Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Katli vaciptir

Konu, 'Serbest Kürsü' kısmında Uğur B. tarafından paylaşıldı.

  1. Uğur B.

    Uğur B. CMNet Üyesi

    Eski bir yazıdır. Fakat yazıdaki olaylar şuan ki ortamda yaşananlara güzel bir örnektir.

    mehmet yiğittürk: “katli vaciptir”

    bu yazıya başlamadan önce, erzurum'un ispir ilçesinde bir boz ayı tarafından öldürülen ömer yılmaz ve miyese yılmaz'a tanrıdan rahmet ve ailelerine sabır dilerim. gerçekten de çok üzücü bir olay.
    yazıya bu temennilerle başlamamın nedeni, yanlış anlaşılmaların ve haksız tepkilerin önüne geçmek.
    boz ayı, türkiye'deki vahşi yaşamda, besin zincirinin en üstündeki halka. ülkemizdeki en büyük yırtıcı...
    boz ayılar, ülkemizdeki diğer ayı türü olan kara ayılar gibi sadece küçük kemirgenler ve ot ile beslenmezler. avcıdırlar ve büyük hayvanları da avlarlar. kendilerine ait av bölgeleri vardır ve bu bölgeleri korurlar, oldukça yırtıcı hayvanlar olmalarına rağmen çok aç kalmadıkça veya spesifik durumlar dışında insanlara saldırmazlar, yerleşim yerlerine inmezler...
    aç kalırsa, yuvaları veya bölgeleri işgal edilirse, avlanmaya çalışılırsa ve yaralı kalırsa saldırır. çok zeki bir hayvandır ve hatırlamak gibi bir özelliği vardır.
    ayı, ancak bu koşullarda ayılığının gereğini yapar ve insana saldırır. bunu yapmak onun açısından kötü bir şey değil, bir gerekliliktir. aç kalmışsa öldürür ve yer. yuvası yıkılmışsa, yuvasını korumak için öldürür...
    nihayetinde bu bir ayı, böyle yapması gerekiyor ve o da yapıyor...
    yani bu ayıya “katil” diyemezsiniz.
    ortada bir katil veya katiller vardır, ama bu kesinlikle o zavallı ayı değildir.
    ayrıca nesli tükenmekte olduğu için koruma altındadır.
    gelelim medyanın öbür yüzüne...
    milli parkları ve doğal hayatı koruma müdürlüğü, bölgede bir envanter çalışması yapmış mıdır? yani kaç ayı var, yılda kaç tanesi doğup, kaçı ölüyor. mevcut arazi, popülasyonun ihtiyacı olan doğal yaşam alanını karşılamaya yetiyor mu?
    ne yazik ki, hayır!
    peki ya bölgede yapılan hes inşaatları nedeniyle kaç ayı yuvasız ve avlaksız kaldı? bu hes projeleri yapılırken oralardaki yaban hayatına etkileri ile ilgili bir çalışma yapıldı mı?
    elbette hayır! bu ülkede insanı bile düşünmüyorlar, ayıyı kim düşünsün? gidip dinamitlerle tepeleri patlatmaya başladılar. kaç ayı yuvasız kaldı? gecekondusu yıkılan insanoğlu yıkım ekiplerine nasıl saldırıyor, izlemiyor musunuz televizyonlarda? yuvasız ve avsız kalan ayı ne yapsın peki? elbette saldıracak.
    eğer ayıların sayıları adam gibi takip edilip, popülasyon gereğinden fazla arttığında belli sınırlarda av yapılsa... veya bu bile yapılmadan bölge, milli park ilan edilseydi ve de korunsaydı o insanlar ölür müydü?
    ya da ülkenin ormanları “hes yapacağız” diye haraç mezat yok edilmeseydi, o ayı köye inip insanlara saldırır mıydı?
    bütün bunları yapmak o ayının görevi mi peki? ayı öldürerek kendi yapması gerekeni yaptı. ama yapması gerekenleri yapmayan insanoğlu, bu ölümlere neden oldu.

    ayinin katli vacip

    şimdi işin en zavallı tarafı... devlet, ayının katline fetva verdi ve görevde yöre halkına düştü!.. töre cinayeti gibi!.. yahu bu işi yapacak orman korucuları yok mu? onu öldürmeden yakalamak mümkün değil mi? o ayı öldürülünce, ölenlerin intikamı alınmış mı olacak?
    peki, bu sürek avı sırasında o ayı veya başka bir ayı, bir köylüyü daha öldürürse bunun sorumlusu kim olacak? o zaman da bütün ayıları kimyasal silahla mı öldüreceğiz? ormanı mı yakacağız?
    yahu bir devlette kurallar olur ve her şey o kurallara, belli bir sisteme göre yapılır. o sistem de bilimsel bir birikimle kurulur.

    daha geçen gün bir belgeselde izledim.
    elin “gavuru” kutup ayılarının sürekli inerek insan avladığı kasabalarda yaşıyor. korucuları var, araçları ve ekipmanları var, ayıyı canlı olarak yakalayacak tuzaklar kuruyorlar... sonra da onu helikopterle uzak mesafelere taşıyıp bırakıyorlar. ntv'de tuncel kurtiz'in seslendirdiği belgeselleri bizim idareciler de izlemeli. güney afrika'da insanların ekinlerini yok eden, bazen insanlara da saldıran maymun sürüleri var. insanlar, tarlaları koruyorlar ama maymunları öldüremiyorlar. birini öldürmenin cezası 7 bin dolar...
    peki, neden bütün bu eziyete katlanıyorlar? öldürüp kurtulamazlar mı?
    hayır! çünkü biliyorlar ki, doğal hayatı, ormanları ve oradaki canlıları koruyamazlarsa bir müddet sonra kendileri de yaşayamazlar. bunu güney afrika'da 3500 m. rakımlı dağların tepelerindeki mağara gibi evlerde yaşayan ve bizden çok daha mahrum bir hayat süren insanlar öğrenmişler.
    biz neden hala öğrenemedik?
    bir ayının insanları hedef alarak bu kadar saldırganlaşmasının nedenleri bellidir. onları ortadan kaldırmadığımız müddetçe, o ayıyı öldürmenin hiçbir anlamı yoktur.
    şimdi diyeceksiniz ki; “sen ayıdan taraf mısın?”. ben doğrudan tarafım! gazetelerde, merhum ömer yılmaz'ın oğlunun gözü yaşlı fotoğrafları var. altında şöyle yazıyor: “babamın katilini öldürün!”. bu aslında toplumsal bir ruh hali...
    ölenlerin intikamı nasıl alınır biliyor musunuz? görevlerini yapmayan yöneticiler görevlerinden alınıp, o görevlere doğal hayatı ve insanların hayatını koruyacak kişiler atanınca... buna uygun bir doğal hayatı koruma sistemi kurulunca...
    yani, ayı ayılığını yapıyor; ama insan, insanlığının gereğini yapmıyor. insan, bunu yapınca bu intikam alınmış olunur, o ayıdan değil cehaletten ve boşvermişlikten...
    şimdi tekrar soralım: katil kim?

    mehmet yiğittürk
    odatv.com