Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Türkiye'de 46 kene türü yaşıyor

Konu, 'Güncel Haberler' kısmında CMNet Okuru tarafından paylaşıldı.

  1. CMNet Okuru

    CMNet Okuru CMNet Üyesi

    Kelkit Havzası'nda başlayan ve yurt genelinden örneklerin de değerlendirildiği TÜBİTAK destekli araştırma çalışmasında, Türkiye'de yaşayan 46 kene türünün yaşadığı belirlendi.

    slide.jpg

    Kelkit Havzası'nda başlayan ve yurt genelinden örneklerin de değerlendirildiği TÜBİTAK destekli araştırma çalışmasında, Türkiye'de yaşayan 46 kene türünün yaşadığı belirlendi. Bunlardan 38'inin, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) Hastalığı'nı bulaştırabildiği bildirildi.

    Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Muhlis Özkan, Gaziosmanpaşa Üniversitesi (GOPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Şaban Tekin ve Yrd. Doç. Dr. Ahmet Bursalı'nın, Kelkit Havzası'nda yer alan Tokat, Çorum, Yozgat ve Sivas illerinde, sert kene faunasının (türlerinin) ortaya çıkarılması, kene türlerinin sistematiğinin oluşturulması, bu kenelerle taşınan KKKA virüsü ve diğer kene kökenli virüslerin teşhisinin ve genetik karakterizasyonunun yapılması amacıyla TÜBİTAK desteğiyle 2006 yılında başlattığı araştırma çalışması tamamlandı.

    Yurt genelinden örneklerin de değerlendirildiği çalışmada, Türkiye'de 46 kene türü tespit edildi. Farklı türdeki kenelerin fotoğrafları çekildi.

    GOPÜ Kene ve Kene Hastalıkları Araştırma Grubu üyesi Prof. Dr. Şaban Tekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, belirlenen 46 kene türünden 38'inin sert (Ixoodid), 8'inin yumuşak (Argasid) gruptan olduğunu belirterek, ''Bu sert kene türlerinin bir çoğu KKKA hastalığını buluşturabilecek türler. Bunlara sadece KKKA olarak bakmamak gerekir. Başka haslıklar da yapabilirler. Her kene hastalık bulaştırabilen bir ajan olabilir. Eğer ısırırsa ve virüs taşıyorsa... Yeni çalışmalarımız da bunu gösteriyor'' diye konuştu.

    Keneyle mücadelede kişisel bilincin oluşmasının önemli olduğunu vurgulayan Tekin, ''İlaçla koruma çözüm değil. Doğayı ilaçlamak çözüm değil. Her her yeri ilaçlamak, yararlı böceklerin de ölümüne neden olabiliyor. Kırsal kesimdeki kişilerin bilinçlenmesi lazım. Kene ısırır ısırmaz, en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak keneyi aldırtacaklar'' dedi.

    Keneyi sağlık kuruluşlarında çıkartanların hastalığa yakalanma oranının çok düşük olduğunu dile getiren Tekin, ''Hastalığa yakalanıp karantina altına alınanların yüzde 99'unun keneyi kendileri çıkaranlar olduğunu belirledik. Eğer kişi kendi keneyi çıkarırsa keneyle birlikte en yakın sürede sağlık kuruluşuna başvursun. Her kene potansiyel bir mikrop bulaştırıcısıdır. İnsana ve hayvana bulaştırabilir. En kısa sürede kenenin vücuttan çıkarılması lazım'' ifadelerini kullandı.

    Tekin, kenelerde en çok KKKA virüsüne rastlandığını, bu virüsün çok çabuk etki gösterdiğini, gerekli müdahaleler yapılmazsa ölüme neden olabildiğini anımsattı.

    -''Artık eskisi gibi değil, kene yapışan sağlık kuruluşuna gidiyor''-

    Prof. Dr. Tekin, ''Artık eskisi gibi değil, kene yapışan sağlık kuruluşuna gidiyor'' dedi.

    Kenelerin ısırdığı yüzlerce insanın, üşenmeden sağlık kuruluşlarına gelip keneleri çıkarttıklarını dile getiren Tekin, şöyle devam etti:

    ''Türkiye'nin her yerinde kene sayısında ve ısırmasında artış görebiliriz. Her yerde hastalığa rastlayacağız diye bir şey yok. Halk arasında yaygın olarak konuşulan 'Kene ısırdığında kanı değişen hastaların bağışıklık kazandığı' yönünde söylemler var. Bizim bizzat rastladığımız delil yok. Biz de böyle olduğunu zannediyoruz. Kene ısırması sonucu hastalanan bir kişi sonra ısırmasında hastalanmayabilir. İki defa hastalanmış kişiyi takip etmemiz gerekiyor.''

    Keneden ölen kişilerin cenazelerinde sağlık ekiplerinin yeterli tedbirleri aldığını söyleyen Tekin, ''Cenaze törenlerinde virüs geçme gibi bir durum yok. Virüsün geçiş yolları belli. Ya kene ısıracak ya da kan teması olacak ya da vücut sıvılarının teması olması lazım. Ancak böyle olursa bulaşır'' diye konuştu.

    Kaynak: AA
     
Türkiye'de 46 kene türü yaşıyor konusuna benzer içeriklerimiz
  1. Türkiye'de Yenilenebilir Enerji

    HİDROELEKTRİK: Türkiye'nin hidrolik kaynaklarının teorik olarak, ortalama debi ve düşü koşullarında hesaplanan brüt potansiyeli DSİ verilerine göre, 433 milyar kWh/yıl'dır. Yine aynı verilere göre, ekonomik yapılabilir olmasına bakılmaksızın, teknik yapılabilirlik koşulu ile bu kaynaktan sağlanabilecek teknik potansiyel 216 milyar kWh/yıl, hem teknik hem de ekonomik yapılabilirlik koşulları...
  2. Türkiye’nin Canı

    Sahip olduğumuz çeşitliliği kaybedersek, aslında kendimizi kaybetmiş olmaz mıyız? Gurur duyduğumuz doğal mirasımızı gözümüz gibi korumak ve çocuklarımıza bırakmak hepimizin sorumluluğu. WWF Türkiye'nin başlattığı “Türkiye’nin Canı Kampanyası”, eşsiz ancak tehlike altında olan doğal mirasımız konusunda farkındalık yaratmayı ve önlem almak için harekete geçmeyi amaçlıyor. WWF Türkiye,...
  3. Türkiye'nin "çevre" karnesi

    Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan Türkiye'nin İlerleme Raporu'nda, Türkiye'nin doğa koruma konusunda ilerleme kaydetmediğine dikkat çekildi. Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan İlerleme Raporlarının 14'üncüsü olan Türkiye'nin "2011 Yılı İlerleme Raporu" kamuoyu ile paylaşıldı. 27. Fasıl olan çevre başlığında Türkiye’nin genel olarak daha fazla uyum yönünde ilerleme...
  4. Terracycle türkiye

    Merhaba arkaşlar, azıcık vaktiniz varsa burada bir duyuru ve tanıtım yapmak istiyorum. [COLOR=black]TerraCycle Türkiye ile 'Atık' Fikrini Yok Edelim! [COLOR=black] [COLOR=black]Son zamanlarda Türkiye’de ki teknolojik gelişmeler ve sanayileşme ile paralel olarak yaşanan hızlı kentleşme ve nüfus artışı malesef insan faaliyetlerinin çevre üzerindeki baskısını aşırı bir seviyede artırıyor....
  5. Atık türü

    Ekteki ilgili atığa nasıl bir prosedür uygulayabiliriz?Tekstil işletmesi makinelerinden çıkan bir atık.Fakat tekstil atığı olarak geçmiyor sanırım.