Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Dünyayı Kurtarmak İçin

Konu, 'Güncel Haberler' kısmında Akın Y. tarafından paylaşıldı.

  1. Akın Y.

    Akın Y. CMNet Üyesi

    Türkiye'de gönüllü karbon piyasaları alanında hayata geçirilen projelerle yıllık 11 milyon 845 bin 505 ton sera gazı emisyonunun azaltılması öngörülüyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Türkiye, her ne kadar Kyoto Protokolü'nün emisyon ticaretine konu olan esneklik mekanizmalarından yararlanamıyorsa da bu mekanizmalardan bağımsız olarak işleyen, çevresel ve sosyal sorumluluk ilkesi çerçevesinde kurulmuş Gönüllü Karbon Piyasası'na yönelik projeler, 2005 yılından beri geliştiriliyor ve uygulanıyor.

    Gönüllü karbon piyasalarında ticareti yapılan sera gazı emisyon sertifikalarına, Gönüllü Emisyon Azaltım Sertifikası adı verildiğini anımsatan yetkililer, faaliyetleri çerçevesinde oluşturdukları sera gazı emisyonlarını dengelemek isteyen kuruluşların, emisyon miktarlarını hesaplayarak bu emisyonlarını azaltmak ve dengelemek için sera gazı emisyonu azaltımı sağlayan projelerin üretmiş oldukları karbon sertifikalarını sosyal sorumluluk prensibi çerçevesinde satın aldıklarını kaydetti. Mevcut durumda, Türkiye'de gerçekleştirilen projelerin tamamının, Gönüllü Karbon Piyasasında işlem gördüğünü belirten yetkililer, Ocak 2012 itibarıyla hayata geçirilmiş olan 178 proje ile yıllık 11 milyon 845 bin 505 ton sera gazı emisyonunun azaltılmasının öngörüldüğünü aktardı.

    Türkiye'de gönüllü karbon piyasalarında geliştirilen proje türleri ve emisyon azaltımlarına değinen yetkililer, hidroelektrik alanındaki 103 proje ile 3 milyon 917 bin 479 ton, rüzgar alanındaki 57 proje ile 5 milyon 291 bin 229 ton, bio-gaz alanındaki 1 proje ile 75 bin ton, jeotermal alanındaki 5 proje ile 285 bin 309 ton, enerji verimliliği alanındaki bir proje ile 58 bin 328 ton, atıktan enerji üretimi (çöp-gaz) alanındaki 11 proje ile 2 milyon 218 bin 160 ton sera gazı emisyonunun azaltılmasının öngörüldüğünü dile getirdi. Bu projelerin çoğunluğunu yenilenebilir enerji projelerinin oluşturduğuna işaret eden yetkililer, diğer önemli projeler arasında atıktan enerji üretiminin yer aldığını anlattı. Türkiye'de 11 belediyenin, atıktan enerji üreterek yıllık 2,2 milyon ton sera gazı azaltımı sağladığını ve bu azaltımlardan karbon sertifikası elde etme sürecinin devam ettiğini belirten yetkililer, belediye atıklarının bertarafının, yerel yönetimler için büyük maliyetler oluşturduğuna dikkati çekti.

    Yetkililer, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca hazırlanan Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik'in yayımlanması ile birlikte belediye atıklarının yönetimi faaliyetlerinin yeni bir boyut kazandığını belirtti.
    Bakanlık yetkilileri, düzenli depolama tesisindeki gazların toplanması, işlenmesi ve kullanılması işlemlerinin çevre ve insan sağlığına zarar vermeyecek şekilde yapılması ile biyobozunur atıkları kabul eden tüm düzenli depolama tesislerinde gazların ekonomik olması durumunda toplanıp doğrudan veya işlenerek enerji üretiminde kullanılmasının veya aksi takdirde depo gazının meşalelerde yakılmasının zorunluluk haline geldiğini anımsattı.

    Yetkililer, mahalli idare birlikleri vasıtası ile en geniş bölgenin faydalanabileceği ''Katı Atık Bertaraf Tesisleri''nin hayata geçirilmesinin, katı atık meselesinin çözümünde en önemli husus olarak görüldüğüne dikkati çekti. Böylece sınırlı kaynaklardan maksimum avantaj sağlanacak şekilde yararlanılabildiği, büyük ölçekli işletmeler ve büyük tesisler ortaklaşa kullanılmasıyla daha fazla verim elde edilebildiği, bunun, işbirliği, pahalı ve kompleks tesislerin planlanması, kurulması ve işletilmesi açısından son derece önemli olduğu ifade edildi. Yetkililer, atıktan enerji tesisleri ve düzensiz veya düzenli depolama sahalarından kaynaklanan metan gazından enerji üretilmesinin, atıktan enerji elde edilen projelerin uygulanmasına ivme kazandıracağına işaret etti.

    Bu projelerin yaygınlaşmasının; ekonomik değeri olan atıklar ayrıştırılarak depolanması gereken atık miktarının azaltılması, yeni teknoloji kullanımı, yeni istihdam olanakları, çöp sahalarının rehabilitasyonu ile çevreye yayılan çöp kokularının engellenmesi, elektrik üretimiyle ek gelir sağlanması, büyük oranda sera gazı emisyonunun azaltılması ve azaltılan emisyonların karbon sertifikasına dönüştürülerek Gönüllü Karbon Piyasasında satılması gibi ekonomik, çevresel ve sosyal yararları bulunduğu kaydedildi.
    Yetkililer, Yenilenebilir Enerji Kanunu kapsamında; YEK Destekleme Mekanizması getirildiğini ve biyokütleye dayalı üretim tesislerinde elektrik enerjisi üreten gerçek ve tüzel kişilerin; ihtiyaçlarının üzerinde ürettikleri elektrik enerjisini dağıtım sistemine vermeleri halinde, 1 kilovatsaat elektrik için 13 cent fiyatından, on yıl süre ile faydalanabildiklerini ifade etti.

    Diğer taraftan; atıktan enerji üreten tesislerde azaltılan metan gazından Gönüllü Karbon Sertifikası elde edilebildiğini belirten yetkililer, karbon sertifikalandırmalarının 7 yıllık yapılarak 3 kere yenilenebildiğini veya 10 yıllık yapılarak 2 kere yenilenebildiğini, sertifikaların, Gönüllü Karbon Piyasasında satılarak ek gelir elde edildiğini aktardı. Çöp-gazdan enerji üretim projelerinde metan gazının küresel ısınma potansiyelinin yüksek olması sebebiyle büyük oranda sera gazı emisyonunun azaltıldığını ve çok fazla miktarda karbon sertifikası elde edilebildiğini vurgulayan yetkililer, bu tip projelerden elde edilen karbon sertifikalarının ortalama değerinin, 1 ton karbondioksit emisyonu için 5 ila 10 dolar arası olduğunu belirtti.

    ''Sera Gazı Emisyon Azaltımı Sağlayan Projelere İlişkin Sicil İşlemleri Tebliği''nin, yürürlüğe girdiğini anımsatan yetkililer, sicil kapsamındaki projelerin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına resmi olarak iletildiğini ve aynı zamanda bakanlığın ''www.iklim.cevresehircilik.gov.tr'' adresinden ulaşılabilecek elektronik kayıt sistemine kayıt edildiğini hatırlattı. Bakanlık yetkilileri, kayıt sisteminin, geleceğin karbon piyasalarına yönelik Türkiye'nin attığı ilk adım olarak görüldüğünü ifade etti. Yetkililer, Gönüllü Karbon Piyasası'nın, Dünya Karbon Piyasası içerisinde çok küçük bir yüzdeyi temsil etmekle birlikte, bu piyasayı halihazırda etkili biçimde kullanmakta olan Türkiye'nin, ileri dönemde karbon piyasalarına katılımı açısından da bir fırsat sunduğunu kaydetti.
     
Dünyayı Kurtarmak İçin konusuna benzer içeriklerimiz
  1. Dünyayı Kurtarmak İçin 13 Yıl!

    Dünyayı kurtarmak için sadece 13 yılımız kaldı Almanya’nın yüksek tirajlı gazetesi Bild, manşetten duyurduğu haberde, gizli iklim raporunu açıkladı. "Gizli iklim raporu" başlığı ile yayınlanan haberde, "Dünyayı kurtarmak için sadece 13 yılımız kaldı. Gereken önlemler alınmazsa iklim felaketi yaşanacak" denildi. "Torunlarımız değil, bizler mağdur olacağız"...
  2. Dünyayı Sarsacak Buluş

    İngiliz bilim adamları yapay benzin üretti. Litresi ise 50 kuruş! Yaklaşık 3 ila 5 yıl arasında piyasaya sürüleceği açıklanan ürünün içinde çevreye zarar veren karbon gazının bulunmadığı, bu sayede sera gazı emisyonunun engellenmesine yardımcı olacağı kaydedildi. Bilim adamları yapay petrolü üretmek için hidrojeni küçük hava kabarcıklarının içine hapsederek sıvı gibi akmasını ve...
  3. Dünyayı kurtaran kitaplar

    %100 Ekolojik Pazarlarda EkolojiKitap Günleri Başlıyor. 2-3 Haziran tarihlerinde, Şişli ve Kartal %100 Ekolojik Pazarlarda EkolojiKitap Günleri düzenleniyor. 2 Haziran’da Şişli %100 Ekolojik Pazar’da, 3 Haziran’da Kartal %100 Ekolojik Pazar’da 9:00-16:00 saatleri arasında gerçekleşecek olan EkolojiKitap Günleri, ekolojiyle ilgili bilginin ve ekolojik yaşam alışkanlıklarının...
  4. Türkiye dünyayı yeşillendiriyor

    Çevre ve Şehir Dergisi'nin haberine göreTürkiye 2010-2012 arasında yurt dışında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) eliyle Dünya üzerinde birçok çevreci projeye imza attı. TİKA, Balkanlar başta olmak üzere Güney Orta Asya ülkelerine bir taraftan fidan dikerken, diğer taraftan da ağaçlandırma, erozyon gibi konulanda eğitim vermeye devam ediyor. Balkanlara Biyolojik Mücadele...