Tüça ne i̇şe yarıyor? görev tanımını doğru biliyor muyuz?

TÜÇA, Türkiye Çevre Ajansı, 2020 sonunda 7261 sayılı Kanun ile kurulmuş, Bakanlığın ilgili, özel hukuk kaidelerine tabi bir Kuruluşudur.

TÜÇA, bazı kişilerin dediğinin aksine paralel bir şirket olarak tanımlanmamış lakin Bakanlık bağlılığı ile birlikte Bakanlık dışında da yetkilere sahip bir şekilde donatılmış durumdadır. TÜÇA ile ilgili eleştirilerimin en büyük hedefi, TÜÇA'nın Ajans ismini taşımasına rağmen EPA gibi bir Kuruluş olmamasıdır. Kuruluşa bilimsel çalışmalar hatta laboratuvar kurma görevleri verilmiş olsa da Kuruluşun esasları içinde strateji, politika ve bilgi üretmek değil mevcut yapının özellikle maddi değeri olan ve ani hamleler gerektiren işlerin yapılması için oluşturulan bir yapı olduğu aşikar.

Kuruluşun en önemli sorumluluğu Depozito Sistemi kurulumu. Bu kurulum süreci çok gecikmeli de olsa yapılmakta olup, Sakarya'da uygulama denenmekte, diğer pilot İllerde de kurulum başlamış durumda. Yanılmıyorsam 23 Milyar Ambalaj işaretlenmiş ve depozito bedeli ödenerek satışa sunulmaktadır. Şahsi deneyimim sistemin halkta karşılığının olduğu ama Başkanlığın işletme konusunda yeterli donanıma sahip olmadığı görüşüne vardırmıştır. Kurulan makineler sadece Merkezde belirli Market, AVM ve Belediyeler içine kurulmuş olup, Belediyeler kapalı olduğunda mesaiden çıkan kişilerin tek seçeneği Marketler olmaktadır. Marketler de genel anlamda ihtiyacı karşılayamadığından sorunlar çıkmaktadır. Makineler beklenenden çabuk dolmakta, dolan makinelere özel poşetler de bittiğinden ne yazık ki ambalajlar havada kalmaktadır. Bu ambalajları evde veya başka yerde biriktirmektense çöpe atmak hatta yaygınlığı süren bir şekilde yerde görebilmekteyim. TÜÇA'nın bu sistemde yetersiz kalması, TÜÇA'nın havale ettiği kişi ve Kurumlarla birlikte personel yetersizliği olarak göze çarpmaktadır. Sistemin geç kurulması da şahsi görüşüm Anayasa Mahkemesine açılan dava ile ilişkilidir. Davada TÜÇA'nın Anayasaya aykırılığı öne sürülmüş, Mahkeme bunu reddetmiştir. Mahkeme iddiayı kabul etseydi, TÜÇA ortadan kalkacaktı. TÜÇA mevcut koşulda idari düzenlemelerde ve yürütmede de yetersiz kalacaktır.

TÜÇA'nın Sayıştay tarafından düzenlenen raporunda 2023 yılında Kuruluşta 100'den az personel bulunmaktadır. 2023 sonunda rakamın 71 olduğu, 29 kişinin Mühendis olduğu belirtilmiştir. Mevzuat gereğince TÜÇA personel olarak 200 kişiye kadar istihdam sağlayabilir ve TÜÇA Personeli 5510 4/A yani 4857 sayılı İş Kanununa göre çalışan SSK provizyonu olan çalışanlardır. TÜÇA'ya deneyimlerime bağlı olarak kesin istihbaratım Danışmanlık Firmalarından istihdam sağlanmıştır. Kuruluştan bazı kişilerin verdiği brifingleri dinleme fırsatım olmuştur. TÜÇA bildiğim kadarıyla herhangi bir genel alım yapmamakta ve kapalı devre çalışmakta olup, yakın zamanda Başkanı değişmiştir.

TÜÇA İklim Değişikliği konusunda önemli bir rol üstlenmesi gerekirken mevcutta pek bir şey yapamamaktadır. TÜÇA Sıfır Atık konusunda ne kadar aktiftir? TÜÇA'ya bırakılmış eğitimler ki sayıları azdır TÜÇA'ya ne kazandırmaktadır? TÜÇA kendi inisiyatifi ile neler yapabilmektedir? Sayıştay Raporuna göre henüz hak ettiği ödenekleri alamazken (GEKAP) görev alanında olan mali desteği nasıl sağlayacaktır? Kapalı Devre çalışırken nasıl faaliyetler yürütecektir? Asıl soru şudur: Halka nasıl ulaşacaklardır?

TÜÇA'nın en başta belirttiğimiz gibi Politika üretme gibi bir sorumluluğu yoktur lakin bazı Kurumlar TÜÇA'ya bu sorumluluğu yüklemektedir. Örnek Büyük Menderes Havzası için Taşkın Yönetim Planının Güncellenmesi Projesi kapsamında SÇD Taslak Kapsam Belirleme Raporunda TÜÇA'ya politika ve programlar oluşturma konusunda danışılacağı belirtilmiş. TÜÇA bu konuda danışacağınız Kuruluş değil çünkü böyle bir sorumluluğu ve yetkisi yok.

TÜÇA'nın Yönetim Kurulu meselesi önemli bir olaydır. TÜÇA'yı bir Başkan ve Yönetim Kurulu yönetir. Yönetim Kurulu Üyeleri Bakan tarafından atanır.


Kısaca, TÜÇA düşünüldüğü gibi işlevi olmayan, bana göre zayıf yapılandırılmış bir Kuruluştur. TÜÇA'nın hiç kurulmaması değil, kurulduysa yetkileri daha geniş olmalıydı. Yine Bakanlık İlgili Kuruluşu lakin daha geniş yetkilere sahip, yönetimi daha güçlü olması gereken bir oluşum olmalıydı. TÜÇA'nın mevcut yapısını Bakanlık taşrası bir şekilde yürütebilirdi. Nasıl sınır kapıları için 200 civarı Çevre Mühendisi aldıysanız bir o kadar da kişiyi DBYS için alırlardı.

Saygılarımla.
 
Üyeler Görebilir
Yakın tarihte, 2 Aralık 2025 tarihinde Yeşil Sertifika konusunu düzenleyen BİNALAR İLE YERLEŞMELER İÇİN YEŞİL SERTİFİKA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK değiştirildi. Eskiden sertifikanın süresi 10 yıl iken, artık 5 yıla düşürüldü. Eski sertifika sahiplerinin 10 yıl olan sertifika geçerlilik hakları korunurken, artık sınava eğitim almadan girmeniz mümkün değil. Bugün sertifika sahibi olduğunuzda sertifika süresi 5 yıl ve sonrasında tekrar eğitim ve sınav süreci başlamaktadır.

Ayrıca eklere baktığımızda artık Yeşil Sertifika Uzmanlığı Sözel-Sayısal tüm bölümlere açılmıştır. Önceki düzenlemelerde sadece alanına göre belirli bölümler uzman olarak belge başvurusu yapmaktayken artık sertifikayı alabilen 4 yıllık lisans mezunu tüm bölümler başvuru yapabilmektedir.

Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!


Bu liste eski listeydi, yeni listenin sol tarafındaki meslekler 4 yıllık lisans mezunu olarak değişmiştir. TÜÇA'nın bu şekilde geliri artacaktır zira Yeşil Sertifika konusu TÜÇA tarafından kontrol edilmektedir.

TÜÇA'nın ayrıca ilan edilen yeni Bitkisel Atık Yağların Kontrolü Yönetmeliği taslağında Ajansa yetki devri ihtimali ortaya çıkmıştır.

TÜÇA aynı zamanda Depozito Sistemi Yöneticisi Kuruluş olup faaliyetlerini sürdürmektedir.

Saygılarımla.
 
Üyeler Görebilir
ÇEYAŞ nedir?

ÇEYAŞ açılımı Çevre Yönetim Hizmetleri A.Ş olup TÜÇA'nın şirketidir. ÇEYAŞ, ihalelere çıkan, depozito sistemi sonucu çıkan atıkların satışını yapan bir şirkettir. Ankara merkezli olan şirket, Ekim ayında Sakarya'dan toplanan ambalaj atıklarının alüminyum olanlarını (Halk arasında teneke kutular) ihaleyle satışa çıkarmıştır. Muammen bedeli kilogramda 69,75 TL olup ihaleye göre 4 tonu satışa çıkmaktadır. Geçmiş zamanda attığınız her tenekenin ağırlığı ilgili uygulamada görülmekteydi. Alüminyumlarda gördüğüm ortalama 17 gram olup sizin yaklaşık 15 TL depozito teşvik bedeli aldığınız bir değere tekabül etmektedir. ÇEYAŞ bu işlemlerden ne kadar para kazanmakta ve bunu nasıl kullanmaktadır?

Saygılarımla.
 
Üyeler Görebilir
TÜÇA DSYS Operatörü olarak yetkilendirilmiş firmaları belirledi.

Ayrıca bu konudaki ana mevzuat olan Usul ve Esaslarda değişikliğe gidildi. Değişiklikler içinde Operatörler ile İade Noktası bulunduran firmalar arasındaki Beyanname, Eğitimlerin ÇEYAŞ aracılığıyla yapılacağı da bulunmaktadır.

Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
 

Ekli dosyalar

Üyeler Görebilir
Göcek’te tonoz dönemi resmileşti!
DERİA MAPA-ŞAMANDIRA SİSTEMİ.

Fethiye–Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde artan tekne trafiği sonrası yeni sistem devreye alındı. Türkiye Çevre Ajansı tarafından uygulanan DERİA Mapa-Şamandıra Sistemi ile kontrolsüz demirleme sona eriyor.

⚓ 17 koyda
▪ 926 mapa
▪ 906 tonoz
▪ Aynı anda 886 tekne kapasitesi

🌿 Amaç: Deniz çayırlarını, özellikle Posidonia oceanica’yı korumak.

📅 Yeni kurallar:
▪ Bir koyda en fazla 3 gün
▪ Göcek genelinde en fazla 11 gün
▪ Giriş 14:00 – Çıkış 12:00
▪ Rezervasyon zorunlu

💰DERİA Mapa şamandıra sistemi kapsamında uygulanacak tonoz ücretleri belli oldu.Günlük ortalama ücret 8 metre: 150 tl,15 metre: 1.250 TL,25 metre 3750 tl,40 metre 7500 tl,Charter Teknelerine % 35 indirim.

♻ Ayrıca atık alım tekneleri ve dijital atık takip sistemi de devrede.

Göcek’te artık “ilk gelen demir atar” dönemi bitiyor, rezervasyonlu koy yönetimi başlıyor.

Kaynak: Ortaca Haber

deria.gov.tr adresinden rezervasyon yapılabiliyor.

Daha önce Kaş ve Ayvalık'da farklı kuruluşlar bunu yapmışlar. Kaş'daki WWF-HSBC ortaklığıyla olmuş.
 
Üyeler Görebilir
TÜÇA DSYS Operatörlerine ödenecek fiyatları açıkladı


Buna göre DSYS Operatörleri ambalaj başına 1 TL para alacak, DSYS Operatörleri %20 orana kadar iade noktalarına ödeme yapabilecek.

DSYS Operatörü: Makinaların işletiminde yer alan firma
İade Noktası: İade Makinalarının bulunduğu alan (Market, AVM, Kamu Kurumları gibi)
 
Üyeler Görebilir
TÜÇA'nın yönetmesi gereken (Şu an 100 civarı personeliyle yönetmeye çalışıyorlar) Depozito Yönetim Sistemi 1 Temmuz itibarıyla tüm Türkiye'de faaliyete geçecektir.

Bilinmesi gereken bazı hususları ben burada belirteceğim:

Depozito sistemi hangi içecek ambalajlarını kapsar?

Normalde 6 adet sınıf bulunmakta olup deneme aşamasında 3 ambalaj türü kabul edilmektedir: Cam, alüminyum, pet. HDPE, kompozit ve diğer türler kapsamda gözükmemektedir.

Depozito Sistemine hangi içecek türleri girmektedir?

Depozito sistemine 4 sınıf içecek türü tanımlanmış olup şu an sadece 1. Sınıf olarak geçen içeceklerin ambalajları dahildir. Süt ürünleri şimdilik dahil değildir çünkü 3. Sınıfta yer alırlar. 2. Sınıfta %50 altında meyve oranlı nektarlar, 3. Sınıfta %50 üzeri meyve oranlı nektarlar, 4. Sınıfta ise damıtma yoluyla elde edilen alkollü içecekler, distile alkollü içecekler, şaraplar ve diğerleri girmektedir.

Bu içeceklerin ambalajlarının kapsamda olduğunu nasıl anlayacağım?

Ambalajında DYS Logosu bulunan 1. Sınıf içecekler bu kapsamda yer almaktadır. İthal edilen bazı ürünlerde bu logo olmamaktadır.

65463-1-750x375.webp
1. Sınıf İçecek Türleri nelerdir?


Kola, Buzlu Çay, halk arasında Soda, Meyveli Soda, Gazoz, Su, Soğuk Kahve, Mineralli Su, Bira, Malt, Enerji İçecekleri, Sporcu İçecekleri


Ambalajların Kabul Şartları Nelerdir?:

Ambalajın parçalanmaması, etiketinin çıkmaması, kapağının takılı olması, ambalajın boş olması (Makinalara verecekseniz bu şartların belirli bir biçimde esnediğini söyleyebilirim)

Bu ambalajlar nerelere teslim edilebilir?

Belirlenmiş manuel ve iade makinalarının kurulduğu yerlere. İade makinaları mevzuat gereği market zincirlerinde, alışveriş merkezlerinde kurulacaktır. Marketlerde marketlerin toplamının %20 si kadar şubeye kurulacaktır. Her ilçeye ve il merkezine en az bir makine kurulacaktır. Sıfır Atık Ek-1/B kapsamında yer alan yerlere de kurulabilir. Akaryakıt istasyonları bu kapsama girmektedir.

Tüm şartları sağlamasına rağmen kabul edilmeyen ambalajlar mümkün müdür?

Elbette hatta bu konuda yakında Bakanlık ile davalık olma durumumuz var: Usul esaslar içerisinde genel ilke ve esasları düzenleyen Madde 3/10 gereğince alkollü içecek ambalajları halk arasında üç harfli marketlerdeki makinalar tarafından kabul edilmeyebilmektedir. Eğer böyle bir ambalajınız var ise mümkünse Belediyeler, alkollü içecek satan marketleri tercih ediniz. Kendi tecrübelerime göre bazı ambalajlar yukarıda bahsettiğim tüm şartları sağlamasına rağmen tasarım sorunundan makinalarca kabul edilmemektedir.

Ben bu malzemeleri verdiğimde ne kadar para alıp nasıl kullanacağım?

Malzeme boyutu fark etmeksizin 25 kuruş ödenmektedir. Bu ödemeyi alabilmeniz için
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!
üzerinden üye olmanız ve hesap açmanız gerekmektedir. Banka hesabı Emlak Katılım Bankası üzerinde açılacak olup ödeme işlemleri İş Bankası/OYAK ortaklığındaki bir FİNTEK üzerinden yapılmaktadır. İlgili sitede limitler, sıkça sorulan sorular mevcuttur.

Ambalajların belirli bir litre sınırı ve kapsamı var mıdır?

Elbette. İlgili içeceklerin 0.1 L-3.01 L arasındakileri kapsamdadır. 5 Litre sular, damacanalar kapsamda değildir.

Camlar dış çap/en 5-12 cm çapta, kapak dahil boyu 10-38 cm olmalıdır.
1.5 kg'a kadar ambalajlar kapsamdadır.

Petler dış çap/en 5-13 cm çapta, kapak dahil 10-38 cm boy olmalıdır.

Alüminyumda ise 5-10 cm dış çap/en, kapak dahil 7-24 cm boy olması gerekmektedir. %10 tolerans sağlanabilmektedir.

İlgili sorunlarda kime başvuracağız?:

Normalde usul ve esaslar içerisinde Bakanlık ve İl Müdürlüklerine yetkiler verilmiş olup uygulamada sorunlarda muhatap bulmak biraz sıkıntılı. Özellikle market görevlileri bu konuda sorumluluk almak istemiyorlar oysa çalışma saatleri boyunca makinalar çalışmak zorundadır. Genel anlamda makinaların çalışmama şikayetleri mevcuttur.

Saygılarımla.
 
Son düzenleme:
Üyeler Görebilir
Bu konuda Bakanlıktan gelen bilgi ile (Bugün mail adresime ulaştı) bu işlerle TÜÇA ilgilenmeli demektedir. Usule aykırı bence ama TÜÇA tarafından da görüş isteyeceğiz kamuoyuna yakın zamanda çıkacaklarında soracağız.

Mevcutta böyle bir uygulama yoktur. Teknik olarak ücretin 1 TL yapılması büyük bir kamu zararına sebep olur.

Gerekçe olarak 2025 Ekim ayında 1 Kilo Alüminyum yaklaşık 70 TL muayyen bedelle ihaleye çıktı.

Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!


Saygılarımla.
 
Üyeler Görebilir
Önceki cevapları görüntüle…
Üyeler Görebilir
Anonim (5b50)Piyasa fiyatının çok üzerinde bir fiyatlama var.

Ekim ayında muayyen bedeli 70 TL kilogramına yapılmış bir ihale var. İhale kaç TL'den bitti bilmiyorum ama 15 g malzemeyi (Alüminyum) 1 TL geri alacaksınız. Bunun bir de DSYS ödemesi var. DSYS bunu bedava yapmayacak. Yetmedi işleyecek. Bu işi sokak toplayıcısı kilogramı en fazla 10 TL yapıyor. Sokak toplayıcısını tartışırız ama bu gram meselesine dikkat çekmek gerekiyor (Uygulamanın ilk dönemlerinde kaç gramlık malzeme attınız görebiliyordunuz)

Saygılarımla.
 
Üyeler Görebilir
Serhat A.Burada şöyle bir döngü yok mu ya da kurulamaz mı?:

Aşama 1) Ambalaj üreticisi 1 TL GEKAP öder, ürün fiyatına bunu yedirir
Aşama 2) Son tüketici DOA makinesine ambalajı getirir satın alırken fazladan verdiği 1 TL'yi geri alır
Aşama 3) Basitçe kimse zarar etmedi ve bu ambalajların geriye toplanılması için büyük bir motivasyon oluşturuldu.
Aşama 4) İlgili kurumun elinde biriken hammaddeler satılarak gelir elde edildi.

?
 
Üyeler Görebilir
Anonim (5b50)
Please, Giriş Yap or Kayıt Ol to view URLs content!


1. Zaten GEKAP yerine DEKAB var. Depozito Katılım Bedeli deniyor. GEKAP yerine bu ödeniyor.
2. Siz anladığım kadarıyla toptan Kurumsal bir yer veya iaşe veren bir Kamu biriminde çalışmadınız (Ben iaşe dağıtan değildim ama birime bağlı çalıştım, İkmal Donatım denir) öyle bir durumda ne yapacaksınız?
3. Bizim sorunumuz üretici 1 TL sini aldı verdi değil. Bizim tartıştığımız konu vatandaştan sonrası. Tüketiciden paranın alınması değil tüketicinin aldığı para mesele. Mevcutta o parayı yine satış noktası/DSYS ödüyor. Siz isterseniz oradan alın ister başka yerden.
4. Motivasyon kısmı güzel ama tekrar söylüyorum malın ederi bu kadar değil serbest piyasada.
 
Üyeler Görebilir
Serhat A.Yine sizi anlamadım. 1 adet alüminyum şişenin piyasada karşılığının farklı olması neden problem olsun?

Hesabı tekrar yapalım:

- Üretici piyasaya alüminyum ambalajlı içecek sundu. GEKAP/DEKAP adı her ne ise o isim altında 1 adet şişe için 1 TL vergi verdi.
- Vergi olarak ödediği 1 TL ücreti ürünün fiyatına yansıttı. 23 TL'ye satacağı alüminyum şişeyi 24 TL'ye sattı. Devlete 1 TL ödedi. Eline yine 23 TL geçti.
- Tüketici olarak ben marketten 24 TL'ye o içeceği aldım. İade makinesine getirip 1 TL'yi devletten geri aldım.

Sonuç:

Devlet: 1 TL üreticiden aldı, o parayı bana geri verdi. Kasası: Net 0 TL ve net 1 adet alüminyum şişe

Üretici: 23 TL'ye satmak istediği ürünü net 24 TL'ye sattı. 1 TL vergi ödedi. Kasası net 23 TL

Tüketici: 23 TL satış fiyatı olan ürüne 24 TL ödedi ama 1 TL'sini geri aldı ve cebinden yine 23 TL çıktı.

Kim zarar etti?

Kar edenlere bakalım:

Çevreye atık atılmadı.
Devlet hiçbir şey yapmadan ve PARA ÖDEMEDEN alüminyum atık şişe elde etti. Bu alüminyum şişeyi ihale ile kaç paraya sattığının bir önemi yok. DOA makinelerinin operasyonel maliyetini çıkarsa bile gelen para finansal olarak kar yazacaktır. Fiyatın hiçbir önemi yok.

Bu hesapta neyi yanlış yaptım?

Eski durumda o alüminyumlar çöpe atılıyor ve çok az kısmı dönüşüme gidiyorken, yeni durumda büyük çoğunluğu iade makinesine gidecek ve ekonomiye daha çok kazandırılacak.

Mantık yürütmede bir hata yaptıysam söyleyiniz.
 
Üyeler Görebilir
Serhat A.Serhat Bey,
Bu konuyu tam olarak açabilmeniz mümkün mü?, alüminyum ihalesi yapılıyor ve bunu bir bedel karşılığında lisanslı firma alıyor bu noktadan sonra film başlıyor bunu satın alan firma her bir adet için 1tl daha ödeme alacak(ki önceden kg başına belgelendirme ücreti alıyordu)daha sonra bu atık yine aynı firma tarafından sayma doğrulamacıya gitmek zorunda mı kalacak orda da aynı firma tekrar mı 1tl alacak adet başına.Sonra geri dönüşüm firmasına da işlenmek üzere tekrar satılacak öyle mi?
 
Üyeler Görebilir
dilek kayaYok bahsettiğim bağımsız bir olaydı.

DSYS tam yetkilendirilmeden öncesi deneme döneminde toplanan temiz alüminyum atığını inaleye çıkarıp sattılar. Bu satıştan sonraki süreç anlattığınız sürece dahil değil. İhaleye giren mal bahsettiğiniz süreçten geçtikten sonrası ürün içindi.

Mevcutta tüketici satış noktalarına ürünü bırakıp 1 TL alacak. Satış noktasındaki ürün makinadan, manuel iade olayında ise el terminalinden geçiyor, depozitodan arındırılmış artık atık olan ürün, DSYS tarafından işlenmeye veya depolanmaya gidiyor.

Sadece DSYS'ler bu işlemlerle ilgili arada Kuruluştan bir ücret alma durumu vardı, DSYS'ler isterse bu miktarın %20 kadarını makinaların kurulu olduğu noktaya ödeyebiliyordu, o yazıyı bulamıyorum. Şimdi o durumu kaldırmışlar, üst sınır yok.

1,25 ve 1 TL tane başı ödeme yapılacak.

Saygılarımla.
 
Üyeler Görebilir
İlk dediğim anlaşılmıştır diye düşünüyorum
İkinci dediğimi açayım: Türkiye'de üretilen bütün içecek ambalajlı ürünler depozito kapsamında olmaktayken perakende olmayan ürünler de kapsamdadır. İaşe olarak verilen bir ürünün neresinden para alacaksınız? Hem de Memur kişiden alacaksınız. Sistem şudur: Ürünü alırken harcama yetkilisi firma ile ücret olayını çözer. Kurum bu aracı firmanın deposunden kendi deposuna götürür, malı alır yerleştirir. Sayısı tutulur. Gerektiğinde ücretsiz olarak kaydı tutlup içecek ilgili personele sunulur. Siz bu kişiden para almadınız ama ilgili personel isterse size aktarabilir. Usul ve esaslar bunu düzenliyor.
Üçüncü dediğimde yine baştan söylüyorum tüketicinin ödediği para ile ilgilenmemekteyim. Mevzu orası değil gerekçesi yukarıdaki örneğimde mevcut. Sonrasında da ben ilgili ödemenin fazla olduğu kanaatindeyim.
Eski düzende bile çöpe giden dediğiniz alüminyumları sisteme bir şekilde sokuyorlar, asıl bombaya geleyim: Belediye atık işletmecileri de eğer yanlış görmediysem DSYS olarak tanımlanıyor (Son listede ERA Çevre gördüm tam ünvanı doğrulamaya muhtaç bilgiyle birlikte Sakarya'nın belediye atıklarını işlemekte olan şirket ERA'dır, SEKAY'ın parçasıdır)

Kim zarar etti konusuna gelince: Kullanılmış ürünü ilk halinden daha fazla ederi olan bir şeye fiziksel/kimyasal işlem yapmadan çeviremezsiniz. Piyasa bedelinden daha fazla ederi olan bir sistem kuramazsınız. İhale bedeli kesin bir şekilde belirlenmiş (Belirleyen de kendileri) bir ürünü pahalıya kişiden (Tüzel Kişi veya Gerçek Kişi) alamaz, içme ve kullanma suyunu bile bedelinin altında halka sunamazsınız (Ben demiyorum Sayıştay diyor) İhalenin yani ÇEYAŞ'ın çıktığı ihalenin tam tersine büyük bir anlamı var.

Saygılarımla.
 
Üyeler Görebilir
Serhat A.İaşe nedir bilmiyorum. Baktım da sanırım çeşitli isimler altında personele erzak dağıtılması gibi bir anlama geliyor. Sonuçta bir kurum bu malzemeleri bir yerden parayla alıyor. Bunun için DEKAP ödenmesine engel durum ne ki?

- X devlet kurumu A, B, C, D, E, F ... gibi farklı farklı ürünleri ihale ile ya da çeşitli şekilde bir yerden satın aldı.
- Deposuna koydu. Keyfi istediği zaman ücretsiz dağıttı.
- Tüketen personel bunları DOA sistemine katarak 1 TL aldı.
- A, B, C, D, E, F ürünlerini üreten firmalar zaten beyan yaparken her bir ürün için 1 devlete vergi ödemişti.

Sorun nerede burada? Devlet memurundan para alma olayı yok ki? Anlamamış mıyım?
 
Önceki cevapları görüntüle…
Üyeler Görebilir
Anonim (5b50)Burası doğru, anlatmak istediğim burada anlaşılmış lakin benim anlatmak istediğim şudur: Vatandaşın aldığı 1 TL fazladır, bir değeri olan ürünü (İşlemeye gidene kadar atık kabul edilmiyor) ederinden fazla ödeme yapamazsınız, üretici yükümlülüğü buradaki sorumluluğu ortadan kaldırmaz, ben de son örneği sizin vatandaş ödediğinde parasını geri alırdan kaynaklı verdim, sebebi vermeyenler de varı anlatmaktı.

Saygılarımla
 
Üyeler Görebilir
Serhat A.Burada bir eder yok ki. Vatandaş ürünü satın alırken ödeyeceği fazla 1 TL'yi geri alacak. Bu dediğinizi saçma buldum. Bu işin öncüsü Almanya'daki sisteme bakalım. Ürüne göre 0,15 - 0,25 Euro alıyorlar galiba. Sizce o şişelerin maddi değeri 0,15 - 0,25 Euro mu? Çok çok daha az. Ayrıca neden "depozito" değerinin ürünün gerçek değerinden yüksek olması saçma olsun? Öyle olsa plastik şişe iadesinde 1 kuruş iade alacaksınız. Sizce bu sistem sürdürülebilir mi? Mantığı var mı?

Müşteriden parayı satın alırken peşin olarak almak, "ürünü çöpe atma, getir bana paranı geri vereceğim" demek çok çok mantıklı bir şey. Bu rakamın da güzel olması müşterinin "25 kuruş için oraya kadar gidemem" demesini engeller. 1 TL bile az bence.
 
Üyeler Görebilir
Anonim (5b50)Bizde resmi olarak tüketiciden para alma durumu yok, aynı kiracı/ev sahibi ilişkisindeki gibi üreticinin masrafı yansıtma meselesi var. Siz/biz bizim sistemimizde teşvik bedeli alıyorsunuz. Almanya'daki sistemi değil Malta ve Slovakya'daki sistemi örnek vermek lazım daha yakın tarihlerde devreye alınıp aynı hacimdeki ambalajları alıyorlar.

Depozito değerinin ambalajın ederinden fazla olması zarara girer daha önce örnek verdiğim için tekrar anlatmayacağım.

Saygılarımla.
 
Üyeler Görebilir
Serhat A.Size katılmıyorum. Depozito değeri ambalaj başına 100 TL olsa insanlar bir tane bile şişeyi vs. çöpe atmaz. Hepsi geri dönüşüme gider. Bu kadar büyük bir meblağ kapalı devre üretici-devlet- tüketici arasında döner durur. Ayrıca o parayla daha da ekonomik değer üretilebilir.
Ambalajın gerçek değerinin altında ya da eşit bir depozito ücreti hiçbir tüketiciyi bunları DOA makinesine getirip dakikalarca iade etme zahmetine girecek motivasyona sokmaz.

Fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkürler.
 
Üst