Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Ergene için tehlike çanları

Konu, 'ARŞİV' kısmında Sadiye Yüce tarafından paylaşıldı.

  1. Sadiye Yüce

    Sadiye Yüce CMNet Üyesi

    ergene.jpg
    Prof. Dr. Cumali Kınacı, Ergene Havzası'ndaki kirliliğin hat safhada olduğunu belirterek, Ergene Nehri için tehlike çanlarının çaldığını bildirdi.
    Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, Ergene Havzası'ndaki kirliliğin hat safhada olduğunu belirterek, Ergene Nehri için tehlike çanlarının çaldığını bildirdi.

    Prof. Dr. Kınacı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ergene Havzası içinde kalan yerleşim merkezlerinin hiçbirisinde arıtma tesisinin bulunmadığını ifade etti. Malkara ilçesinin 70 bin nüfusa sahip olmasına rağmen kanalizasyon sisteminin bile olmadığını ifade eden Kınacı, evsel atık su arıtma tesislerinin bir kısmının proje aşamasında, diğer kısmının ise daha proje aşamasına bile gelmediğini belirtti.

    Trakya'nın yüzde 80'inin Ergene Havzası'nı kapsadığını anlatan Prof. Dr. Kınacı, ''Havzada, nüfusu 10 binin üzerinde 16 yerleşim merkezi bulunmakta ve bunların hiç birisinde evsel atık suları arıtma tesisi yok. Bu yerleşimlerden günde 230 bin metreküp evsel atık su hiç bir arıtmaya tabi tutulmadan Ergene'ye akıtılıyor'' dedi.

    2010 yılının Kasım ayından itibaren arıtma tesislerinin enerji maliyetlerinin yarısını Çevre ve Orman Bakanlığı'nın karşıladığını vurgulayan Çevre Yönetimi Genel Müdürü Kınacı, ''Belediyelerin bu hususu da dikkate alarak arıtma tesisi kurmak için müracaat etmeleri gerekiyor. Ancak Türkiye genelinde bu imkandan yararlanmak isteyen belediyelerin sayısı yüzde 50'yi bile bulmadı'' diye konuştu.

    Ergene Havsazı ve Trakya'daki yerleşim bölgelerinin mevzuata uygun hareket etmediği kaydeden Kınacı, Edirne, Çorlu, Malkara, Saray, Kapaklı ve Kızılpınar'daki yerel yönetimler hakkında cezai işlem uygulanacağını söyledi.

    ''YER ALTI SULARININ DENGESİ BOZULDU''
    Türkiye'de sanayileşmenin en çok Ergene'de yoğunluk kazandığını ve bölgedeki endüstriyel atık suların arıtılarak derelere verildiğini ifade eden Kınacı, sözlerini şöyle sürdürdü:''Ancak mevcut arıtma standartları sağlansa bile endüstriyel atık suyu, evsel atık su niteliğine getirdiği için dereler de kirli bir şekilde akmaktadır. Derelerde yapılan ölçümlerde normalinden iki ile dört kat daha fazla atık su tespit edilmiştir. Burada aşırı su kullanımı mevcut, su çok kontrolsüz bir şekilde kullanılıyor. Bunun soncunda da yer altı sularının dengesi bozulmuş durumda. Bu da sahile yakın yerlerde yer altı suyunun tatlı su yerine tuzlu su ile beslenmesine neden olabilir.''

    Bölgedeki su kaynaklarının özellikle de derelerin hiç bir amaçla kullanıma uygun olmadığını kaydeden Prof. Dr. Kınacı, Ergene Havzası'na doğal debiden iki üç kat daha fazla atık suyun deşarj edildiği bilgisini vererek, ''Tekirdağ'da evsel kullanımın yaklaşık üç katı endüstriyel atık su mevcut. Kırklareli'nde eşit seviyede. Edirne'de ise çok daha az. Evsel atık su, sanayi atık suyundan daha az'' dedi.

    Bölgedeki yerleşim birimlerinin acilen evsel arıtma tesislerini kurmaları gerektiğini anlatan Prof. Dr. Cumali Kınacı, ''Havza bazında değil, özellikle sadece Ergene'ye yönelik kurtarma planlarının oluşturulması gerekiyor. Sanayilerin de mümkün olduğu kadar ortak arıtma tesisi kurmaları ve ileri arıtma yapmaları gerekiyor. Sanayi tesisleri atık sularını arıtarak, yeniden kullanma yollarını aramalı'' görüşünü aktardı.

    ''MEVCUT SU SEVİYESİ KRİTİK EŞİKTE''
    Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Prof. Dr. Cumali Kınacı, Ergene ve çevresinde temiz su elde etme güçlüğü ile karşı karşıya olduklarını belirterek, yer altı sularının ücretlendirilmesi gerektiğini savundu.Sanayi tesislerinin organize sanayi bölgeleri şeklinde yeniden yapılandırılmaları, kaçak sondaj kuyularının kapatılması gibi çeşitli önlemlere ihtiyaç olduğunu anlatan Kınacı, sanayiye tahsis edilen su kaynaklarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, ''Ergene Havzası'nın kurtarılmasında yerel yönetimlere ve özel sektöre önemli görev düşüyor. Herkesin üzerine düşen görevi en iyi şekilde yapmaları gerekiyor. Ergene Nehri için ciddi manada tehlike çanları çalıyor'' görüşünü bildirdi.

    ERGENE NEHRİ ACİL EYLEM PLANI
    Ergene Havzası'nın kurtarılması için yürütülen projede, Çevre ve Orman Bakanlığı ile birlikte çalışan İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Erdem Görgün ise üzerinde önemli durulan projenin 4 ayrı noktada oluşturulacak ''ortak ileri arıtma tesisleri'' olduğunu söyledi.

    Prof. Dr. Görgün, sözlerine şöyle devam etti:

    ''Çerkezköy ve Çorlu organize sanayi arasında kurulacak olan 1 numaralı ortak arıtma tesisinde toplanacak 330 bin metreküp endüstriyel atık suyun derin deniz deşarj sistemiyle Marmara Denizi'ne verilmesi planlanıyor. Burada amaç endüstriyel atık suyun havzanın dışına çıkartılması. Ancak bu sistemde Marmara Havzası'ndaki kirliliğinde önüne geçilmesi için gerekli tedbirler alınacak.''

    Görgün, Ergene Havzası'ndaki yapılacak çalışmalarda başarılı olabilmek için öncelikle belediyelerin atık su arıtma tesislerini yapmaları ve kurumsal bir yapılaşmanın oluşturulmasının şart olduğunu kaydetti. Nehir havzalarının kendi içinde yönetilmesi gerektiğini ifade eden Görgün, şunları kaydetti: ''Artık Türkiye'de nehir havzalarının çevre yönetimine geçilmesi şart. Avrupa Birliği yönetmelikleri de bizi bu doğrultuda yönlendiriyor. Bu konuda ciddi bir baskı da var. Nehir havzalarının kendi içinde yönetilmesi gerekiyor. Ergene, Türkiye'deki bütün havzaların içinde en acil, en çok imdat sinyalleri veren havza. O nedenle Ergene pilot bölge olabilir ve havza yönetimine burada geçilebilir.''

    ergene.jpg