Atık Belgelendirmeleri ve Belgelendirmede Atık Cam'ın durumu hk.

eraysuratli

Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
12 Mar 2019
Mesajlar
2
Tepki puanı
6
Puanları
3
Yaş
39
Şehir
İstanbul
Firma
Özen Cam Geri Kazanım İnş. Ltd. Şti.
Pek değerli meslekdaşlarım;

Cam ambalaj atığı ve tehlikesiz cam TAT ve GDT'sini yapmakta olan, cam sektörün birkaç tane oyuncusundan biri olan önemli bir firmada mesleğimi icra etmekteyim. Firmam İstanbul'un Cam ambalaj atığının yaklaşık %80'inden fazlasını belediyelerle yaptığı protokoller vasıtasıyla toplamaktadır. Aynı zamanda düz cam yada ambalaj atığı cam üretimi yapan firmalardan ve tedarikçilerden de talep doğrultusunda konteynırlarımızı bırakarak yada günlük geniş lojistik ağımızla anlık hizmet vererek cam atıklarını toplamaktayız. Firmamız; Belediye, YK ve yüklenici firma arasında ki üçlü protokole istinaden, toplanan camların miktarlarıyla belirlenen, aylık makbuz karşılığı belgelendirme katkı payı da almaktadır. Malumunuz ki ambalaj atıkları ve tehlikesiz atıklar içerisinde en değersiz olanı cam olduğu için, maliyet kalemleri düşünüldüğünde (lojistik ve toplama ağı, kalifiye operatör ve sürücü maliyetleri ki vinçle toplama yapıldığı için daha külfetlidir, tesis işçilik giderleri, makine bakım onarım giderleri vs.) bu bedele en çok ihtiyaç duyan firmalardan biriyiz.
Bildiğiniz üzere Çevre Mühendisleri yle ilgili yapılan son sempozyumda Bakan Yardımcısı Mehmet Emin Birpınar, belgelendirme ücretlerinin kalkacağını açık bir şekilde beyan etmiştir. Bizde buna itiraz etmek için, aşağıda ki yazı ve elimizde ki reel donelerle gerekli mercilere başvurularımızı yaptık. Ancak sizinde konuyla ilgili fikrinizi almak istedim.

Yazının içeriğini aşağıda sizinle paylaşıyorum. Fikrinizin benim için değerli olduğunu belirtmek isterim. Yardım ve önerilerinize açığım.

Teşekkürler...

Cimer, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı,

İLGİLİ YAZI


Biz İstanbul’da 32 belediyenin sınırları içerisinde 7000 noktada bulunan cam kumbaramız ve Türkiye genelinde 50 araç ile 5 yerde bulunan tesislerimiz ile 49 yıldır cam toplama işini yapmaktayız.
01.01.2020 itibariyle belgelendirme hususunun sona ereceği, bakanlık tarafından açıklandı. Biz bu işin neresinde olacağız ve 7000 tane kumbarayı bölgeden kaldıracak mıyız veya devam edip piyasaya sürenlerden daha önce yetkilendirilmiş kuruluşlardan aldığımız parayı Bakanlık’tan alabilecek miyiz?
Maalesef genel olarak sektörle ilgili geçmişte yanlışlıklar olmuştur ve hatta bugün bile halen devam etmektedir. Bu yolsuzlukların kolaylıkla önüne geçilmesi gerekirken sektörümüzün iki oyuncusu Yetkilendirilmiş Kuruluş ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız sorumlu olarak birbirini göstermiş ve olan iş yapmaya çalışan bizlere olmuştur. Ve en sonunda da belgelendirme payları Bakan Yardımcısı Mehmet Emin Birpınar’ ın açıklaması nezdinde yeni yıldan itibaren kalkacaktır.
Özellikle maliyet kalemleri düşünüldüğünde, yani lojistik ağı ve kalifiye operatör ihtiyacı ve işçilik değerlendirildiğinde, rasyonel olarak bu katkı payına en çok ihtiyaç duyulan alan olarak cam geri kazanımı söylemek çok olasıdır. Cam, silisyum kumdan yapıldığından dolayı fiyatı çok ucuz ve toplaması çok zordur. Şişecam ‘a satış fiyatımız 1 ton cam bedeli 280 TL’dir. Analiz ve spek değerleri (kabul analizleri) 1 tonda yabancı madde 40 gr’dır. 40 gr değeri tutturamadığımız zaman, bu cam bir çöptür. Anlaşıldığı gibi bunun toplanması zor, geri dönüştürülmesi ayrı zordur. Eğer bunu piyasaya süren firmalardan katkı payı alınmazsa, firma olarak devam etme şansımız 01.01.2020 itibariyle bitecektir.
Tabi bununla birlikte bir de dışarıdan ithal ürün getirerek, ülkemiz içerisine girdikten sonra yasallaştıran firmaları da işin içine soktuğumuzda, ne kadar karamsar bir tablonun olacağı hususu da göz önünde bulundurulmalıdır. Örneğin Şişecam, 200.000 ton atık cam aldığını beyan ediyorsa, bu gelen camın en az 100.000 tonu dışarıdan gelmiş camdır. İşte bu miktarı Türkiye de toplamış gibi göstererek ya da iştirakleri üzerinden alındığını göstererek sahte belge yapmaktadır. Bize göre her yurtdışından atık getirenin sonuna kadar izlenmesi gerekmekte ve bu atık ithalatçıları yanlış yaptığı zaman Gümrük kaçakçılığı yapmış gibi yargılanmalıdırlar.
Ayrıca camı ambalaj olarak piyasaya süren Şişecam, Park Cam, Gürallar Cam ve Marmara Cam gibi büyük firmalar yaklaşık 2.000.000 ton ürün sürdüğünü beyan etmekte, beyan edilen camın sadece 100.000 tonu toplanmaktadır. Bilindiği üzere cam %100 geri kazanılabilen bir atık olduğundan, kalan 1.900.000 ton cam, diğer evsel atıklarla birlikte ya düzenli depolama alanlarına gitmekte ya da kompost tesislerine gitmektedir. Buna mukabil kompost tesislerinden çıkartılan organik gübrenin de doğal olarak yapısını bozmaktadır. Kompost tesisinden de organik ürün yerine, cam kırığı yükünün çok olduğu ürün çıkmaktadır.
İşin istihdam kısmına gelindiğinde ise sadece Özen Cam bünyesinde yaklaşık 150 çalışan personel bulunmaktadır ve bu çalışan personeller içerisinde 10 tanesi Çevre Mühendisi'dir. Ayrıca bizim dışımızda, irili ufaklı 2000-3000 adet TAT ve geri kazanım tesisi buna eklendiğinde, yaklaşık 50000 kişilik geri dönüşüm işçisi ve 5000 adet beyaz yakalı, İdari işler büro personeli ve Çevre Mühendisi istihdam edilmektedir. Piyasaya süren firmalardan alınan bu bedeller ve katılım payları, eğer ilgili sektörlere aktarılmazsa maalesef bu çalışan istihdam en az yarı yarıya hatta daha da fazla azalacaktır.
Bütün bu saydığımız hususları toparladığımızda, sektörel tecrübemize istinaden, Bakanlığımız bu belgelendirme sistemini vergi iadesi gibi yapmalıdır. Daha önce yetkilendirilmiş kuruluşlardan aldığımız bedelleri, şimdi devletten nakit değil de, sigorta ve vergi ödemelerinden indirim ya da yardımcı donanım desteği olarak, sektörün gelişmesinde kullanmak kaydıyla verilebilir. Türkiye de kendini bu işe adamış insanların aldıkları bu katkı paylarıyla, daha modern ve verimli işletmeler kurarak, sektörün daha da büyümesine yardımcı olacağına inancımız devam etmiş olur.

Saygılarımla;
 
Üst