Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Eskidendi eskiden...

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Çiğdem Aksoy tarafından paylaşıldı.

  1. Çiğdem Aksoy

    Çiğdem Aksoy Genel Yönetici

    Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı.
    Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
    Hatta babamın bile anahtarı yoktu.

    Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi.
    Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki...

    En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.
    "Sokakta oynamak" diye bir kavram vardı yani.
    Cafelerde, alış-veriş merkezlerinde buluşmazdık.
    Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya-zıplaya yürüyerek gelirdik eve...

    Servis falan yoktu.

    Ayakkabılarımız eskirdi.
    Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar, oyuna bile dalardık...

    Annelerimiz bu durumu bildiklerinden, kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
    Mahallemizdeki teyzeler annemiz gibiydi. Susayınca girer evlerine su içerdik.
    Ya da pencereden bir sürahi bir bardak uzatılır, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik...

    Kısacacı içimizden evine gidip gelen (ki sadece çişi gelen giderdi evine) elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.
    Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.
    Bu bazen bir kurabiye bazen bir meyve olurdu...

    Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar, oyun bitince geri alırdık.
    Çok garip ama kimse almazdı...

    Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.
    Düşünce kaldırılır, kavga edince barıştırılırdık.

    Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı...

    Sonra kavgalarımız da öyle usturayla falçatayla olmazdı,
    onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi;
    en fazla birbirimizin saçından çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık...

    Birbirimizin suyundan içer, elmasından dişlerdik.
    Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.
    Azar işitip, acillere taşınmazdık...

    Düşerdik kafamızı çarpardık, ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik.
    Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik...

    Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
    Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki...

    Komşumu tanımıyorum ama evinin camında temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.
    Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem...

    Evimizi kendimiz temizlerdik, hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri...

    Evlerimiz var içinde yaşayan yok.
    Parklarımız var içinde oynayan çocuk yok.
    Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler ve buralara girip çıkan yapay insanlar...

    Ruh yok, buz gibi; bu biz değiliz...

    Tahta iskemlelerimiz de oturan yaşlılarımız; onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.

    Ben kapılarında ''vale''lerin, ''badigard'' ların beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.
    Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp, taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.
    Benim değildir bu kültür.
    Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.
    Nedir bunlar?

    Reklamlarla desteklenen beyni ve ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.
    Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
    İyi de neden böyle olduk?

    Biz mi istemiştik? Yoksa hak mı ettik?

    Ya sizce?

    *alıntı*
     
  2. MÇK

    MÇK CMNet Üyesi

  3. Erdem Akgül

    Erdem Akgül CMNet Üyesi

    eskiden..çevre görevlisi yoktu.ah o günler nerde kaldı!
     
  4. Alpaslan Yenici

    Alpaslan Yenici CMNet Üyesi

    Eskiler eskide kaldı işte, bunlar iyi günlerimiz, ben daha kötüsünden korkuyorum..
     
  5. Melike İlbilgi

    Melike İlbilgi CMNet Üyesi

    Eskiden
    - Askhıım bana doom günüsümde nalcaksınn? diyen insanuslar yoktu! Böyle de garip bir nesil türedi. :)
     
    Seda Güney bunu beğendi.
  6. Orkun Mumcu

    Orkun Mumcu CMNet Üyesi

    arkadaslar bence eskıden ınternet twıtter facebook yoktu bu olumsuzlukların asıl nedenı bence bunlar
    bız sabahtan aksama kadar sokakta top oynardık meyve calardık mısır pışirirdık
    artık kımse ınternetı bırakıp sokaga cıkmıyor
    kım begenmıs kım yorum yapmıs artık onemlı olan bunlar
     
    ibrahim yavuz bunu beğendi.
  7. Melih Coşar

    Melih Coşar Genel Yönetici

    Zaten bir insan şu cümleyi gördükten sonra ona her gün "doom" günü olur ;)
     
    Seda Güney bunu beğendi.
  8. Müjdat Öner

    Müjdat Öner CMNet Üyesi

    Eskiden karaşimşek , voltran ,he-man, sevimli hayalet casper vardı...Şimdi olsa yine izlerim.:)
     
  9. Çiğdem Aksoy

    Çiğdem Aksoy Genel Yönetici

    eskiden cep telefonu da yoktu. arkadaşlarımızla tam saatinde buluşma noktasında olurduk. teknoloji geliştikçe saatleri de yeri de tutturamaz olduk...
     
    Seda Güney ve Müjgan Ergül bunu beğendi.
  10. Fatma Gül Es

    Fatma Gül Es Genel Yönetici

    Öyleyse bir Murathan Mungan şiiiri ve Sezen Aksu yorumu ile katılayım ben de konuya..

    Eskidendi Çok Eskiden

    Hani erken inerdi karanlık,
    Hani yağmur yağardı inceden,
    Hani okuldan, işten dönerken,
    Işıklar yanardı evlerde,
    Eskidendi, çok eskiden.

    Hani ay herkese gülümserken,
    Mevsimler kimseyi dinlemezken..
    Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken,
    Eskidendi, çok eskiden.

    Hani hepimiz arkadaşken,
    Hani oyunlar tükenmemişken,
    Henüz kimse bize ihanet etmemiş,
    Biz kimseyi aldatmamışken,
    Eskidendi, çok eskiden.

    Hani şarkılar bizi bu kadar incitmezken,
    Hani körkütük sarhoşken gençliğimizden,
    Daha biz kimseye küsmemiş,
    Daha kimse ölmemişken,
    Eskidendi, çok eskiden.

    Şimdi ay usul, yıldızlar eski
    Hatıralar gökyüzü gibi gitmiyor üstümüzden
    Geçen geçti,
    Geçen geçti,
    Geceyi söndür kalbim
    Geceler de gençlik gibi eskidendi
    Şimdi uykusuzluk vakti.


    lOBV45ce2Rw
     
    Erdem Akgül bunu beğendi.
  11. Mahir Yakın

    Mahir Yakın CMNet Üyesi

    Eskiden Barış Mançolu 7 den 77 ye programı ve Susam Sokağı da vardı ...
     
    Ceyda Kazancioglu ve Erdem Akgül bunu beğendi.
  12. Melike İlbilgi

    Melike İlbilgi CMNet Üyesi

    Gülse Birsel'in çocukluk yılları ve günümüzün 'Emo'larına ! dair hoş bir yazı.

    Hep söylüyorum, biz çocukken midemiz bulanınca ekmek yedirirlerdi, grip "Yatınca geçer"di, başın ağrıyorsa "Çocukların başı ağrımaz" denirdi, uykun kaçıyorsa "Oyuncaklarını düşün, güzel rüyalar görürsün" şeklinde konuhalledilirdi!
    Okuma yazmayı öğrenemiyorsan ya, "Tembel"din ya "Yavaştan, sağlam sağlam öğreniyor"dun! Hüzünlü bir çocuksan "Yazar olacak herhalde" derlerdi, yerinde duramıyorsan, etrafa saldırıyorsan bir tane çakarlardı, susup otururdun.
    Kanaatimce pedagojinin zirve yaptığı yıllardı o yıllar.

    Çünkü sonra sonra, koşup oynadıktan sonra öksüren çocuk 'astım başlangıcı', okuma yazmayı zor söküyorsa 'disleksik', hüzünlüyse 'depresif', aşırı hareketliyse 'hiperaktif' diye nitelendirilmeye başlandı ve o sinameki yetiştirilen tipsizler şimdi büyüdüler!

    O kadar ilgi alaka sonrası ola ola ne oldular?
    Emo!
    Emo ne?
    Hani beş-altı yıldır etrafta saçlarını gözlerinin tekini kapatacak şekilde öne öne tarayan, miskin görünüşlü, asık suratlı, beti benzi atmış, sıska, dar pantolonlu, converse'li, siyah ojeli ergenler var ya...

    Taksim'de kaldırımlarda filan oturuyorlar.
    Aha onlar Emo!
    Emo kelimesinin emotional'dan (hissi) geldiği, bu yavruların pek bunalımlı pek güvensiz ve duygusal olduğu, topluma uyum sağlayamadıkları için böyle takıldıkları söyleniyor. Bizim zamanımızda punk vardı ya, onun gibi bir akım, ama bir halta yaramayanı!

    HERKESİN KEYFİNİ KAÇIRDIM
    Ay kıyamaam!
    Zamanında, kendi ergen yıllarımda bu akım daha dünyada yokken 10 gün emo takılmışlığım vardır! Kafam neye bozuktu hatırlamıyorum ama o 10 gün, üstelik de yaz tatilinde, evin o köşesinden bu köşesine oflaya poflaya nemli gözlerle dolaştım.
    Saçımı taramadım, denize gitmedim, sohbetlere katılmadım, tebessüm bile etmedim. Akşamları karabasan gibi yemek masasına çöküp herkesin keyfini kaçırdım. Bir akşamüstü, balkonda otururken annem "Ne bu surat her gün, senin derdin ne kızım aaa..." şeklinde pedagojik bir açılım yaptı.

    "Sıkılıyorum... Hayat çok anlamsız" cevabımın üzerinden sanırım birkaç saniye geçmişti ki, acı ve can havliyle bir metre havaya sıçradım. Annem, her Türk annesinin uzmanı olduğu 'mıncırma' hamlesini oldukça sert ve uyarısız gerçekleştirmiş ti.

    Mıncırma, malumunuz evlat artık poposuna terlikle vurulmayacak kadar büyüdüyse, ancak tekdir ile de uslanmıyor ve hakkı kötekse kullanılan, konu komşu, bitişik ev duyar ihtimaline karşı avaz avaz bağırmak yerine geçen bir terbiye şeklidir. Tercihen bel veya bacak bölgesinden bir alan seçilir, elle kavranır ve et, 180 derece çevrilir!Hemen ardından, daha acım ve şaşkınlığım hüküm sürerken, annem kısık sesle,yüzünü yüzüme yaklaştırarak
    "Alırım ayağımın altına" diye başladı ve
    "Karnın tok sırtın pek! Aklını başına topla! Sıkılıyorsanda git bakkala evin alışverişini yap, sonra da gel yemek kitabından bir kurabiye pişir, akşam misafir var, hadi yallah..." şeklinde bitirdi!

    NE DERDİM KALDI NE DE TASAM

    Malumunuz eti mıncırılan ergen olay yerinde fazla kalamaz, mıncırandan tırstığı için kendisine yalakalık yapar, arzu ettiği aktiviteleri gerçekleştirir.
    Mıncıran mutlu, mıncırılansa artık efendi bir insandır! Aynen öyle oldu. Mıncırma sonrası ne derdim kaldı ne tasam! Emo'luğum o gün bitti, bu yaşa kadar da hep mutlu mesut, uyumlu, üretken biri olarak yaşadım. Şimdinin sokakta bira içen, gelen geçenden ihtiyacı var diye değil, hayat tarzı sandığı için para dilenen, dünyanın bütün derdi sırtındaymış gibi davranıp, bunalım takılıp bir işin ucundan tutmayan emo'larının başında, bizim zamanımızın anne babaları olacaktı ki. Ohoo...
    Muma dönerdi hepsi! Bir kere her şeyden önce bütün o yüzü gözü saçla kaplı eşek herifler ibir eşek tıraşına götürürlerdi, kesin!

    Gelecekten çok umutluyum çok.
    Gülse Birsel
     
  13. Mustafa K.

    Mustafa K. CMNet Üyesi

    biz küçükken facete twitterda saatlerce takılıp kalmazdık. çıkardık 9 aylık orta kafa gol falan oynardık. bilgisayarda lükstü oyun oynayamazdık. hatta ilişkiler bile kolay harcanmıyodu. güzel yıllardı keşke geri dönmek mümkün olsa.
     
Eskidendi eskiden... konusuna benzer içeriklerimiz
  1. Eskiden...

    [COLOR=#3b5998]Eskiden,,,, Eskiden;Çember çevrilir,Su musluktan içilir,Ağaçlara tırmanılırdı....Bebekler be...zden,Silahlar tahtadan,Resimler kömür karasından yapılırdı.Kızlara ninelerinin, erkeklere dedelerinin İsimleri konulur,Saatli maarif okunurdu.Komşuda pişen Bize... Bizde pişen komşuya düşerdi.Geceler ayaz,Sokaklar karanlık,Yıldızlar... parlak olurdu. Turşu, salça..., mantı evde...