Dünya Çevre Günü

Can Avşar

Genel Yönetici
Kayıt
25 Şubat 2009
Mesajlar
1.130
Beğeniler
817
Şehir
Antalya
#1
5 Haziran 1972 yılında İsveç’in Stokholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı'nda alınan bir kararla, 5 Haziran günü Dünya Çevre Günü olarak kabul edildi.
 

Çiğdem Aksoy

Genel Yönetici
Kayıt
10 Mart 2010
Mesajlar
489
Beğeniler
1.194
Şehir
Tekirdağ
#4
madem çevremizde bukadar tahribat var. hiçbir önlem alınmıyor vs.vs. Şimdi odaya sormak lazım ''geçtiğimiz günlerde Oda Yönetim Kurulu, Odamızın 22. kuruluş yıldönümü dolayısıyla bir etkinlik düzenleyerek “I. Geleneksel Çevreye Duyarlı Basın Ödülü” adıyla basına ödüller verdi.'' bu ödülleri neden verdiler acaba vermeselermiş. Canları isterse kutlama var ödül var canları istemezse hiçbir kutlama yok. Mücadeleye devam.. :)

https://www.cevremuhendisleri.net/konu/hangi-duyarlilik-kim-cevreci-neye-odul.10465/
 

mkibaroglu

CMNet Üyesi
Kayıt
29 Ocak 2011
Mesajlar
238
Beğeniler
241
Şehir
Konya
#5
Kimin tezleri doğru benim de kafam karışık bakanlık diyor ki 2002 den bu yana çevre konusunda yapılan yatırımlar konusunda hem bakan kendi twitter hesabından hem de bakanlık kurumsal olarak bilgilendirme yapıyor odamız da ekolojik yıkımla mücadele haftası ilan ediyor.Kimin tezleri ağır basıyor bilemedim
 
Kayıt
19 Ekim 2011
Mesajlar
29
Beğeniler
35
Şehir
Çorlu, Tekirdağ
#15
YÜRÜYEN KÖŞK

Atatürk, 21 Ağustos 1929'da Bursa'ya gitmek üzere İstanbul'dan Ertuğrul yatıyla yola çıkar. Yalova sahillerinden geçerken kıyıda muhteşem bir Çınar ağacı görür. Karaya çıkarak Çınar ağacının yanına gider, ağacı okşar, sever ve gölgesinde dinlenir. Çınar ağaçlarına eskiden beri hayran olan Atatürk ağacın yakınında bir ev yapılmasını ister. Orada kısa sürede bir ev yapılır. Atamız kaplıcalarıyla ünlü Yalova'ya zaman zaman dinlenmek için geldiğinde o evde kalır. O evi bugün Yalova Atatürk Köşkü adıyla biliyoruz.

Atatürk, evde dinlendiği bir gün, bahçıvanın köşkün yanındaki Çınarın bir dalını kesmeye çalıştığını görür. Bahçıvanın çalışmasını durdurur ve neden o dalı kesmek istediğini sorar. Bahçıvan, dalın binanın duvarına dayandığını, daha da uzarsa içeri gireceğini söyler. Atatürk bu cevabı beğenmez. Biraz düşünür ve der ki: Ağacın bu dalı kesilmeyecek, bina kaydırılarak ağaçtan uzaklaştırılacak! Oradakiler, gerçekleştirilmesi imkansız gibi görünen bu karar karşısında şaşkına dönerler.

Binanın kaydırılmasını İstanbul Belediyesi yapacaktır. Bu iş için görevlendirilen Başmühendis Ali Galip Alnar ekibiyle Yalova'ya gelerek çalışmaya başlar. Önce binanın çevresi temel seviyesine kadar kazılır. Sonra çelik raylar binanın altına sabırla yerleştirilir. Bina 3 gün içinde yaklaşık olarak 4,80 metre kaydırılır. Çalışmaları başında sonuna kadar takip eden Atatürk çok mutlu ve gururludur. Ağaçları böylesine seven Atatürk orada bulunanlarla birlikte keyifle kahvesini yudumlar.

Ormansız ve ağaçsız toprak vatan değildir.
M. Kemal Atatürk
 
Kayıt
23 Şubat 2009
Mesajlar
285
Beğeniler
67
Şehir
Mersin
#16
merhaba; çevre günü mü haftası mı tam belli değil sanırım...biz belediye olarak daha farklı bir kutlama(daha çok eleştiri) yapacağız...bu kez afiştir veya kutlu olsundur yapmıyoruz..insanların şehri nasıl kirlettiklerine dair bir fotograf sergisi açıp şehrin merkezinde sergileyeceğiz..sanırım insanlar birşeyler farkına varacaktır..
 
Kayıt
6 Şubat 2010
Mesajlar
653
Beğeniler
1.011
Şehir
Gölcük, KOCAELİ
#17
merhaba; çevre günü mü haftası mı tam belli değil sanırım...biz belediye olarak daha farklı bir kutlama(daha çok eleştiri) yapacağız...bu kez afiştir veya kutlu olsundur yapmıyoruz..insanların şehri nasıl kirlettiklerine dair bir fotograf sergisi açıp şehrin merkezinde sergileyeceğiz..sanırım insanlar birşeyler farkına varacaktır..
güzel bir uygulama bence tebrik ederim.
 
Kayıt
26 Şubat 2009
Mesajlar
88
Beğeniler
31
#20
madem çevremizde bukadar tahribat var. hiçbir önlem alınmıyor vs.vs. Şimdi odaya sormak lazım ''geçtiğimiz günlerde Oda Yönetim Kurulu, Odamızın 22. kuruluş yıldönümü dolayısıyla bir etkinlik düzenleyerek “I. Geleneksel Çevreye Duyarlı Basın Ödülü” adıyla basına ödüller verdi.'' bu ödülleri neden verdiler acaba vermeselermiş. Canları isterse kutlama var ödül var canları istemezse hiçbir kutlama yok. Mücadeleye devam.. :)

https://www.cevremuhendisleri.net/konu/hangi-duyarlilik-kim-cevreci-neye-odul.10465/
Biz Demokrat çevre mühendisleri olarak böyle bir ödülün verilmesinin yanlış olduğunu her platformada dillendirdik. Linkte de bu konuda görüşümüz mevcut. Dünya Çevre Günü ile ilgili Demokrat Çevre mÜhendisleri olarak açıklamamız şöyle;


5 Haziran Dünya Çevre Günü Kutlaması Bir Aldatmacadan İbarettir !

1972 yılında İsveç’in Stokholm kentinde yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda alınan bir kararla 5 Haziran günü Dünya Çevre günü olarak kabul edilmiştir. Bu tarihten itibaren BM her yıl bir tema çerçevesinde bu günü kutlamaktadır. Böylece yılda bir gün çevreye ne kadar duyarlı oldukları aldatmacasını tüm dünyayla paylaşma fırsatı bulanlar kendilerini aklayarak yeni bir döneme başlamaktadırlar.

Demokrat Çevre Mühendisleri olarak; 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nün kutlama zamanı değil ekolojik yıkımla mücadele zamanı olduğunu her koşulda vurgulamaktayız. En son Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şube tarafından düzenlenen Yaşam ve Çevre Politikaları çalıştayında haykırdık bir kez daha, Dünya Çevre günü kutlama günü değil mücadele günüdür! 31 Mayıs’ta HES protestosunda hayatını kaybeden Metin LOKUMCU ve aynı tarihlerde baş gösteren gezi direnişinin yolumuza tuttuğu ışıkla, ÇMO İstanbul Şube Genel Kurulu’nda 31 Mayıs-5 Haziran haftasının ekolojik yıkımla mücadele haftası olarak belirlenmesi talebimizi dile getirdik. Ardından şubemizin de desteğiyle Oda Genel Kurulu’nda ÇMO’nun artık çevre gününü 31 Mayıs- 5 Haziran Ekolojik Mücadele Haftası olarak belirleme ve etkinliklerini örgütleme kararını aldırdık.

Kapitalizmin 1966 yılında ciddi bir kriz evresine girmiştir. Temiz havanın metalaşması, suların metalaşması ile ilgili ilk adımların da bu dönemlerde atıldığını görüyoruz. Evet o günden bugüne doğa metalaştırılma süreciyle karşı karşıyadır. Unutulmamalıdır ki hiçbir doğa parçası emek sömürüsü olmadan metalaştırılamaz. Doğa ve emek sömürüsü içiçe geçmiş birlikte anılması gereken kavramlardır. Örneğin; 3. Köprü inşaatı devam ederken her adımda bir yandan doğa katledilmekte bir yandan da emek sömürülerek bu iş yaptırılmaktadır. Daha köprünün yarısı bile yapılmadan 3 emekçimizin iş cinayetinde kaybettiğimizi unutmamalıyız.

Demokrat Çevre Mühendisleri olarak; doğa sömürüsünün devamında emek sömürüsünü de getirdiğinin bilincinde olarak kapitalizm kıskacında her gün doğal varlıkları sermaye birikimine sokan, halkı kentsel dönüşüm projeleri adı altında yaşam alanlarından uzaklaştıran, tarihi ve kültürel dokuların düşünmeden yok edildiği, başta 3.köprü olmak üzere, 3. Havaalanı, Kanal İstanbul gibi, doğanın ticarileştirilmesine/sermaye talanına açılmasına, suyun ve doğal varlıkların metalaştırılmasına karşı dün olduğu gibi bugün de mücadele edeceğiz.

Demokrat Çevre Mühendisleri