Çevre görevlisi taslak

Mahmut Akif

Daimi üye
Kayıt
11 Aralık 2008
Başlık
8
Mesaj
25
Tepki
34
Şehir
Giresun, İstanbul
Çevre görevlisi ifadesi zaten kaldırılmamıştı.

Çevre Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun teklifi (Ocak 2019) (ilgili konu için tıklayınız)

2872 sayılı Çevre Kanunu ile ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisinde bekleyen değişiklik teklifinde, çevre görevlisi ifadesi tamamen kaldırıp çevre mühendisi ifadesi geliyor.

Fakat, onda da 2000'den fazla diğer meslek mensubu çevre görevlisine, Kanun gereğince çevre mühendisi yetkisi veriliyor. O metnin de düzeltilmesi gerekiyor.

Eğer Kanun teklifindeki 4. madde ile diğer kişilere çevre mühendisi yetkisi verilirse yarın artıma tesisi işletmecisi, depolama tesisi işletmecisi, proje onay yetkisine vb. kadar gider...

Gerekçe okunduğunda iyi niyeti ama Kanun değişiklik metnine böyle işlenmemiş.

Bu konu hakkında da sinerji önemli, ilgili başlıktan bakabilirsiniz.



BAKANLIK BÜROKRATLARI mevzuatta kendilerine ayrıcalık göstermekten ne zaman vazgeçecekler?

Buna kim dur diyecek?

Siteyi takip eden bürokratlardan vicdanlı olan birileri umarım düzelttirir.

Sadece bu Yönetmelik değil ki;

Düzenli Depolama Tesisleri Uygulama Projesi Hazırlanmasına İlişkin Genelge'de bile "onaylamış" kelimesini ekleyerek kendilerini imtiyazlı hâle getirdiler.

Bu nedir böyle!

22324




Çevre Görevlisi, Çevre Yönetim Birimi ve Çevre Danışmanlık Firmaları Hakkında Yönetmelik Taslağı hakkında görüş sunulmasıyla ilgili çalışmalıyız.

Tüm maddeleri değerlendirmeliyiz.

Mevzuat Hazırlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik'e göre görüşlerin bildirilmesi (
Bağlantıyı görmek için üye girişi yapmalısınız.
):

"Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları da taslaklara ilişkin görüşünü otuz gün içinde bildirir. Süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılır."

Kamu için de 30 gün.

Yönetmelikte açıkça üniversite yazmaktadır. Çevre Mühendisliği Bölümleri de umarız görüş bildirirler.



Kanun'daki çevre görevlisi ifadesi henüz kaldırılmamış olsa da Yönetmelik ile çevre görevlisi belgelerinin, çevre mühendisi olmayanlara verilmemesi sağlanmalıdır.

Mevcuttakileri ise vize süreleri sonunda yenilenmemelidir.

Yönetmelik Taslağı'nda yer alan Geçici Madde 1'deki bu ifade diğer meslek mensupları için de geçerlidir:

"Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihinden önce verilen çevre görevlisi belgeleri vize sürelerinin sonuna kadar geçerlidir."

İnşaat görevlisi, makine görevlisi? Yoksa inşaat mühendisi, makine görevlisi mi?

Diğer mühendisliklerin "görevlileri" yokken, SGK'nin esas aldığı Türk Meslekler Sözlüğü'nde meslek adı olarak bile yer almıyorken, çevre görevlisine mevzuatta yer aldığı için meslek kodu bile oluşturulmuş.

Yazık ki ne yazık!




Aşağıda ortalı çizili şekilde işaretlediğim gibi ilgili cümleler Yönetmelik Taslağı'ndan çıkartılırsa çevre mühendisi olmayanlarda, dört sene sonra çevre görevlisi belgesi bulunmayacaktır ve yetki sahibi olmayacaklardır.


"(1)Çevre Görevlisi;

a) (Yönetmelik Taslağı'ndan çıkartılması gerekir) Üniversitelerin mühendislik bölümlerinden veya fen/fen-edebiyat fakültelerinin fizik, kimya, biyoloji, biyokimya, jeoloji bölümlerinden veya veteriner fakültelerinden mezun olanlardan, Bakanlıkça yapılacak veya yaptırılacak temel çevre bilimleri ve çevre mevzuatı konularında eğitime katılarak, düzenlenecek sınavlardan 100 üzerinden 70 ve üzeri alarak başarılı olanlara, çevre görevlisi belgesi verilir.

b) (Yönetmelik Taslağı'ndan çıkartılması gerekir) Bu maddenin birinci fıkrasının a ve c bentlerinde belirtilen bölümlerden mezun olup, Bakanlık veya mülga Çevre Bakanlığı veya mülga Çevre ve Orman Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatlarının;
ı) Çevre yönetimi, çevresel etki değerlendirmesi, çevre izni, çevre lisansı ve çevre denetimi ile ilgili teknik birimlerinde çevre mevzuatı kapsamında en az 4 (dört) yıl çalışmış olanlara,
ıı) Çevre yönetimi, çevresel etki değerlendirmesi, çevre izni, çevre lisansı ve çevre denetimi ile ilgili teknik birimlerde şube müdürü, il müdür yardımcısı, il müdürü, daire başkanı ve üstü görevlerde en az (3) üç yıl çalışmış olanlara durumlarını belgelendirmeleri halinde;

c) Üniversitelerin çevre mühendisliği bölümü mezunları ile çevre mühendisliği, çevre bilimleri veya çevre teknolojileri konularında yüksek lisans ve üzeri eğitim almış olanların mezuniyet belgeleri ile, sistem üzerinden başvurmaları halinde;
çevre yönetim hizmeti vermek üzere yetkilendirilirler."



Çevre mühendisliği lisans mezunu olup diğer mühendisliklerden yüksek lisans diploması olanların imza yetkisi olmadığı gibi

(alan dışı yüksek lisansta, yüksek mühendis unvanı kullanılamayacağına ilişkin de YÖK görüşü var);

Lisans mezuniyeti çevre mühendisliği olmayanların da çevre mühendisi yetkisine sahip olması kabul edilemez.

Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun boşuna mı yürürlükte?



Vaktiyle yapılan yanlışı düzelttirebilmek için uğraşıp duruyoruz.

Dedesi koruk yer, torununun dişi kamaşır.

Kanun'da çevre görevlisi ifadesi hiç yer almayacaktı.


İletişimde kalmak önemli işte;

2006'da Kanun değişikliği gerçekleştirilirken (ki Kanun değişiklik taslağı yılar öncesine dayanıyor; 1995)

22342


Odamızın o dönemdeki yönetimi Bakanlık ve Çevre Komisyonu ile çevre mühendislerinin teknik donanımlı ve yeterli sayıda oldugu hakkında görüşmüş müdür?

Hocalarımızın yani akademisyenlerin kaçı çevre mühendislerinin sıkıntılarını dert edip mevzuat ve uygulamalara ilişkin görüş bildirmiştir?

Kanunda çevre görevlisi ifadesi yer alır mıydı?


Peki Kanun'da çevre görevlisi ifadesi yer aldıktan sonra Yönetmelik yayımlanmadan önce, diğer mesleklere yetki verilmemesi konusunda ne derece başarılı olduk?

Mevzuatı o yıllarda ve şu an robot yazmadığına göre bazı insanlar metinleri yazdı, bazıları da onayladı.

Bakanlık bürokratlarının mevzuat açısından kendilerini ayrıcaklı hâle getirebilmelerini önleyebildik mi?



Şimdi ne yapmalıyız;

Sadece bu Yönetmelik değil, mevzuatın tamamında biz çevre mühendislerinin haklarını koruyacak ve geliştirecek, mesleğimize ve ülkemize değer katacak çözümler üretmeliyiz.

Mahmut Akif Yılmaz
 

Dosyalar

Son düzenleme:

[SB]

Aktif üye
Kayıt
13 Mart 2015
Başlık
0
Mesaj
23
Tepki
123
Genel olarak Bakanlık, Çevre danışmanlık Firmaları'nın kalitesinin artmasını ve bu hizmeti daha güçlü bir ekiple yapmalarını istemiş. Bunun dışında kiilit bir değişiklik bulunmuyor gibi.

Ancak bu yönetmeliğin yayınlanması ile Çevre Danışmanlık Hizmeti İşlemlerini / Çevre Denetimlerini faciya götürecek bir durum oluşacak. Şöyleki;

Mevcut Durum:

Çevre danışmanlık hizmetlerinde sabit bir asgari fiyat uygulaması olmaması, - denense bile el altından geri ödeme ile sabit fiyat uygulamasının delinecek olması- sebebiyle ücret skalası çok aşağılarda. (ek-2 tesisler için 500 TL gibi rakamlar söz konusu) doğal olarak Çevre Danışmanlık Hizmetlerinin kar marjları çok da yüksek değil. Hal böyle olunca; Maden Firmaları, ÇED firmaları, Laboratuvar Sahipleri vb işletmeler Çevre Danışmanlığı yan iş olarak yapıp, bir nevi eşantiyon hizmet olarak pazarlıyorlar. Yani; "Danışmanlığını da yapalım da firma elimizden kaçmasın" mantığı var biraz. Ayrıca düşük kar marjı , düşük maaaş skalasını doğuruyor ve doğal olarak personel kalitesi yerlerde sürünüyor veya gelişemiyor.

Taslak Yönetmelik yasalaşırsa;

Asli işi Çevre Danışmanlık olan işletmelerin yaşaması çok zor. Büyük bir çoğunluğu farklı işler yapmak zorunda kalacak. Hele ki küçük firmalar kesinlikle ayakta kalamayacak. Çünkü sadece personel yeterliliğinin karşılığı bile 40.000 tl/ay civarına tekabül edecek (maaş, sigorta, yemek, yol vb). Bu durumda ayakta kalmanın tek makul açıklaması yukarıda bahsettiğim ikincil iş, eşantiyon iş mantığı ile kurulmuş firmalardan olmak. Bu sisteme asgari fiyat getirseniz de bu eşantiyoncu firmalar o sistemi delecekler (bkz. Çevre laboratuvar hizmetleri).

Nihayetinde gelinen nokta şu olacak;

Çevre denetimlerini daha iyi bir noktaya taşımaya çalışırken; asli işi bu olan firmaları zorlayıp, karsızlaştırarak; ya kapanmasına yahut hizmet kalitesini düşürmesine neden olacaksınız. Personel maaşları azalacağı için yetkin olmayan denetleme ekipleriyle dolacak piyasa. Çevre Denetimi gibi önemli bir iş kolunda; para kaygısı yüzünden hiçkimse işletmelere doğru düzgün bir baskı oluşturamaz hale gelecek. Ve uzun vadede Çevre Danışmanlık sektörünü çökertecek kadar bu makas keskinleşecek.

Çözüm;

Bu yönetmelik ile birlikte (eş zamanlı olarak) merkezi atama sistemi getirilip (MELBES uygulamasının benzeri) ciddi bir fiyat üzerinden sabit fiyat uygulamasına geçilecek ve işletmeleri sistem danışmanlık firmalarına atama yapacak. Aynı işletme aynı firmaya iki yıl üst üste atama yapılamacak. Firmaların danışmanlık hizmeti almasına ilişkin Çevre İl Müdürlükleri yıl sonuna kadar denetim yapacak. Denetleme sonrasında, denetleyen memur sisteme danışmanlık talebi açma zorunluluğunda olacak. Ayrıca 181'den gelen şikayetleri 15 gün içerisinde denetleme ve sonuca bağlama zorunluluğu olacak. Böylece sisteme girmemiş kaçak firma açığı kapatılacak, Danışmanlık Firmaları kar edecek, niteliksiz ve danışıklı danışmanlık hizmetleri azalacak, personel maaşları artacak, denetleme kalitesine bağlı olarak İl Müdürlüğü yükü azalacak, çevre mevzuatına uyum artacak. Aksi taktirde bu sektör batma noktasına gelebilir. Dikkatli olunmasında yara var.
 

deryanil

Daimi üye
Kayıt
28 Mayıs 2009
Başlık
7
Mesaj
50
Tepki
69
Şehir
Ankara
Mezuniyet
2008—09
Bu konuyla ilgili bir etkinlik baslatamazmiyiz. Dikkat cekemezmiyiz.
 

Cem Yılmaz

a.k.a. Cemgineer
Genel yönetici
Kayıt
19 Aralık 2009
Başlık
19
Mesaj
1.368
Tepki
1.954
Şehir
Çorlu/Tekirdağ
Mezuniyet
2013—14
Zaten görüş aşamasında, ilgili formu doldurup görüşlerimizi iletelim :)
 
Önceki cevapları görüntüle…

Tunç Bozkurt

Daimi üye
Kayıt
15 Aralık 2011
Başlık
6
Mesaj
209
Tepki
238
Şehir
Çanakkale
Şahıs veya özel firma unvanıyla görüş bildirilebiliyor mu? mevzuat hazırlama usulleri yönetmeliğinde göremedim öyle birşey. sanırım biz odaya ileteceğiz oda toplu halde düzenleyip görüş bildirecek.

bilgisi olan aydınlatırsa sevinirim.
 

kubraeren

Daimi üye
Kayıt
8 Eylül 2015
Başlık
1
Mesaj
168
Tepki
104
Şehir
Ankara
Mezuniyet
2016—17
(1) İlgili kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak kaydıyla bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları, taslaklara ilişkin görüşlerini en geç otuz gün içinde bildirir. Bu süre, ivedi durumlarda Başbakanlık tarafından kısaltılabilir. Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları görüş vermek için ek süre isteyebilir. Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşları görüş bildirmekten kaçınamaz. Süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılır.
(2) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları da taslaklara ilişkin görüşünü otuz gün içinde bildirir. Süresinde görüş verilmezse olumlu görüş verilmiş sayılır.
(3) Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları taslakları öncelikle kendi görevleri açısından inceler ve düzenleyici etki analizinde belirtilen hususların yerinde olup olmadığını değerlendirir.
 

Tunç Bozkurt

Daimi üye
Kayıt
15 Aralık 2011
Başlık
6
Mesaj
209
Tepki
238
Şehir
Çanakkale
@deryanil 'in de dediği gibi ortak bir etkinlik başlatmamız şart.
@[SB] 'nin çözüm önerileri akla yatkın.
@Mahmut Akif görüş bildirmek için odamızın çalışmalara başladığını belirtmiş.

Bu noktada ise benim önerim şu. Yayımlanan taslaktan Ankara merkezli büyük firmalar dışında kimsenin memnun olmadığı ortada. görüş bildirme üzerinde ortak bir çalışma yapalım. ben sekretaryasını yürütmeye de hazırım.

memnuniyetsizliğimizi ve çözüm önerilerimizi bakanlığa resmi kanalla ulaştırabileceğimiz görüş formunu madde madde belirleyelim ve bu konuya paydaş olmak isteyen danışmanlık firmaları, çevre mühendisleri olarak talebimizi ortak bir metinle iletelim.

böylece kamuoyunun bu taslak üzerinde ortak bir memnuniyetsizliğinin ve çözüm önerisinin olduğunun farkına varılacak. sesimiz duyulabilecek.
 

Mahmut Akif

Daimi üye
Kayıt
11 Aralık 2008
Başlık
8
Mesaj
25
Tepki
34
Şehir
Giresun, İstanbul
Yanlış anlamışsınız @Tunç Bozkurt Bey, yazdığınız gibi bir şey belirtmedim.

Memnuniyet veya memnuniyetsizlik her meslektaşımızda aynı değil. Danışmanlık firmalarında çalışan çevre mühendisleri ile işveren çevre mühendisleri aynı görüşteler mi?

Danışmanlık firmalarından ziyade üst ölçekte çevre mühendisi istihdamına ve sektörün kalitesine katkısı da irdelenmelidir.

İlgili Yönetmelik eklerinin mevcuduna göre ek-1 tesislerinin bir çevre mühendisi istihdam edebilmesi daha çok meslektaşımız için yararlı olacaktır. Bunu çevre danışmanlık firması sahibi bazı meslektaşlarımız neden istemezler?

Çevre sektörüne ilişkin sistemin kurgulanması baştan yanlış, böyle yavaş yavaş düzeltilmeye çalışılıyor ama doğruluğu tartışılır.

Ayrıca, Ek-1, Ek-2, Ek-3 şeklinde ayırıp;

Ek-1'e iki tam zamanlı çevre mühendisi,
Ek-2'ye bir tam zamanlı çevre mühendisi,
Ek-3 işletmeleri ise ister kendi bünyelerinde isterlerse danışmanlık hizmeti alabilmeleri çevre mühendisi istihdamı açısından tartışılabilir ve geliştirilebilir.

Ortak paydada buluşulabilir.
 
Son düzenleme:

[SB]

Aktif üye
Kayıt
13 Mart 2015
Başlık
0
Mesaj
23
Tepki
123
"
Ayrıca, Ek-1, Ek-2, Ek-3 şeklinde ayırıp;

Ek-1'e iki tam zamanlı çevre mühendisi,
Ek-2'ye bir tam zamanlı çevre mühendisi,
Ek-3 işletmeleri ise ister kendi bünyelerinde isterlerse danışmanlık hizmeti alabilmeleri çevre mühendisi istihdamı açısından tartışılabilir ve geliştirilebilir."

Yukarıdaki yaklaşım sistem açısından çok doğru bir yaklaşımdır. Yıllardır da kendi aramızda en makul gördüğümüz düşüncedir.

Ancak görüş bildirimi aşamasında yönetmeliğin bu halinden oraya evrilmesinin hiç kolay/mümkün olmayacağını düşünüyorum. Çünkü metin hazırlayacak olanların tüm listeleri revize etleri gerekecek. Bu yüke gireceklerini sanmam.

Benim şahsi kaygı bu mesleğin ederi ve değerinin artması. Bunu da yolu ekonomik güçlenmeden geçiyor. Sektöre giren para arttıkça sektör büyüyecektir ve bir dönem sonra paydaşların gelirleri de artacaktır. Bu firma mühendisi, danışmanlık firması sahibi, danışmanlık firması çalışanı her biri için geçerli. Mesleğin cazibe merkezi olmasını da ancak böyle sağlarsınız. Bu da totalde size sürdürülebilir çevrenin oluşturulması yönünde en temel adımı sağlar.
 

Mahmut Akif

Daimi üye
Kayıt
11 Aralık 2008
Başlık
8
Mesaj
25
Tepki
34
Şehir
Giresun, İstanbul
İşletme bünyesinde tam zamanlı olunduğunda 14001 Çevre Yönetim Sistemi uygulamasını da düşünebiliriz.

Herhangi bir fabrikada çalışmış, mühendis olarak görev almış meslektaşlarımız beni daha iyi anlayabilirler.

Çevre mühedislerinin ilgili Yönetmelik'teki hükümlerden dolayı hakkının kısıtlandığı, işletmelerin danışmanlık hizmeti almaya zorlanması ne derece doğrudur?

Fabrika üzerinden gidecek olursak;

Her işletme, iki çevre mühendisi çalıştırabilecek yapıda değildir.

Vaktiyle Ek-1, Ek-2, Ek-3 olarak gündeme getirdiğimde, EÇBS üzerinde de Ek-3 seçeneği eklendiği söylenmişti.

Şu an çevre sektöründe çalışmadığım için sistemden göremiyorum.

Bakanlıktaki karar veren bürokratlar, çevre mühendislerinin istihdamı açısından da konunun önemini kavrayabilirlerse Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliğinin ekindeki işletmeleri üçlü şekilde sınıflandırmak kolay.

Ek-1 Çevreye kirletici etkisi çok yüksek düzeyde olan işletmeler
Ek-2 Çevreye kirletici etkisi yüksek düzeyde olan işletmeler
Ek-3 Çevreye kirletici etkisi olan işletmeler
 
Son düzenleme:

Demet Akman

Daimi üye
Kayıt
6 Şubat 2015
Başlık
0
Mesaj
53
Tepki
31
Merhaba;

Bir ara tamamen sistemin değişeceğinden bahsedilmişti. Çevre izni süreci vs yapılanması değişecekti. Tesislerin kümülatif etkisine göre, bazı puanlama sistemleri ile seviyeleri belirlenecek ve kapsamları, çalışma denetim sistemleri yeniden yapılandırılacaktı. Örneğin ufak bi arıtması, bir iki bacası olan ve çevre izni alan bir firma ile, çok miktarda tehlikeli atık oluşturan ama atıksu, emisyon etkisi az olanların kafa kafaya paunlandığı durumlar vs. Sanki bu anlamda köklü bir değişim yaşanması daha yaralı olabilir. Son bir kaç yıl içinde sürekli değişime uğrayan bir yönetmelik var önümüzde, diğer tarafta da yıllardır hala değişememiş, kemikleşmiş sorunlar doğurun (bence daha acil ) düzenleme bekleyen yönetmelikler var. SKKY gibi.
Mevzuatları yazanların sahaya inip şöyle bir duruma bakmaları lazım.
MELBES olsun yada başka merkezden atama sistemleri olsun, kişisel rüşvet vs riski taşıdıkları sürece bu işlerde düzelme olması zor bence.
 

jn6zo

Daimi üye
Kayıt
26 Temmuz 2011
Başlık
5
Mesaj
370
Tepki
209
Atama sistemi bence mantıklı değil. Hem adil bir sistem olacağı şüpheli, hem de işini iyi yapan firma ile yapmayan arasında fark kalmaz. Sonuç olarak da kimse işini daha iyi yapmaya, kendisini geliştirmeye çabalamaz.
 

Mahmut Akif

Daimi üye
Kayıt
11 Aralık 2008
Başlık
8
Mesaj
25
Tepki
34
Şehir
Giresun, İstanbul
Köklü değişikliğe niyet edilip geri adım atılmış gibi görünüyor.

Sahaya hakim olan mevzuat hazırlayıcıları, sektördeki sorunların çözülebilsine katkıda bulunurlar.

Ayrıca, emekli olacağı günleri düşünüp de kendilerine iş oluşturan, mevzuatta kendilerini kayıran bazı insanlara ne denmeli?

Bu bazı insanların kazanacakları paranın ne bereketi olur ne de hayrı ama şu an farkında değiller.

Hak yemeye devam etsinler, bir yerlerden çıkar.
 

deryanil

Daimi üye
Kayıt
28 Mayıs 2009
Başlık
7
Mesaj
50
Tepki
69
Şehir
Ankara
Mezuniyet
2008—09
Bu konuda odanın acilen ilgili yönetmeliklerle ilgili bir çalışma hazırlaması lazım. Ortak bir dille Bakanlığa görüşlerin iletilmesi daha etkili olacaktır.
Gerekirse twitterda ya da change.org de kampanya düzenlenebilir. Bu konuya dikkat çekilebilir.
Bu yanlış uygulamaları mesleğimize yapılmış bir hakaret olarak görüyorum. Acilen başta çevre görevlisi etiketi kaldırılmalı, biz nasıl uzmanlık alanımız olmayan iktisadini öğrenmediğimiz bir mesleği icra edemiyorsak Çevre Mühendisliğine de yaklaşım aynı olmalıdır.
Artık gerçekten YETTİ.
 

Okan Türe

Daimi üye
Kayıt
9 Nisan 2010
Başlık
2
Mesaj
361
Tepki
473
Şehir
İstanbul
Mezuniyet
2011—12
4-5 Mayıs 2017 de yapılan "1. Ulusal İzin, Denetim, Laboratuvar ve Çevre Görevlisi Çalıştayı" sonucu hazırlanan rapora baktığımızda sayfa 5-6 daki Çevre Görevlisi Oturumu Sonuç Bildirgesinde yer alan 1., 3., 4., 5. ve 12. maddeleri direkt taslakta yer alıyor.
 

Dosyalar

İsrafil Yılmaz

Daimi üye
Kayıt
3 Mayıs 2009
Başlık
6
Mesaj
166
Tepki
63
Şehir
Bozshakol
I. ULUSAL İZİN, DENETİM, LABORATUVAR VE ÇEVRE GÖREVLİSİ ÇALIŞTAYI
  1. Çevre danışmanlık firmalarının çalışma süreleri ve tecrübeleri göz önüne alınarak (Ek-1 ve Ek-2 gibi) ve/veya sektör bazlı (Kimya, Maden, Enerji v.b.) hizmet verebileceği kategorilere ayrılmalıdır. TECRÜBELİ ARKADAŞLAR KENDİLERİNE DOĞRU YÖNELTMİŞLER OLAYI :D
  2. Yeni kurulan danışmanlık firmaları belirli bir süre sadece Ek-2 listesinde yer alan tesislere hizmet verebilmelidir ESKİ FİRMALAR BU DEFA KENDİLERİNE DOĞRU YÖNELTMİŞLER OLAYI:D
  3. Tesisler ile ilgili teknik konularda üniversitelerden istenilen akademik raporların konuya hakim çevre danışmanlık firmaları tarafından da hazırlanabilmelidir. ESKİ FİRMALAR BU DEFA KENDİLERİNE DOĞRU YÖNELTMİŞLER OLAYI.
16.Çevre Görevlisi unvanının Çevre Danışmanı, Çevre Uzmanı, Çevre Sorumlusu veya Çevre Müşaviri gibi bir unvanla değiştirilmelidir. ÇEVRE MÜHENDİSİNİN YOĞUN KATILIM YAPTIĞI TOPLANTIDA BUNU HANGİ AKIL NASIL SÖYLEDİ.
18.Çevre görevlileri sınıflandırılmalı (a,b,c gibi ), bir üst grup çevre görevlisi belgesi alınabilmesi için sınav yapılmalı (kitap ve kaynak açık şekilde) ve bu sınıflara göre hizmet verebileceği tesislerin kategorize edilmelidir. İSG DE KATEGORİ VARDA NE OLDU ?
 

burhaneddin

Daimi üye
Kayıt
26 Mayıs 2015
Başlık
7
Mesaj
96
Tepki
46
Şehir
Kahramanmaraş
bir gelişme var mı? Taslak ne zaman çıkıyormuş?
 

mustafa_kibaroglu

Daimi üye
Kayıt
29 Ocak 2011
Başlık
24
Mesaj
299
Tepki
289
Şehir
Konya
Sağlık kuruluşlarının hizmet alma durumu yeni taslağa konmamış. Ayrıca başvuru formunda ne olacağı çok önemli . Çünkü şu anki yönetmelikte BTB konusunda yeni açılan danışmalık firmasında istenmezken vize sürecinde isteniyor. Yeni yönetmelikte yeni açılan danışmanlık firması başvuru formu ve vize için başvuru formları ayrı olmalı. Bunlar da taslak da yayınlansaydı keşke. Tabi bunlar yönetim birimi ve çevre görevlisi süreçleri için de geçerli
 
Kayıt
26 Şubat 2019
Başlık
0
Mesaj
1
Tepki
20
Şehir
Türkiye
Mezuniyet
2007—08
Maalesef yeni üye olduğum için başlık açamıyorum. Mesleğimiz ile ilgili yüzlerce sıkıntıdan yalnızca en acil olanlarına değinebildiğim bu yazı için yönetimden ricam; başlığın Mevzuat Taslakları bölümünde de açılması ve mümkün oldukça çok kişiye iletilmesine destek vermeniz. Uzun oldu biliyorum ama okumanızda fayda var.

Sağlıcakla kalın...

Çevre Mühendisliği…

10 yıllık mezun, 8 yıldır çalışmakta olan; bu süreç içerisinde, içmesuyu/atıksu arıtma tesisleri ihalesi/projesi/inşaatı/imalatı/işletmesinde, ÇED Ek-1 ve Ek-2 raporlarında ve de Çevre Danışmanlık Hizmeti sektöründe çeşitli görevler almış ve almakta olan maaşlı bir Çevre Mühendisi olarak; bu yazıyı yazmaya, yeni “Çevre Görevlisi, Çevre Yönetim Birimi ve Çevre Danışmanlık Firmaları Hakkında Yönetmelik” taslağını okuduktan sonra karar verdim.

Yazımda; çalışma şartlarımız ve mesleğimizin geleceği hakkında acı, ama bir o kadar da gerçek tespit ve öngörülerden bahsedeceğim. Uzun bir yazı olacağı için şimdiden affınıza sığınıyorum; ancak ÇMO ve ÇŞB arasında kısılıp kalmış olan mesleğimizin, ölümünden önceki son müdahale noktası geldi ve geçiyor...

1) Mesleğimizin devlet kurumları tarafından dahi tanınmaması…


Mesleğimizin neredeyse herkes tarafından yanlış bilindiğini; her çevre mühendisi gibi; öğrencilik yıllarımda fark etmiştim. Çevre Mühendisi dendiğinde zihinlerde peyzaj mimarı/orman mühendisi/ziraat mühendisi karşımı bir meslek canlanıyordu. Bu durumla her karşılaştığımda mesleğimizin uzmanlık alanlarını sıralar; geleceğin mesleği olduğunu ve zaman ilerledikçe değerinin daha da artacağını (hala böyle olduğuna inanıyorum) sıkılmadan anlatırdım.

Ancak bu “sıkılmama” meslek hayatına atılana kadar sürdü…

Mesleğe başladıktan sonra; yalnızca atıksu arıtma konusunda bile “yıllar” süren eğitim almış biri olarak; çevre mühendisi şartı koşulmayan; arıtma projesi/inşaatı ihaleleri gördüm. İleri seviyede kimya/biyoloji almış biri olarak; “sizin yaptığınızı biz de yaparız” diyen; inşaat mühendisleri gördüm. Hem öğrencilik hem de mesleki hayatında arıtma tesisi işletmiş biri olarak; “ne var bunu makine mühendisi de işletir” diyen makine mühendisleri gördüm. 2 yıl laboratuvar dersi almış biri olarak; “kimyager de kâfidir” diyen kimyager gördüm… İşin acı kısmı bu ya! Hepsi de resmi kurum personeliydi…

Yönetmelikte yazıyor listesi… “Üniversitelerin mühendislik bölümlerinden veya fen/fen-edebiyat fakültelerinin fizik, kimya, biyoloji, biyokimya, jeoloji bölümlerinden veya veteriner fakültelerinden mezun olanlar”… Heh işte! Ben hariç herkesin çevre mühendisi olduğunu gördüm…

Ben ne mi gördüm?

Suların Arıtılması
Atıksuların Arıtılması
Su Temini ve Kanalizasyon Tasarımı
Toprak ve Yeraltı Sularının Kirlenmesi
Katı Atık Yönetimi
Çevre Mühendisliği Taşınım Prosesleri
Çevre Mühendisliğinde Fiziksel ve Kimyasal İşlemler
Akışkanlar Mekaniği
Çevre Mühendisliği Kimyası
Çevre Mühendisliği Biyolojik Prosesler
Çevre Mikrobiyolojisi
Çevre Analiz Laboratuvarı
Çevre Mühendisliği Laboratuvarı
Yeni ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları
Ekoloji
Çevresel Etki Değerlendirmesi
Hava Kirliliği
Hava Kirliliği Kontrolü
Afetler Coğrafyası
Ulaşım Coğrafyası
Bilgisayar Destekli Tasarım (CAD)
Bilgisayar Programlama
Yapay Zekâ
İstatistik
Mühendislik Matematiği
Mühendislik Mekaniği
Malzeme Bilimi
Zemin Mekaniği
Yapı Malzemesi

10 yıl önce almış olduğum bu dersleri sıralarken bile boğazım düğümleniyor; yıllarca verdiğim emekler için…

En sonunda anladım ki, koskoca ülkede bizim ne iş yaptığımızı bir tek ÇMO ve ÇŞB biliyor; ama hiç kimse sahiplenmiyordu...

2) Çevre Görevlisi mi Çevre Mühendisi mi?

Bildiğiniz gibi ÇŞB yıllar içerisinde ÇED, çevre danışmanlığı ve atıksu projeleri mevzuatında birçok güncelleme yaptı, bu güncellemeler; biz Çevre Mühendislerini’nin lehine; maalesef olamadı. ÇMO tarafından haklarımızın korunması konusu ise yalnızca “Çevre Mühendisi” şartı içermeyen ihalelere müdahale ile sınırlıydı (Bir üye ve eski bir delege olarak en azından bana etkisi bu kadardı…)

Süreç ilerledi ve Çevre Mühendisi’nin elinde aşağıdaki 3 pamuk ipliği kaldı:

ÇED 5(1)/a personeli (1 Çevre Mühendisi)
Atıksu Arıtma Tesisi Projeleri (2 Çevre Mühendisi)
Çevre Danışmanlık Firması (En az 3’te 2 Çevre Mühendisi)

Bu üçünde de “Koordinatör” diye tanımlanmış bir görevlendirme mevcut. Ancak hiç birinde “yalnızca Çevre Mühendisi yapar” ibaresi yer almıyor. Uğruna en az 4 yıl harcanan bölümün icra etmesi gereken mesleğe o bölümü okumayan koordinatör…

ÇMO son bir hamleyle “Çevre Görevlisi, Çevre Yönetim Birimi ve Çevre Danışmanlık Firmaları Hakkında Yönetmelik”te bulunan “Çevre Görevlisi” ibaresinin yanına “Çevre Mühendisliği”nin ekleneceğini bize bayram havasında duyurdu… Taslak yönetmeliğe bu ibare eklendi de...

Ama sıkı durun… Yayımlanan taslakta danışmanlık firmalarında Çevre Mühendisi zorunluluğu tamamen kaldırılmış, ilgili tek bir satır bırakılmamış…

8 yıldır her gün “elbet düzelir, elbet hak ettiği değeri görür” dediğim ve haricinde başka hiçbir iş bilmediğim mesleğimde; hayatımı idame ettirmemi sağlayan tek tutar dal da kesilmeye çalışılıyor.

Evet idame ettirmek dedim… Neden mi?

3) Çevre Mühendisi Para Eder mi?

Yukarıda da bahsettiğim gibi; yapması sadece Çevre Mühendisi’ne has olan iş neredeyse kalmadı. Birçok meslektaşımız iş Güvenliği sayesinde evine ekmek götürebiliyor. ÇED ve Arıtma Projeleri ülkenin ekonomik şartlarına göre çok çabuk düşüşe geçen iş sahaları. Çünkü hepimiz “çevreciyiz” ta ki cebimize dokunana kadar (Poşet uygulamasına verilen tepki bunun en güzel kanıtı). Ekonomi biraz tökezlese herkesin ilk gözden çıkaracağı kalem çevre giderleri oluyor maalesef. Günün sonunda bakıyorsunuz ki elinizde sadece “Çevre Görevlisi” etiketli bir iş kalıyor. Ben de yıllardır seyrek gelen ÇED ve Arıtma Projeleri dışındaki tüm mesaimi Çevre Danışmanlık Hizmeti vermekle geçiriyor; tabiri caizse ekmeğimi bu işle kazanıyorum.

Peki, bu işte para var mı? Cem Yılmaz’ın kulakları çınlasın… Hesaba beraber bakalım…

Çevre Denetim Firmasında 3 Çevre görevlisi olsa; en fazla 16 tesisten 48 tesis yapar. Peki, tesis başına ne kadar alıyorsunuz? Bilmeyenlere söyleyeyim ÇMO en az 900 TL olarak belirlemiş… 48 çarpı 900 TL yapar 43.200 TL; böl 3’e 14.400 TL… İyi para değil mi? Evet… Evet; ama bu hesaplama ÇMO’nun, ÇŞB tarafından muhatap kabul edildiği ve tüm tesislerin çevre giderlerini diğer giderlerinden ayırmadığı ideal koşullarda hesaplanmış…

Peki, işin aslı ne? Acı ama şu an tesis başı ücreti 200 TL’den de aşağıya çeken danışmanlık firmaları var. Yani 1 çevre görevlisi üzerinden gelen 3.200 TL ile; o personele maaş verilecek, araç ve ofis giderleri karşılanacak ve üstüne firmaya para arttırılacak… Mantıklı mı? Eğer her 6 ayda 1 işsiz çevre mühendisi bulmanız için müsait ortamınız varsa evet. Maaş asgariden yatar; 500 TL’sini elden geri getirirsin… 6 ay sonra beğenmiyorsan; piyasada çevre mühendisi çok; yolun açık olsun…

Tesisler tarafından bakacak olursak da; mühendislik okumanın, onlarca yönetmelik ezberlemenin, ÇŞB Çevre Bilgi Sistemi’nde uzman olmanın, sürekli direksiyon sallamanın ve de çevre görevlisi belgenin iptali riskiyle yaşamanın değeri tesislerin gözünde 200 TL...

Not: Evet; İSG sektörü ile neredeyse aynı sıkıntılar yaşanıyor. Ama İSG kimsenin tekelinde değil. Meslekler arası ortaklık gerektiren bir uzmanlık. Bunun çevre görevlisi ile karşılaştırılması saçma olduğu kadar saygısızlıktır da…

İlk başlarda bunlara sinirlenmekten başka hiçbir şey yapamazdık. Çünkü ne ÇMO’nun bir yaptırımı vardı, ne de ÇŞB’nin. Peki şimdi? Şimdi iş çığırından çıkmış durumda; İSG, TMGD, Laboratuvar hizmeti veren firmalar yapmış oldukları bu ana işlerin yanında tabiri caizse “eşantiyon” olarak çevre görevlisi hizmeti hediye etmeye; haliyle de piyasayı ele geçirmeye başladılar.

Ben mi? Ben 8 yıllık bir Çevre Mühendisi olarak ÇMO’nun yeni işe başlamış bir mühendis için belirlediği asgari ücret kadar dahi maaş alamıyorum. İşverenimin ise bu konuda elinden gelen hiçbir şey yok… Firmamızın bulunduğu bölgede bırakın milyonu, milyar liralık bir işletmeye bile ÇMO’nun belirlediği fiyat üzerinden hizmet verme şansınız yok…

Meslektaşlarım… Danışmanlık firması sahibiyseniz fiyat kırarak sürekli kendinizi bitirdiğinizi anlamanız gerekiyor. Ne kadar kırarsanız kırın; ucuza iş yaparak daha fazla para kazanamayacaksınız... Bunu aklınıza sokun artık.

Emeğinizi ucuza satarak mesleğinizi itibarsızlaştırmanız yetmediği gibi; başka meslek sahiplerinin sizin mesleğinizi eşantiyon olarak sunduğu bir ortam yarattınız. Böylelikle mesleğinizin danışan işletme tarafında da en ufak bir değeri kalmadı.

Peki, bunu kim düzeltecek? Beni kınarlarsa kınasınlar; ancak bunu ne ÇMO ne de ÇŞB; bunu benim gibi “acaba gelecek ay maaş alabilir miyim” diyenler düzeltecek...

4) Çevre Mühendisleri ne yapmalı?

Yönetmelik İle İlgili: Öncelikle yayımlanan Çevre Görevlisi, Çevre Yönetim Birimi ve Çevre Danışmanlık Firmaları Hakkında Yönetmeliği taslağını indirerek okumanızı tavsiye ediyorum.

Bağlantıyı görmek için üye girişi yapmalısınız.


Linkteki Görüş Bildirme formundan ilgili yere görüş bildirebilirsiniz. Kendim görüş formunu halen düzenlemeye devam ediyorum. Ne kadar görüş bildirirsek o kadar etkili olacaktır. ÇMO’nun tek başına görüş göndermesinin hiçbir faydası yok. Öncelikle “Çevre Mühendisi”nin danışmanlık firması yeterlik şartı olması konusunu kabul ettirmemiz gerekiyor. Aksi takdirde çevre mühendisi sadece diğer mühendislerin elemanı olarak iş bulacak hale gelecek.

Çevre Danışmanlığı İle İlgili: Taslak yürürlüğe girdiği takdirde asgari fiyat tarifesine bağlı kalmamız gerekiyor. Bunun yolu da tarifeyi yok sayan veya elden ücret iadesi alanları ivedilikle ÇŞB’ye bildirmek ve bu konuda Türkiye genelinde bilinç yaratmaktan geçiyor. Asgari tarife bizim tek güvencemiz. Bunu korursak hepimiz kazanırız, Çevre kazanır, Türkiye kazanır, geleceğimiz kazanır…

5) Peki ya gelecekte ne olacak?

Çevre ile ilgili mevzuatlar gün geçtikçe çoğalıyor. Hali hazırda yayımlanmış olan; ama hala tam manasıyla uygulamaya koyulmayan onlarca yönetmelik var. Eğer Çevre Danışmanlık Hizmeti verenler kısa zamanda kendilerine çeki düzen vermezler ve de taslağı yayımlanan yönetmelik yürürlüğe bu şekilde girerse;
  • Piyasa tamamen, düşük maaşları nedeniyle; hiçbir mesleki yeterliliği olmayan çevre görevlileri/mühendisleri ile yürür hale gelecek,
  • Tamamen ayağa düşen mesleğimiz işletmeler nezdinde çevresel bir sorumluluktan ziyade mecburiyet halini alacak ve değerimiz 200 TL olacak,
  • Ülke genelindeki çevresel denetimin ilk ayağı olan çevre danışmanlık hizmeti; bu yetersiz çevre görevlileri/mühendisleri tarafından yürütülemeyecek ve bunun oluşturacağı kaos önce ÇŞB ardından ülkemizi etkileyecek,
  • Yayımlanan yönetmelikler uygulanamaz hale gelecek,
  • Çevre cezalarıyla problem çözülmeye çalışılacak,
  • İşletmeler büyük cezalarla yüzleşecek; çevre görevlileri/çevre mühendisleri ise mesleklerinden edilecek,
  • Sürekli istihdam atılımı yapmaya çalışan ülkemiz işsiz çevre mühendisleriyle dolacak.
  • Belki çok sonra Çevre Mühendisi’nin değeri anlaşılacak ama günün sonunda en büyük kaybeden Türkiye olacak.
Ancak… Mesleğimize hak ettiği itibar en kısa zamanda gösterilmeye başlar ve de kanunlarla desteklenirse; yalnız çevre mühendisleri değil herkes kazanacak.
 
Son düzenleme:
Kayıt
21 Ağustos 2011
Başlık
0
Mesaj
3
Tepki
8
Çevre Görevlisi taslağı incelendiğinde
Çevre Yönetim Birimi ve Çevre Danışmanlık Firmaları koordinatör Çevre Mühendisi olmalıdır.
Çevre Mühendisi zorunlu personel sayısı açıkça belirtilmelidir.
 
Kayıt
20 Eylül 2016
Başlık
1
Mesaj
7
Tepki
4
Şehir
ORDU
Mezuniyet
2015—16
Üniversite eğitiminde kaç kişi danışmanlık hizmeti dersi aldı? Bizlerin danışmanlık yaparak mühendis olamayacağımızı anlamamız gerekiyor. Atıksu arıtımı üzerine projeler yapan, bu projeleri gerçekleştiren firmalar üzerine ağırlık vermeliyiz. Bunun içinde bir Autocad vb. programlar öğrenmeli ve yabancı dilimizi ilerletmeliyiz. Bunun yanında bir hava emisyonu ve su kalitesi modellemesi gibi alanlara yönelmeliyiz. Bende danışmanlıkla başladım. Şuan Altın madeni sahasında çalışıyorum. Ancak yazdıklarım üzerine ilerleyememek beni her zaman tedirgin etmekte. ÇMO sertifikalar ve belgeler dağıtmak yerine bahsettiğim konular üzerine eğitimler açmalıdır.
 

OsmanOzkn

Daimi üye
Kayıt
11 Eylül 2017
Başlık
0
Mesaj
29
Tepki
28
Şehir
kayseri
Mezuniyet
2012—13
Arkadaşlar Bakanlıkla bu konu hakkında görüştüm. Bunun ne zaman uygulanması noktasında 1,5 2 ayı bulur şuan yönetmelik değiştiriliyor diye söylediler. Fakat aynı soru için Aralık 2018 sonlarına doğru aradığımda yine aynı cevabı almıştım. Artık bu uygulanır mı yada uygulanmaz mı belli bir zaman yok.
 
Yukarı Alt