Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Sınırda nükleer tehlike

Konu, 'Güncel Haberler' kısmında Göksel Kurtuluş tarafından paylaşıldı.

  1. Göksel Kurtuluş

    Göksel Kurtuluş CMNet Üyesi

    Sınırda nükleer tehlike
    Ermenistan, ABD desteği ile Metsamor Nükleer Santralı’nın süresini uzattı
    Ermenistan yönetimi 18 Ekim’de kritik bir karar alarak, Türkiye sınırına 16 km mesafede bulunan, Metsamor nükleer santralini 2023 yılına kadar işletilmeye devam edileceğini açıkladı. Miladı geçmiş ve saatli bomba misali çalıştığı öne sürülen Metsamor nükleer santralinin ömrünün uzatılma kararını geçtiğimiz günlerde Ermenistan Enerji Bakanı Armen Movsisyan yaptı.
    Santralde bilirkişi ekiplerince yapılan incelemeler sonucunda verilen rapora dayanan Movsisyan, “Yapılan hesaplamalar Metsamor nükleer santrali işletim süresinin 10 yıl daha uzatılabileceğini ortaya koydu. Ermenistan’ın elektrik ihtiyacını karşılayacak yeni bir nükleer santralin inşa edilmesinin de 10 yıldan erken olamayacağı dikkate alındığında mevcut santralin işletim süresi uzatıldı. Batılı ülkelerin Metsamor santralinin kapatılmasından yana görüş belirttiklerini de biliyoruz, ancak aldığımız bu kararı ABD yönetimine ilettiğimizde destek gördük. Erivan’da Ermenistan-ABD heyetleri arasında yapılan toplantı ardından Amerikan Büyükelçisi John Heffern ile aramızda enerji güvenliği memorandumu imzaladık. Böylece ABD yönetimi santralin uzatılan çalışma süresince bize güvenlik desteği vermeyi taahhüt etti” dedi.
    Ermenistan Enerji Bakanının bu açıklaması üzerine Erivan’daki ABD Büyükelçisi Heffern da konu hakkında konuşarak, “ABD’nin Metsamor nükleer santrali konusunda düşünceleri bellidir. Biz bu santralin en geç 2016 yılında kapatılmasından yana görüş belirtmiştik. Ancak Ermenistan yönetiminin 10 yıl daha işletim kararı üzerine bu süreci hiç olmazsa daha güvenlik hale getirebilmek için gereken memorandumu imzaladık” şeklinde konuştu.

    1988 DEPREMİNDE PATLIYORDU
    Sovyetler Birliği döneminde işletilmeye başlanan Metsamor nükleer santralinin 1988 yılında bir felaketin eşiğinden döndüğü geçen yıl ortaya çıkmıştı. Japonya’daki Fukuşima nükleer felaketi ardından Rus basınına ilginç bir itirafta bulunan Çernobil nükleer santralinde müdür yardımcısı görevinde bulunmuş fizikçi Aleksander Kovalenko, benzer olayın Türkiye sınırındaki Ermenistan nükleer santralinde yaşandığını söylemişti.
    7 Aralık 1988’de bölgede meydana gelen 7 şiddetindeki büyük depremden hemen sonra Matsamor santralinde yangın çıkmış, elektrik kesintisiyle iki reaktöre soğutma suyu temin eden pompalar devre dışı kalmıştı. Kovalenko, Ermeni personelin yanmakta olan santrali terk ederek kaçtığını da söylemişti. Bir gecede Sovyetler Birliği’ndeki başka nükleer santrallerde çalışan ekipler hava yoluyla buraya aktarılarak facia kıl payı önlenmişti.

    Nükleer santral 33 yaşında
    Ermenistan’daki Metsamor nükleer santrali Sovyetler Birliği döneminde bölgenin elektrik ihtiyacını karşılamak için 1973 yılında inşa edilmeye başlanmıştı. 1979 yılında açılışı yapılan nükleer santral iki adet 440 megavat gücünde WWER-440 reaktöründen oluşuyor. 1988 yılındaki 7 şiddetinde Spitak depremi ardından santral Sovyetler Birliği Bakanlar Kurulu kararıyla kapatıldı. Bu durum Ermenistan’ın 1991 yılında bağımsızlığını ilan etmesinden sonra iki yıl daha devam etti. Ermenistan 7 Nisan 1993’te santrali yeniden çalıştırma kararı aldı. Gerekli yakıt Rusya’dan sağlandı. Günümüzde de Rusya’nin Birleşik Elektik Sistemleri RAO EES şirketi tarafından işletilen Metsamor nükleer santralinin kontratı 2013 yılında bitiyor.

    Türkiye zarar görür
    AVRASYA Güvenlik ve Strateji Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Hatem Cabbarlı, Metsamor Nükleer Santralı’nda kaza yaşanması halinde Türkiye, İran ve Azerbaycan’ın en fazla zarar görecek devletler arasında yer aldığını belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: “Santralin kapatılması için Türkiye ve Avrupa’da bir dizi eylemlerin yapılması halinde bu sonuçsuz kalmayacaktır. Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının inşaatına başlandıktan sonra Gürcistan çevrecileri boru hattının çevreyi etkileyeceğini ileri sürerek mitingler düzenledi ve bölgede yaşayanlar için tazminat talep ettiler. Türkiye de aynı itirazları yapma hakkına sahip.”

    Radyasyon sızıntısı tehlikesi nedeniyle zarar
    gördüğü 1988 depremi sonrasında kapatılan Metsamor Nükleer Santralı Ermenistan’daki enerji sıkıntısı sonrası 1995’te tekrar açılmıştı. Türkiye sınırına 16 kilometre uzaklıktaki santral yenisi inşa edilene kadar 10 yıl daha açık kalacak.

    Ömrü uzatılan daha tehlikeli
    NÜKLEER santral konusunda çalışmalarıyla bilinen Küresel Girişim Grubu’ndan Nuran Yüce “Nükleer santraller zaten tehlikeli. İşletme süresinin uzatılması ise tehlikeyi kat kat arttırıyor. Ne kadar güvenlik önlemi alırsanız alın nükleer santrallerde kaza riski hep vardır. Nükleere istediğiniz kadar güvenlidir deyin. Çünkü bunun güvenlik maliyetleri yüksek oluyor. Şirketler de güvenlik maliyetlerini karşılamakta zorlandığı için hep kısmaya çalışırlar. Tüm santraller tehlikelidir ama Metsamor’un ömrünü
    tamamladığı için tehlike boyutları daha yüksektir” diye konuştu.

    Ya iyileştir ya kapat
    ERMENİSTAN’ın büyük güvenlik riski nedeniyle tepki çeken Metsamor Nükleer Santralı’nın işletme süresini uzatacağını ilişkin haberler Ankara’da da anında yankı buldu. Ankara’dan, Erivan’a “Metsamor’u ya iyileştirin ya kapatın” mesajı gitti.

    BİR AN ÖNCE KAPATILMALI
    Türkiye sınırına 16 kilometre uzaklıkta bulunan ve büyük tehlike olarak görülen Metsamor için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı nezdinde geçmişte defalarca girişimlerde bulundu. Bakanlık yetkilileri, ömrünü dolduran Metsamor’un artık süresinin uzatılmasının değil bir an önce kapatılması gerektiğini belirttiler. Yetkililer, “Nükleer Güvenlik Sözleşmesi ‘sorunlu olan santraller ya iyileştirilir ya da kapatılır’ diyor. Ancak Ermenistan bu santralı ne iyileştiriyor ne de kapatıyor. Ermenistan tarafının aynı sözleşmenin ‘iyileştirme ya da kapatma yapılırken ülkenin enerji ihtiyacı gözönüne alınır’ maddesine dayanarak santralle ilgili bir girişimde bulunmamış olabilirler” dedi.

    BÜYÜK BELİRSİZLİK VAR
    Yetkililer, “Üç yılda bir Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın evsahipliğinde nükleer sözleşmeler gözden geçiriliyor. Biz teknolojinin eski olduğu ve ömrünün dolduğunu söyleyerek bastırıyoruz. Artık bir çözüm bulunmasını bekliyoruz. Ancak ortada büyük bir belirsizlik görünüyor. Yeni girişimlerde bulunabiliriz” dedi.

    Kaynak : 30 Ekim 2012 Hürriyet Gazetesi (buradan ulaşabilirsiniz)
     
    Fatih Özcan bunu beğendi.
Sınırda nükleer tehlike konusuna benzer içeriklerimiz
  1. Tehlike örnekleri ve önlemler

    Kaynak : INRS – InstitutNational de Recherche et de Sécurité ; Evaluation desrisques professionels , Guide pourles PME-PMI Çeviren: Mustafa Bağan Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği Genel Sek. Sunuma ekten ulaşabilirsiniz.
  2. Antartika'da tehlike çanları

    [FONT=verdana][SIZE=16px]Antartika'daki bir buzuldan, B9S adı verilen başka bir dağın çarpması sonucu 90 kilometre uzunluk ve 30 kilometre genişliğinde bir buz dağı koptu. [FONT=Verdana]Antarktika’nın doğusunda da tehlike zilleri çalıyor. Bilim insanları 450 bin kilometrekarelik bir buzul alanının daha erime tehdidi altında olduğunu açıkladı. [FONT=Verdana]Antarktika’nın doğusunda yer alan...
  3. Musluk Suyu Tehlike Saçıyor

    Ankara'nın şebeke suyunda kirlilik saptandı... Sağlık Bakanlığı Laboratuvarı Ankara'nın şebeke suyunda kirlilik saptadı. Kimya Mühendisleri Odası'nda yapılan basın açıklamasına göre sudaki Alüminyum miktarı izin verilenin dört kat üstünde. Kimya Mühendisleri Odası Ankara Şube Başkanı İbrahim AKYÜREK ve II. Başkanı Erkin ETİKE bugün Oda merkezinde yaptıkları basın toplantısında yaptıkları...
  4. Çin'den gelen yeni tehlike

    Çin'de düşük maliyetlerle üretilen iş güvenliği kıyafetleri ve malzemeleri, çok tehlikeli ve tehlikeli sınıflarında bulunan işletmeleri risklere açık hale getiriyor. İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası'nın önemli unsurlarından biri olan iş güvenliği kıyafetleri ve malzemeleri, zaman zaman ciddi iş kazalarına yol açabilecek olaylara zemin oluşturabiliyor. Personel güvenliği ve konforu için alınan...
  5. Sit alanlarında büyük tehlike

    Hükümet 14 Ekim'e kadar yasa çıkarmazsa sit alanlarının inşaata açılması mümkün olacak Türkiye'nin kültür varlıkları ve SİT alanları büyük bir tehdit altında. Hükümet yeni bir yasal düzenleme yapıp 14 Ekim'e kadar yürürlüğe sokamazsa, Türkiye'nin tüm SİT alanlarında inşaat yapılabilecek ve bunu yapanlar hiçbir cezayla karşılaşmayacak. Anayasa Mahkemesi'nin, SİT alanlarında inşaat yapımına...