Türkiye gündemine dair haberler

Serkan Çiçekay

Daimi üye
Kayıt
6 Şubat 2010
Konu
24
Mesaj
830
Tepki
1.339
Şehir
Gölcük, Kocaeli
Mezuniyet
2012—13
Birpınar beni Twitter’da engelledi, hiç eleştiriye açık değil :)
 

Ferhat Elçi

Genel yönetici
Genel yönetici
Kayıt
6 Temmuz 2015
Konu
51
Mesaj
1.256
Tepki
2.714
Şehir
Adana
Mezuniyet
2014—15
Türkiye’de son 10 yılda çiftçi sayısı yüzde 38 azalırken, tarım alanları son 15 senede yüzde 12, sebze bahçeleriyse yüzde 15 küçüldü.

Türkiye bir türlü önlenemeyen gıda enflasyonu ile mücadelede çareyi son olarak tanzim satış noktalarında arıyor. Hükümet tanzim satış noktalarında halka ucuz sebze meyve satmaya başlarken, gelinen bu noktanın sebepleri de tartışma konusu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) verileri aslında problemin kaynaklarına ilişkin önemli bilgiler sağlıyor. Buna göre Türkiye’de çiftçi sayısı son 10 yılda yüzde 38 azaldı. Tarım alanları da son 15 senede yüzde 12 düştü. Sebze bahçeleri alanı ise aynı dönemde yüzde 15 küçüldü.

Euronews’ten Servet Yanatma’nın haberine göre, SGK verileri kayıtlı çiftçi sayısının her yıl giderek nasıl azaldığını ortaya koyuyor. Özellikle son 8 yılda düzenli ve ciddi bir düşüş söz konusu. 2008’de 1 milyon 127 bin olan çiftçi sayısı 2018’de 697 bine kadar düştü. Bu veriler, kayıtlı çiftçi sayısında 2008’den bu yana 430 bin azalma anlamına geliyor. Bu da yüzde 38 düşüşe karşılık geliyor. Düşünün özellikle 2011’den sonra hızlandığı görülüyor.

TÜK verilerine göre tarım sektöründe istihdam edilen kişi sayısı ise 2002’de 7 milyon 458 bin kişiyken, 2018 Şubat ayı itibariyle 4 milyon 983 bin kişiye geriledi. Bu da son 16 yılda 2 milyon 475 bin daha az tarım çalışanı anlamına geliyor. Tarım sektöründe istihdam edilen kişi sayısının yüzde 33 azaldığı ortaya çıkıyor.

Sebze alanları da azaldı

İkinci önemli gösterge ise tarım alanlarının azalması. 2002’de 26 milyon 579 bin hektar olan tarım arazisi 2017’de 23 milyon 379 bin hektara kadar düştü. Buna göre tarım alanları 15 senede yüzde 12 azaldı.

Son dönemde özellikle sebze fiyatları arttığından sebze bahçeleri alanına bakıldığında da düşüş açık şekilde görülüyor. 2002’de 930 bin hektar olan sebze bahçeleri alanı 2017’de 798 bine hektara kadar düştü. Bu dönemde düşüş oranı yüzde 15 olarak gerçekleşti.
 

kubraeren

Daimi üye
Kayıt
8 Eylül 2015
Konu
1
Mesaj
125
Tepki
70
Şehir
Ankara
Mezuniyet
2016—17
1/07/2020 Tarihine kadar C sınıfları B sınıfı, B sınıfı da A sınıfı yerine bakabilecektir.
 

Süleyman Doğan

Daimi üye
Kayıt
16 Haziran 2014
Konu
5
Mesaj
104
Tepki
122
Şehir
Gaziantep
Arkadaşım Şırnak'ın bir köyünde öğretmenlik yapıyor. Çöpler dereye ve çevreye gelişi güzel atılıyor. Bir kaç girişimle birlikte Özel idare toplama ve yakma işlemlerini yapacak. Ama bunların yapılması için özel idareye rapor proje sunulması gerekiyormuş. Nasıl bir yol izlenmeli? Yardımcı olabilir misiniz?
 
Son düzenleme:

Ferhat Elçi

Genel yönetici
Genel yönetici
Kayıt
6 Temmuz 2015
Konu
51
Mesaj
1.256
Tepki
2.714
Şehir
Adana
Mezuniyet
2014—15
köy ulaşımı ve imkanları, ayrıca nüfus , ve fotoğraflar ile bir dosya hazırlanabilir ... ben daha önce kaba taslak bisiklet yolları için çevreci bakış açısından belediye ve diğer kurumlara proje hazırlayıp gönderdim ... sadece word yada point şeklinde ilgili arkadaş sunum yapabilirse öneri çözümleri ile birlikte .. belki bir adım sağlanabilir ..
 
Önceki cevapları görüntüle…

Meltem Koca

Daimi üye
Kayıt
24 Kasım 2015
Konu
0
Mesaj
48
Tepki
90
Şehir
Kocaeli
İl Müdürlüğü gururla sunar..

BURDUR VE SALDA MİLLET BAHÇELERİ
Cumhurbaşkanlığı Eylem Planı kapsamında Ülke genelinde uygulanmaya başlanan 81 İlde en az bir millet bahçesi yapma hedefi doğrultusunda, İlimiz Merkez ve Salda Gölü çevresinde millet bahçesi çalışmalarına başlanılmıştır.

Bağlantıyı görmek için üye girişi yapmalısınız.
 

Gülay

Genel yönetici
Genel yönetici
Kayıt
22 Ocak 2013
Konu
17
Mesaj
1.287
Tepki
1.344
Şehir
Kocaeli
Mezuniyet
2011—12
Yeter!! lütfen dursunlar artık.
Çevrecilikten bunu mu anlıyor bunlar, millet bahçesi nedir yani? Gidin büyükşehirlerde yapın, Burdur da bağ bahçe kıtlığı mı var. Umarım Burdur halkı direnir. Çok üzüldüm çok.
 

Serkan Çiçekay

Daimi üye
Kayıt
6 Şubat 2010
Konu
24
Mesaj
830
Tepki
1.339
Şehir
Gölcük, Kocaeli
Mezuniyet
2012—13
2-3 sene sonra hemen karşısına bir otel yaparlar. Yazın bunu :)
 

Meltem Koca

Daimi üye
Kayıt
24 Kasım 2015
Konu
0
Mesaj
48
Tepki
90
Şehir
Kocaeli
İmza kampanyası başlatılmış konuyla ilgili change.org'da; ses getirmiş örnekleri de var sitede.
30 saniyenizi ayırabilir misiniz?

Bağlantıyı görmek için üye girişi yapmalısınız.
 
Son düzenleme:

Ferhat Elçi

Genel yönetici
Genel yönetici
Kayıt
6 Temmuz 2015
Konu
51
Mesaj
1.256
Tepki
2.714
Şehir
Adana
Mezuniyet
2014—15
Herkes paylaşsın arkadaşlar facebook, linkedin gibi sosyal alanlarda
 

Ferhat Elçi

Genel yönetici
Genel yönetici
Kayıt
6 Temmuz 2015
Konu
51
Mesaj
1.256
Tepki
2.714
Şehir
Adana
Mezuniyet
2014—15
TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen torba yasada yer alan ve baca gazı filtresi olmadan çalışan kömürlü termik santralların iki yıl daha havayı kirletmesine izin veren madde metinden çıkarıldı. Özellikle termik santralların bulunduğu illerde büyük tepki çeken 45. madde, tüm partilerin ortak önergesiyle komisyona geri çekildi. Düzenlemeye karşı başlatılan kampanya kapsamında 60 binden fazla imza toplanmıştı.
TBMM Genel Kurulu’nda dün görüşülen ve yılda 1100 erken ölüme neden olabilecek 45. madde, TBMM’deki tüm siyasi partilerin verdiği ortak önerge ile geri çekildi. 2013 yılında kömürlü termik santralların özelleştirilmesinin ardından, bu santralların çevre yatırımlarını tamamlamaları için 2019 yılının sonuna kadar süre tanınmıştı. Bu süre içerisinde santraller, filtre ve baca gazı arıtma sistemleri gibi çevre yatırımlarını yapmadan altı yıl boyunca zehirli gazları doğrudan havaya saldı. 45. maddenin geri çekilmesiyle kirliliğin iki yıl daha devam etmesinin önüne geçildi. Bu sayede Çanakkale, Kahramanmaraş, Karabük, Kütahya, Manisa, Muğla, Sivas, Şırnak ve Zonguldak’ta bulunan en az 10 santral 2019 sonuna kadar tüm çevre yatırımlarını tamamlamak zorunda.

Tekrar gündeme gelmesin
Türk Tabipleri Birliği’nden Doç. Dr. Gamze Varol, kararın hava kirliliği ile mücadelede önemli bir adım olduğunu belirtti. Varol, “Bu karar, kanser dahil birçok hastalığın ve erken ölümlerin önüne geçmek için atılan önemli bir adım. ‘Sağlık, iki yıl daha beklemez’ dedik, kazandık. Yetkililerin hava kirliliği konusundaki hassasiyetinin devam etmesini ve hava kirliliğine neden olan kaynakların en aza indirilmesini istiyoruz” diye konuştu.
Greenpeace Akdeniz Projeler Sorumlusu Deniz Bayram “Meclis genel kurulu, büyük bir yanlıştan döndü ve belki de Anayasa Mahkemesi’nden, anayasanın 56. maddesinde yer alan Sağlıklı ve Dengeli bir Çevrede Yaşama hakkının ihlali nedeni 3. kez geri dönecek bir 45. madde düzenlemesini geri çekti. Madde bir daha gündeme gelmesin ve tüm santrallar derhal yatırımlarını yaparak, hava kirliliği nedeni ile daha fazla erken ölümün nedeni olmasın” dedi.

22428
 

Ferhat Elçi

Genel yönetici
Genel yönetici
Kayıt
6 Temmuz 2015
Konu
51
Mesaj
1.256
Tepki
2.714
Şehir
Adana
Mezuniyet
2014—15
WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) tarafından 2 Şubat, Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısı ile bir açıklama yayınlandı.


22437


İklim değişikliğiyle birlikte dünyada ve Türkiye’de yaşanan sulak alan kaybına dikkat çekilen açıklamada WWF Türkiye Doğa Koruma Direktörü Sedat Kalem şu değerlendirmeyi paylaştı;

“2050 yılına kadar Akdeniz Havzası’ndaki deniz seviyesinin 9,8 cm ila 25,6 cm yükselmesi bekleniyor. Deniz seviyeleri yükseldiğinde tuzlu suyun, kıyı sulak alanlarına karışarak bu alanların, özellikle de küçük sulak alanların ekolojik karakterini değiştirme riski var. Kuraklık, aşırı su kullanımı, alan kullanım değişiklikleri, kirlilik gibi etkenlerle birlikte sulak alanların yok olması yalnız biyoçeşitlilik kaybına yol açmayacak, tarım, balıkçılık gibi sosyo-ekonomik faaliyetler de olumsuz etkilenecek. İnsan faktörünün bu alanlar üzerindeki olumsuz etkisini asgari düzeye çekmek, sulak alanları akılcı bir şekilde kullanmak ve korumak zorundayız. İklim değişikliğinin etkileri karşısında çaresiz değiliz!”

WWF-Türkiye açıklamasında şu bilgiler paylaşıldı;

Tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleri olan sulak alanlar, yüksek karbon depolama özellikleriyle iklimin düzenlenmesinde önemli bir rol oynuyor. Örneğin, turbalıklar, topraktaki karbonun %42’sini depoluyor. Tuzlu bataklıklar ve kum tepeleri, fırtınalara karşı koruma sağlıyor. Kıyı sulak alanları, kıyı çizgisini sabitliyor, dalgaların ve fırtınanın şiddetini azaltarak kıyı bölgelerde yaşayan halkı sel, su baskını gibi can ve mal kaybına yol açan felaketlerden koruyor. Sulak alanlar aynı zamanda, su döngüsünü destekliyor, suyu arıtıyor, yeraltı suyu kaynaklarını besliyor ve tarım arazilerinin verimliliğini artırıyor.

Ancak sulak alanlar, özellikle de kıyı sulak alanları iklim değişikliğinden en fazla etkilenen ekosistemlerin başında geliyor. Ülkemizin de bulunduğu Akdeniz kuşağında iklim değişikliği ile sıcaklıklar arttıkça yağışlar azalıyor, sulak alanlar kuruyor, milyonlarca insan susuz kalma riski yaşıyor ve doğal hayat fakirleşiyor. Büyük Menderes Deltası, Yumurtalık Lagünü, Göksu Deltası gibi biyolojik çeşitlilik bakımından zengin sulak alanlarımız kıyı sulak alanı olmaları nedeniyle hassas konumda. Bu nedenle, sulak alanların iyi yönetilmesi büyük önem taşıyor.

Son 50 yılda Türkiye’de 3 Van Gölü büyüklüğünde sulak alan yok oldu

Sanayi öncesi döneme göre günümüzde sıcaklıklar 1◦C arttı. 1955’ten bu yana ise, evsel su kullanımı %200, sanayide su kullanımı ise %130 arttı. Sıcaklıkların 1◦C daha artması, buğday üretiminin %17 azalması, deniz seviyelerinin 50 cm yükselmesi, özellikle küçük adalarda yaşayan 30-80 milyon insanın sel baskınlarından zarar görmesi ve Akdeniz’de kuraklıkla birlikte tatlı su kaynaklarının %17 azalması ve daha fazla sulak alan ile sucul biyoçeşitliliğin yok olması anlamına gelecek.

WWF’in Yaşayan Gezegen Raporu’na göre, 1970-2012 yılları arasında omurgalı canlı popülasyonlarında yaşanan en büyük azalma %81 ile sulak alan ekosistemlerinde meydana geldi. Türkiye’de son 50 yıl içinde, 3 Van Gölü büyüklüğünde (1,3 milyon hektar) sulak alan kaybedildi.

Son 35 yılda dünya çapında sayıca ikiye katlanan afetlerin %90’ı suyla ilişkili ve bu afetlerin iklim değişikliği ile birlikte gelecekte daha da artması bekleniyor.

Akdeniz Havzası’nda küresel iklim değişikliğinin etkileri en fazla kuraklık ve buna bağlı olarak susuzluk, tarımsal üretimde verim kaybı, tarımda ve turizmde gelir kaybı, yangınlarda artış, biyolojik çeşitlilik kaybı şeklinde yaşanacak. Yağışlardaki azalmaya paralel olarak ciddi bir su sıkıntısı yaşanmaya başlayacak. Yeraltı suları, sulak alanlar ve su depolama alanları yeterince beslenemeyecek.
 

Ferhat Elçi

Genel yönetici
Genel yönetici
Kayıt
6 Temmuz 2015
Konu
51
Mesaj
1.256
Tepki
2.714
Şehir
Adana
Mezuniyet
2014—15
Diyarbakır’dan başlayarak Cizre’nin içinden geçip Basra Körfezi’ne dökülen Dicle Nehri’ne birçok noktadan kanalizasyon suları karışıyor.

22440


Dicle Nehri her geçen gün biraz daha kirleniyor. Özellikle yazın kötü kokuya ve kenarda biriken çöplerden dolayı çirkin görüntüye neden olan bu kirliliğe karşı herhangi bir önlem alınmıyor.
Sadece kanalizasyon atıkları da değil, nehir üzerinde bulunan kum ocakları atıkları da zarar veriyor. Masallara konu olan Dicle’de bir zamanlar bulunan birçok balık türünün nesli tükendi. Nehrin etrafında boylu boyunca bulunan park ve oturma alanlarına rağmen bu sorunun giderilmemesi halk tarafından da tepkiye neden oluyor. Halk, kanalizasyon suları ve atılan çöpler nedeniyle kötü kokuların yayıldığı nehrin temizlenmesini istiyor. Eskiden olduğu gibi temiz ve coşkulu akmayan nehir, yapılan baraj ve göletlerden de ciddi zarar gördü.

22441

DİLEKÇELERE CEVAP YOK

Son yıllarda bu kirliliğin daha da arttığını ifade eden Cizreli yurttaş Abdulhamit Çancı, ne belediyelerin ne de Çevre İl Müdürlüğünün bu konuya dair bir çalışması olmadığını belirterek, “İnsanların sosyalleşme alanı bu nehrin kenarları. Piknik için de oturmaya da buraya geliyorlar. Atık sular doğayı tamamen kirletiyor. Dicle Nehri'nin tarihi düşünülmeli ve bu konuyla acilen ilgilenmeliler. Defalarca ilgili mercilere dilekçeler yazdık, ancak kimse bizi kaale almadı. Yakın bir yerde arıtma tesisi var oraya yönlendirsinler, yoksa yeni bir tesis açsınlar. Herkes bu kokudan rahatsız oluyor. Yeni belediye yönetiminden atık sulara bir çözüm bulmasını bekliyoruz” dedi.
 

Hamza Ay

Daimi üye
Kayıt
5 Mart 2011
Konu
35
Mesaj
179
Tepki
143
Şehir
İstanbul
Ne zaman ülkemizin kıymetini anlayacağız. Şu rezalete bak. Dünyada su kıtlığı skalasında olan bir ülkeyiz ama gel gör ki su kaynaklarının içine etmede çok iyiyiz.
 

Ferhat Elçi

Genel yönetici
Genel yönetici
Kayıt
6 Temmuz 2015
Konu
51
Mesaj
1.256
Tepki
2.714
Şehir
Adana
Mezuniyet
2014—15
geri-donusum.jpg


Geri dönüşüm sürecinden geçerek üretilen ürünlere her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Vejetaryen Fransız tasarımcı Philippe Starck, vegan deri kumaştan döşenmiş bir mobilya koleksiyonu hazırladı.
Daha ince bir kol desteği ile yeniden tasarlanan Volage EX-S kanepe, Privè koleksiyonu ve Caprice ve Passion koltukları dahil olmak üzere, ünlü İtalyan mobilya markası Cassina adına tasarlanan toplam 16 parça, Apple Ten Lork ile kaplandı.
Apple Ten Lork adlı vegan deri alternatifi, elmanın çekirdekleri ve kabuğundan üretiliyor. Koleksiyon, beyaz, turuncu ve siyah renkli mobilyalardan oluşuyor.


elma-tasarimli-vegan-kumasla-kaplanan-mobilyalar-1140x642.jpg

Cassina, farklı ham madde alternatiflerini değerlendirmek üzere ar-ge çalışmalarını sürdüreceğini belirtiyor.
İtalyan şirket Frumat, vegan deri üretimini gerçekleştiren şirket. Frumat bu malzemeyi ayrıca mobilya, ayakkabı ve kitap ciltleme gibi birçok endüstride kullanıyor.
Buradaki fikir, biyolojik endüstriyel artıkları yeni bir hammaddeye dönüştürmek ve onlarla birlikte sürdürülebilir, biyolojik temelleri olan yenilikçi materyaller geliştirmek olarak ön plana çıkıyor.
Organik atık olarak sınıflandırılan bu atıklar, aksi halde çöp depolama alanlarına atılıyor veya yakılıyor.
Geri dönüştürülmüş materyal kullanımı, üstelik organik bir atığın yeni bir ham madde elde edilerek endüstriye kazandırılarak sürdürülebilir bir materyal ortaya konulması, atık depolama alanlarının verimli kullanımı ve atık sınıfında yer almaması konularına alternatif bir çözüm sağlayıcı olarak değerlendiriliyor.
Elma derisi mobilyalar, Paris’teki showroom’da elmalar hakkında üç hikayeyi ön plana çıkararak sergileniyor. Bunlardan ilki, Albrecht Durer’in 1507 yılında resmettiği Adem ve Havva hikayelerini anlatan İncil karakterleri.

geri-donusum-urunleri.jpg

Starck, koleksiyonun tüketicilere, satın aldıkları ürünlerin üretilmesinde kullanılan malzemelerin nasıl görünüp ve hissettirdiği hakkında düşünmeye teşvik edeceğini umuyor.
Starck röportajında, “Deri koltuk güzel ve rahat, ancak rahatlık için neden bu malzemeyi kullanmak zorundayız ? Soruyu duymuyormuş gibi davranıyoruz, ancak dünyamızın geleceği için alternatif çözümler bulmamız gerekiyor. Bugün, belki elmalar bize cevabın başlangıcı konusunda yardımcı olabilir. Newton ve William Tell gibi, biz elmanın gücüne inanıyoruz. Elma yiyelim ve elmalardan yapılan Cassina kanepelerinin dünyaya saygı adına organik geri dönüşüm yolunda yeni bir yol açmasını umalım.” dedi.
Koleksiyon Cassina Paris Rive Gauche’de sergileniyor.
 

Enise A.

Daimi üye
Kayıt
5 Mayıs 2012
Konu
31
Mesaj
271
Tepki
466
Şehir
Şanlıurfa
5 Nisan 2019 tarihli Dünya Gazetesi

IMG-20190405-WA0001.jpg

IMG-20190410-WA0000.jpg
 
Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı:

Ferhat Elçi

Genel yönetici
Genel yönetici
Kayıt
6 Temmuz 2015
Konu
51
Mesaj
1.256
Tepki
2.714
Şehir
Adana
Mezuniyet
2014—15
Bartın’ın Amasra ilçesinde, çevre düzeni planında Amasra Tarlaağzı köyünün turizm bölgesinden çıkarılarak, ağır sanayi bölgesi ilan edilmesinin ardından yapılan itiraz üzerine mahkeme ve bilirkişi heyeti alanda inceleme yaptı. Bartın Platformu’nun itirazı sonucu yapılan bilirkişi incelemesine, yağmurlu havaya rağmen Bartın halkı büyük katılım gösterdi.

bartin.jpg



Amasra’nın Tarlaağzı köyünde bulunan kömür ocağı açma çalışmalarını sürdüren şirketin bulunduğu sahada inceleme yapan heyet Bartın Platformu’nun protestosuyla karşılandı. Yurttaşlar, pankartla ve sloganlarla bilirkişi heyetini selamladı, alkışlarla termik santral istemediklerini belirtti.

Bartın Platformu adına açıklama yapan Recai Çakır, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2016 yılında çevre düzeni planında santral kurulması için turizm bölgesi olan Tarlaağazı köyünü ağır sanayi bölgesine çevirdiğini belirterek, “Biz de 2016 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı mahkemeye verdik. Şimdi ODTÜ’den gelen bilirkişi ve mahkeme heyeti alanda inceleme yapacak. Burası sanayi bölgesi mi yoksa turizm bölgesi mi diye, ben inanıyorum ki Danıştay’ın bizim lehimize verdiği olumlu karar gibi plan değişikliği de mahkeme tarafından iptal edilecek. Biz termik santrale her şartta karşıyız. Amasra’ya termik santral kurdurmayacağız” dedi.
 
Yukarı Alt