Sevgili Günlük...

Kayıt
31 Mayıs 2011
Mesajlar
54
Beğeniler
32
#1
Bugünlerde hayat sanırım bana küçük oyunlar hazırlıyorsun benim bunlara düşmeye niyetim yok..Ama hiç de gücüm yok senin oyunlarını çözmeye öğrendiğim çözümler çaresiz kalıyor, küçük bir çocuğun elinden alır gibi çekip almaya çalışıyorsun mutluluğumu tırnaklarımdan akan kan yada bağırarak ağlamam hiç umrunda bile değil.Alıştığım makamlar yerle bir oluyor tek tek, yeniden yalnız yitirmiş olmak çok ağır gelecek bana biliyorum yine kalkacağım ama yaralarım kalacak...
Yapma! Tamam susarım kabullenirim şartlarını, yıllarımı emrine amade ederim sen yeter ki acıtma canımı alma yüreğimin diğer parçasını.Uzun zaman oldu onsuz yaşamayı unutalı ya yapamazsam dizlerim tutmazsa..
Sesini duyar gibiyim hayat yapacaksın diyorsun değilmi? Kulaklarımı tıkadım sana duymuyorum duymayacağım.....
 

Melih Coşar

Genel Yönetici
Kayıt
3 Temmuz 2010
Mesajlar
1.120
Beğeniler
1.934
Şehir
Çankaya/Ankara
#2
Sevgili Günlük,

Şu insanlardan ve onların saçma sapan takıntılarından sıkıldığım kadar hiç bir şeyden sıkılmadım şu dünyada. Tıpkı Orhan Veli şiirindeki nasır çilesi çeken Süleyman efendi gibi, nasırlaşmış düşüncelerle ve yüreklerle bu insanlar nasıl yaşayabiliyor anlayabilmiş değilim. Hiç mi canları acımaz bu insanların ya da artık acıyı hissedemez mi olmuş bu bünyeler. Sadist hayatın karşısında duracağız diye iyice mazohist olduk duygu fetişi insanlar olarak. Kendine iyi bak emi. Sayfaların sararmasın sakın. Kendimden başka bir sen varsın şu dünyada bir de kafamdaki hayal diyarım. Gitmeyin bir yerlere.

Sevgili Küllük

Sözüm sana arkadaşım. Ben burada günlüğüm ile konuşurken siz de çay bardağı biraderinle kaynatmışsınız orada. Hiç külle dolduğunu söylemiyorsun ha gidinin oğlu seni. Yanında uyuyunca o leş gibi kül kokusu ile sabaha acı bir boğazla uyanmamdan sen sorumlusun iblis! Hayır sebebim olacaksın kafam bozacak seni de silkeyeceğim çöpün oraya

Bak ayağını denk al olm! Boynuzunu kırarım ha!

:) :) :)
 

Şu anda bu içeriği okuyanlar (Üye: 1, Misafir: 0)