Bu durum vahim bazı sonuçlara yol açıyor, bir dizi doğrusal olmayan, geometrik sonuçlara yol açıyor . Kuzey Kutbu’ndaki buz çok fazla erirse yeterince yansıtıcı yüzeyi kalmıyor, karanlık alanlar çoğalıyor, bunun sonucunda daha fazla güneş ışını emiliyor, daha hızlı bir ısınma oluyor ve bu adeta bir çığ etkisiyle büyüyor ve kontrol edilemez hale geliyor.

    Bunun böyle olduğu defalarca kanıtlandı. Peki biz ne yapıyoruz? Aslında ilginçtir, bu konuda bir şeyler yapan yegane ülkeler, halkının çoğunluğu yerlilerden oluşan ülkeler. Bütün dünyada bir şeylerin yapılması gerektiğini düşünen halklar, nüfusunun çoğunluğu yerlilerden oluşan halklar. Mesela Bolivya’da, Güney Amerika’nın en yoksul ülkesinde, aslında nüfusun çoğunluğu yerlilerden oluşuyor ve daha şimdiden Anayasalarında 'Toprak ana hakları' diye adlandırdıkları birtakım maddeler var. Yani sadece insan hakları değil, tabiatın da hakları var. Batılılar bununla alay ediyor ama Bolivyalılar haklı. Mesela Ekvator’da , büyük bir yerli nüfusun olduğu bu ülkede, şimdi zengin ülkeleri, ABD ve Avrupa’yı, OECD üyesi ülkeleri, petrolü topraktan çıkarmadıkları için kendilerine kaynak versinler diye ikna etmeye çalışıyorlar. Biliyorsunuz onlarda petrol bol ama kendi kalkınmaları için ihtiyaçları olduğu halde petrolün yeraltında kalmasını tercih ediyorlar. Ama tabii bunu yapabilmek için kaynağa ihtiyaçları var.

    Geçenlerde Avustralya’daydım, orada Aborijinlerden oluşan çok güçlü bir madencilik karşıtı topluluk var. Bunlar İngiliz yerleşmecilerin yok etmeyi başaramadığı, oraya buraya dağılmış bir Aborijin topluluk. Çok fazla sayılmazlar ama azımsanacak sayıda da değiller. Aynı şey Kolombiya’da da oluyor. Ben Güney Kolombiya’da yoksul çiftçi topluluklarıyla, campesino’larla, yerli halkla, Afrika kökenli Kolombiyalılarla çalışıyorum. Onlar da vargüçleriyle madencilik yapılmasın diye mücadele ediyorlar. Çünkü bu her şeyden önce çevreye zarar veriyor, tabii hayatlarını da mahvediyor, ayrıca tahrip edici zehirli maddelerin ortaya çıkmasına neden oluyor.
     
'dünya nereye gidiyor?' konusuna benzer içeriklerimiz
  1. Dünya Çevre Günü

    1972 yılında İsveç’in Stokholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı'nda alınan bir kararla, 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edildi. Ülkemiz okullarında Haziran ayının ikinci haftası ile başlayan hafta Çevre Koruma Haftası olarak kutlanmaktadır.Çevrenin önemi ve tabiata saygı anlaşılmış korumanın bir ihtiyaç olduğu bu imza ile herkese duyurulmuş ve dünya çevre...
  2. ntvmsnbc.com tükettiklerimiz nereye gidiyor fotoğrafları

    http://fotogaleri.ntvmsnbc.com/tukettiklerimiz-nereye-gidiyor.html Fotoğrafları indirip derleyemedim ancak bunu yapan olursa burada yayınlamak güzel olur. (tabii yayıncı kuruluşunu izniyle-yayınlarız bir de telif hakkı felan al başına belayı)
  3. Dünya savaşı z

    Yapım: 2013 – ABD, Tür: Aksiyon, Dram, Korku, Süre: 113 dakika Yönetmen: Marc Forster, Oyuncular: Brad Pitt, David Morse, James Badge Dale, Julia Levy-boeken, Elyes Gabel, David Andrews, Mireille Enos, Trevor White, Sarah Sharman, Michiel Huisman, Julian Seager, Lee Nicholas Harris, Senaryo: Damon Lindelof, Max Brooks, Filmin Özeti :İnsanların bir savaş sonucu hayatını kaybedip...
  4. Dünya günü

    29 Mart'ta dünya kararacak Başta iklim değişikliği olmak üzere çevre sorunlarına dikkat çekmeyi amaçlayan çevre hareketi ‘ Dünya Saati’ dolayısıyla, 29 Mart'ta 20.30 - 21.30 saatleri arasında, ışıklar dünya için kapatılacak. Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, WWF (World Wide Fund) tarafından ilk kez 2007 yılında Avustralya'da başlatılan uygulama, tüm dünyada 150'den fazla ülkede aynı...